En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Atatürk’ten özür CHP’ye iktidar getirmez



CHP’den de özür geldi” başlığını okuyunca günlerdir kabızlık çeken anamuhalefet partisi adına sevindim; hemen altında yazılı şu satırlar ise sevincimi kursağımda bıraktı: “Bir CHP milletvekili olarak ben de Atatürk’ten ve İsmet Paşa’dan özür diliyorum; dokuz yıldır bunları yenemedik, iktidar olamadık...”

Bir süredir CHP’nin derdi beni de geriyor; yaşadığım ülkede sağlıklı bir demokratik düzen olsun istiyorum çünkü... Demokrasinin sağlıklısı, iktidar kadar güçlü bir muhalefetin de bulunmasını gerektirir. Günlerden beri süregiden ‘Dersim’ tartışmasıyla birkaç puan daha kaybetti CHP... Ben üzülmeyeyim de kimler üzülsün?

Tartışılan konunun önemini anlamayıp sadece siyasi ikbal konusundaki yetersizlik ve yeteneksizlik ile hayıflanmak bana çok garip geliyor. Cümleyi telâffuz edenin ‘CHP grup başkanvekili’ sıfatını taşıması durumu daha da vahimleştiriyor. Demek ki, önümüzdeki dönem, daha sert, daha kıyasıya mücadeleler izleyeceğiz; CHP’nin altındaki zeminin her seferinde biraz daha kayacağı, seçmenini kaçırtacak mücadeleler...

Evet, CHP Cumhuriyet’i kuran partidir. Evet, ilk kurucu genel başkanı Atatürk’tür. İkinci cumhurbaşkanı İsmet İnönü de Kurtuluş Savaşı’nın önemli komutanlarındandı ve CHP’nin uzun yıllar başkanlığını yaptı. 1950’ye kadar meydana gelen her türlü gelişme, iyisi ve kötüsüyle, olumlusu ve olumsuzuyla, CHP’nin eseridir...

Herkesin bildiği bu ‘olgular’ CHP’yi esir almışa benziyor. Çok-kültürlü, çok-etnisiteli, çok-dinli ve çok-dilli bir imparatorluğun mirasçısıydı Cumhuriyet ve bir ulus-devlet inşa etme projesiydi. Bu yüzden sancılı bir geçiş dönemi yaşanması doğaldı. Kurtuluş Savaşı, ardından sahneye konulan değişim ve dönüşüm programları ancak tarihin kendine-göre yazılımıyla hayata geçirilebilirdi.

Öyle de oldu. Bu bakımdan bir başarı öyküsüdür gerçekleştirilenler...

Tarihin belli bir aralığında yaşanmış olanları, ‘gizemli’ bir biçime sokarak, kimi ayrıntıları gizleyip kimilerini süsleyerek tek-tip bir eğitimle insanlara belletebilirsiniz, ancak anlattıklarınızı bütün insanlara kabul ettiremezsiniz. İnsanlar içinden bazıları diğerlerinden daha meraklı çıkar, bazısı her anlatılana “Neden, niçin, nasıl?” sorularıyla yaklaşır, belge görmek ister...

Zaten bu sebepledir ki, siyasette de hukukun bireylere tanıdığı genel kural olan “Kimse başkalarının yaptıklarından dolayı sorumlu tutulamaz” ilkesi geçerlidir. Aile fertlerimden birinin işlediği suç veya kabahat yüzünden ben nasıl cezalandırılamazsam, başında bulunduğum sivil veya siyasi örgüt de geçmişte başkaları tarafından yapılmış yanlışlardan dolayı bugün hesaba çekilemez.

Tek istisna, bugünkü kadronun dün işlenen suç veya kabahatle arasına mesafe koymaması, yapılanlara sahip çıkması durumudur.
‘Dersim’ konusunda CHP’nin yanlışı budur işte. Geçmişte kararı verenlerce bile savunulamayan bir davranışı bugünün insanlarına makul göstermeye çalışarak, CHP, siyasi açıdan hem büyük yara almış, hem de zayıf noktasını ele vermiş oldu. Bundan sonra, rakipleri, hep o noktayı kaşıyacak ve muhtemelen aynı savunma gayretiyle karşılaşacağı için hep galip çıkacaktır.

Muharrem İnce’nin sözlerine bakarak söylenecek şu: CHP bundan böyle de iktidar yüzü göremez.

star

Bu yazı 490 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,805 µs