En Sıcak Konular

Nedret Ersanel



Nedret Ersanel
0 0 0000

Üç denizin istilası yeraltından başladı…



Dünya’nın ve Ortadoğu’nun çarkını anlamak için 3 denizi bilmek gerekiyor.. Akdeniz, Kuzey Kutbu, Hint-Pasifik…

Artık ölçü bu.

Yerel’, bölgesel ve küresel politiğin doğrusu buradan geçiyor.

Yoksa, ne Avrasya/Hazar’da patlayacak yeni gerginlikleri anlamak mümkün olur ne ABD’nin-bundan sonra-Çin’in üzerine bodoslama gidişini.. Ne Arap Baharı’nı ne de ‘Washington için önemsizleşen’ Irak ve Afganistan’ı.

ABD Dışişleri Bakanı’nın Kasım başında yaptığı-Türkçeye farklı manşetlerle yansısa da-"Amerika’nın Pasifik Yüzyılı" başlığını taşıyan konuşması, hangi aktörlerin Çin’in çevresindeki çemberi kalınlaştırıp/daraltacakları bir hedefe odaklandıklarını gösteriyor…

Her defasında tersini, "dost olduklarını" söyleseler bile.

Yeni bir yolculuk vaadediyor ABD bize!. Küresel bir mecara bu ve Türkiye de aynı gemide bulunuyor.

Savaşa girizgah yolundaki ana cephelerden biri "algı inşası"dır. Algı inşasının yöntemlerinden biri, doğru ve yanlışa bakmadan seri komplo teorileri üretmektir.

Sonunda kamuoyu, "burada ne var bilmiyorum ama bir şey var" noktasına sürüklenir.. Aslında tarif ettiği, "bir şeye inanmaya" başladığıdır.

Son zamanlarda Çin’in nükleer varlıklarına ilişkin tartışmanın yükseltilmesi bu baptan sayılabilir.. ABD’deki kimi taze yayınlar, Beijing’in 3000 nükleer savaş başlığına sahip olduğuna ilişkin bir tezi savunuyorlar…

Hemen iki örnek vereyim.. Biri, iyibilgi’deki meslektaşların da hemen yakalayıp yayınladığı bir haber: “Füze tünelde, tünel geçitte, geçit nerede?”

Bu habere göre, George Town Üniversitesi’nden bir grup öğrenci, Çin’in yeraltı seddini keşfetmiş..

3 sene boyunca uydu görüntülerini, Çin'e ait 'gizli belgeleri' ve yüzlerce gigabyte büyüklüğünde online veriyi değerlendiren öğrenciler, Çin Ordusu'nun yer altında inşa ettiği, nükleer silahların ve balistik füzelerin depolandığı gizli devasa tünel sistemini deşifre etmişler.

Tam 363 sayfalık rapor oluşturulmuş, Pentagon'a ve ABD Kongresi’ne sunulmuş. Rapor, Çin'in sahip olduğu nükleer silah sayısının, daha önce yapılan tahminlerin çok daha üzerinde olduğunu iddia ediyormuş.

Öğrencilerini bilim ışığına yönelten öğretmeni de tanımalıyız; Profesör Phillip A. Karber.. Soğuk savaş döneminde, Pentagon'da üst düzey stratejist ve Henry Kissinger'ın kurduğu elit bir araştırma takımının üyesi.

Haber heyecan verici olmakla beraber, tüneller ve geçitler söz konusu olduğunda ben daha eski bir tanesini yeğliyorum...

Başkan Barack Obama, Çin Seddi’ni ziyaret ettiğinde 'görme' fırsatını yakaladı mı bilmiyorum ama duvarın üzerinde gezdiği sıralarda, "The American Physical Society" isimli akademik yayın, 7 Çinli akademisyenin, bir objenin başka bir obje gibi görünmesi, bulunduğu konumdan başka bir konumda gözlemlenebilmesi ve 'görünmez olabilmesi' üzerine çalıştıklarını dünyaya duyuruyordu... (Çinliler'den görünmez geçit.)

Makaleden hayli yol aldıkları anlaşıldığı gibi "görünmez bir geçit" inşa etmeyi de başarmışlardı!

Şimdi dosyayı açalım...

Çin’in nükleer kapasitesini ballandırarak anlatan medya ürünlerindeki artış, devasa Amerikan propaganda makinasının yeni hobisi gibi görünüyor...

En son ve güçlü örnek, etkili "Wall Street Journal"dan geldi; "How Many Nukes Does China Have?" Ve arkası sökün etti... Kaç defa tekrarlandığını kestirmek imkansız.  

Artık kimse “Çin’in 3000 nükleer füzesi var” lafını geri alamaz...

Oysa öyle değil.

Bu rakam, 5-6 yıl önce ortaya atılan 2350 rakamının bir türevi. O zaman ABD’de yayınlanan bir haber Çin’in bu kadar nükleer başlığı olduğunu savunmuş, nihayet namuslu gazetecilerin araştırmaları sayesinde kaynak, Singapur Üniversitesi’nden bir öğrenci tarafından gönderilen postadan çıkmıştı.

