En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Bu iddianamede ciddi şike var!



Gece oturdum, mahkemenin kabul edip CD halinde medyaya dağıttığı iddianameyi okudum.
İddianamede olmaması gereken telefon konuşmaları, gereksiz geyikler bir yana, iddianamenin çatısı sakat.

Çünkü, iddianameyi ciddiye alacaksak, ki insanlar hakkında ağır hapis cezaları talep edildiği için almamız gerekiyor, polis ve savcının hileli bir federasyon seçimine ve mafyanın bu seçimde etkili olmasına göz yumduğunu kabul etmemiz gerekir.

Savcı, İstanbulspor Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ’ın İstanbulspor-Fenerbahçe maçında futbolcularından şike yapmasını istediğini, bunun karşılığında da Aziz Yıldırım’ın kendisine Federasyon Başkanlığı sözü verdiğini iddia ediyor.

Bu iddiaya göre de Yıldırım’ın Fenerbahçeli Mehmet Ali Aydınlar yerine Gümüşdağ’ı desteklemesinin arkasında bu ilişki yatıyor.

Yani, savcıya göre Sedat Peker üzerinden futbola mafyayı sokan Yıldırım, benzer yöntemlerle Federasyon’a hakim olmaya çalışıyor.

İddia doğruysa, başkan yapamıyor ama başkan vekili olmasını sağlıyor.

Savcı bunu ne zaman öğreniyor, Federasyon seçimlerinden aylar önce daha lig devam ederken.

Şike üzerinden anlaşarak Federasyon seçimlerini belirlemek mi ağır suç yoksa eski yönetimi baskı yaparak hakem tayinlerinde etkili olmaya çalışmak mı?

Polis ve savcılık, operasyon başladığında gazetelere çeşitli bilgiler sızdırıp kamuoyu oluşturmaya çalıştı ama Federasyon seçimindeki bu ilişkiye hiç değinmedi.

Gümüşdağ hakkındaki iddialar ve özel yöntemlerle gözaltına alınması ancak şikeyi düzenleyen yasanın Meclis’te görüşüleceğinin anlaşılmasıyla gündeme geldi.

Bu yasa değişikliği gündeme gelmese, Gümüşdağ sanık olur muydu, bilemiyorum.

Olması da hukuki temele mi dayanıyor yoksa futbol dünyasına bomba atmaya mı, o konuda da kuşkularım var.

Tamam futbol alemimiz sorunlu, karanlık ilişkilerin hakim olduğu bir alan ama yargı için ne diyeceğiz peki?

Tamam, maç ortasında Meclis’in kuralları değiştirmesi yanlış ama yargının yasamayla bilek gücüne girmesi daha da yanlış.

Ayrıca, iddianameyi Ankara’daki atmosfere göre belirlemesi ise kabul edilemez.

 
Kadın konsomatris

İzmir’de gözaltına alınan genç bir kadının karakolda maruz kaldığı muamele korkunç.

İzmir’deki karakollarda bu oluyorsa, ülkenin diğer bölgelerinde ne oluyordur diye düşününce ürperiyor insan.

Asıl vahimi, dayakçı polislerin kendilerini savunmak için seçtiği yöntem.

Kadın için konsomatris demiş polisler.

Sana ne kardeşim.

Kadıncağızın yaptığı işle, böyle tekme tokat dövülmesinin ne ilgisi olabilir.

Hem ayıp, hem günah...

 
Sarhoşun mektubu okunmaz

Avrupa Birliği zirvesinden Türkiye’ye hem övgü, hem de eleştiri geldi.

Ekonomideki büyüme ve komşularla ilişkiler övgü konusu.

Düşünce ve ifade özgürlüğü konusundaki sıkıntılar da eleştiri...

Ancak Avrupa Birliği’nin gerek içinde olduğu durum, gerekse Türkiye’ye karşı tutumu övgüyü de, yergiyi de önemsiz kılıyor.

Kendi içinde kademeli bir üyelik modeline doğru giden, İngiltere’yi dışlayan bir Avrupa, Türkiye için ne kadar cazibesini koruyacak.

Ortadaki tablo, Türkiye’nin tam üyeliğe ulaşmasının zor olduğunu, olsa bile, ikinci halkaya girebileceğini gösteriyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin çıkarlarını, Türkiye’nin önünde tuttuğu algısı ise kararlarının etkisini azaltıyor.

O yüzden AB kendini toplayıp Türkiye’ye farklı muameleye başlayıncaya kadar, raporları burada ciddiye alınmayacaktır.

Ne demiş, büyüklerimiz “Sarhoşun mektubu okunmaz...”

star


Bu yazı 2,167 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,022 µs