Bilgi, sahte bir ABD istihbarat raporuna dayanarak hazırlanan ve internette yayınlanan makaleydi. İşte 3000 rakamı bunun uzantısı.

Bir başka türevi, 1960’lardaki ABD istihbarat raporlarına bakıp, o seneden itibaren her sene belli bir oranda imal edildiği varsayılarak, “şu kadar artsa” diye hesaplanan bir mantığa (!) dayanıyor.

Küresel kamuoyunun kukla gibi oynatıldığı bu türden örnekleri yakalamak zor değil ama (son zamanlarda Suriye’den yansıtılan çoğu haberde olduğu gibi) bir sonraki aşama her insafı aşıyor...

Çin’e yönelik nükleer suçlamaların ana iddialardan bir tanesi, ülkenin bu füzeleri korumak/saklamak için büyük bir tünel ağı, "yeraltı seddi" inşa etmiş olduğu.

Konuyla ilgili hemen her yazıda bu mesele ana fikre oturtulmuş durumda. Füzeler bu sutrenin üzerine dikiliyor. Dikkat gereken nokta, Çin’in bu denli uzun (yine aynı kaynaklara göre 4 bin 500 Km.!) tünel inşa edip etmediği değil...

ABD’de bazı bilimadamları (Karber dahil.) Çin’in olsa olsa 300 kıtalararası füzesi olabileceğini söylüyorlar.. "Ama" diyorlar, "o halde bu kadar uzun tüneli niye yaptılar"?

Soruyu şöyle de sorabiliriz: "Çin’in binlerce nükleer silahı var ve bunları çok büyük yer altı tünellerinde saklıyor" algısı yaratmayı nereden akıl etmiş olabilirler?

Bakın pabuç nasıl ters giydiriliyor; Soğuk Savaş’ın sürdüğü 70’li yıllarda Amerika, füze sığınaklarının Rusya tarafından vurulabileceği korkusu yaşıyordu. Jimmy Carter döneminde ABD, her bir füze için 23-25 sığınak inşa etmeyi planladı.

Füzeler sistematik olarak hareket ettirilerek değişik sığınaklara götürülecek, Sovyetler füzelerin nerede olduğunu tespit edemeyecekti.

Plana göre, 200 füze için 4500’e yakın sığınak inşa edilecekti. Yani Çin’in "yeraltı seddi" kadar!

Herhalde 'global tasarımcılar'ın yaratıcılıklarını yadsıyamayız.. 'İlham içten gelir' ya… 
 
"Üç denizlerin istilası"na yeraltından başladık.

Garip gelmesin.. Tünelin nereye çıkacağına bakmak lazım.

http://twitter.com/NedretErsanel



Bu yazı 4,274 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 13 Mayıs 2014 Ruslar UFO’larla bizim gibi it dalaşı yapabilir mi?
    • 6 Mayıs 2014 Berlin, Obama’nın (en iyi) arkadaşı değil
    • 29 Nisan 2014 'Manidar Zamanlama'ları Ayarlama Enstitüsü
    • 22 Nisan 2014 Albino çocuk ve beyaz kurdeleli uzaylılar inlere girebilir mi?
    • 15 Nisan 2014 'ABD'den Türkiye çıkışı' yazılır, 'ABD'den sakın çıkma' okunur!
    • 8 Nisan 2014 İsrail yanımıza, Rusya kolumuza, ABD nereye?
    • 31 Mart 2014 Erdoğan'ın yolu 'oralarda' anlaşıldı mı?
    • 25 Mart 2014 Twitter'ı kapatan Facebook'u niye kapatmadı?
    • 17 Mart 2014 Tokalaştığınız el işe yaramaz, diğer el önemli!
    • 10 Mart 2014 Büyük resme çıplak gözle bakılmaz
    • 4 Mart 2014 Dünyanın söküldüğü yer
    • 25 Şubat 2014 Aurens'in raksını Hüseyin alkışlıyor...
    • 11 Şubat 2014 Uçak gemisinden korkabilirsiniz ama büyüğü var
    • 4 Şubat 2014 Angel(a)’nın kanatları ve ışığın askerleri!
    • 28 Ocak 2014 MİT’i kelepçelemekten daha 'sembolik delil' ne olabilir...
    • 21 Ocak 2014 Akdeniz’de Çin-Rus tatbikatı ‘devlet TIR’larını rahatlatır mı?
    • 13 Ocak 2014 Rusya, İran yüzünden Londra'ya elinin tersiyle...
    • 7 Ocak 2014 Enerjiniz olmadan enerjiyi mi kontrol edeceksiniz?
    • 31 Aralık 2013 2014: Bize ne olacaksa, tüm bölgeye o olacak!
    • 24 Aralık 2013 Türkiye'nin canını o yüzden yakıyorlar

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,367 µs