En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Dersim konuşulacak ama...



Dersim'de kötü şeyler oldu, evet...
Rivayetler muhtelif ama binlerce kişi öldürüldü, evet.
Hukuk cinayetleri işlendi, evet.
İnsanlar fare gibi zehirli gazlarla itlaf edildi, evet.
Bütün bunlar 1938 yılında gerçekleşti, evet.
Dersim'de katledilenler Alevi idi, evet.
Üstelik seyyidler vardı katledilenler arasında, evet.
Bütün bunlar konuşulacak da...
Ah bunlardan Atatürk'ün haberinin olmadığı ifade edilebilse... Yani Atatürk'ün de bir şekilde sorumlu olduğu kanaati ortaya çıkmasa...
Bundan İnönü sorumlu tutulmasa...
Bundan CHP sorumlu tutulmasa...
Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı yara almasa...
CHP sancılanmasa...
Hüseyin Aygün CHP'den atılmasa...
Kılıçdaroğlu karşıtları, Dersim'den ve Atatürk'ün suçlanmasından yola çıkıp isyan bayrağı açmasalar...
Bütün suç Celal Bayar'a yüklenip, işin içinden çıkılsa...

Nasıl olacak bütün bunlar?

Her şey bir şekilde iç içe girmiş.
Atatürk evet, hasta yatağında yatıyor ama devlet yönetiminden kopmuş değil ki... Ayrıca Dersim işi, sadece 1938'e münhasır bir iş değil ki... Belgeler Atatürk'ü Dersim'le hiç ilgilenmemiş göstermiyor ki...
Artı, İnönü de orada Dersim işinin bir yerlerinde rol üstlenmiş.
Üstelik CHP tek parti iktidarı...
Belki garip olan Kılıçdaroğlu'nun CHP'li olması... Hatta CHP'ye genel başkan seçilmesi... Hatta Aleviler'in CHP'li olması. Hatta Hüseyin Aygün'ün, Dersim davasını kovalayan bir insan olarak, bu kapışmayı hiç hesaba katmadan -ya da tam da hesap ederek- CHP'den milletvekili seçilmesi...
Aslında belli ki, şu an CHP içinde bulunup da Hüseyin Aygün'ün Dersim çıkışına karşı ayaklananlar, o zamanki devlet tavrını onaylıyorlar.
Onur Öymen'in Meclis'teki sözlerini hatırlayalım: Ne diyordu?
"-Dersim'de analar ağlamadı mı?"
Bunun anlamı netti:
-Evet, Dersim'de insanlar vahşice öldürüldü ve tabii ki analar ağladı. Ama bazen devlet öyle şeyler yapar ki, anaları ağlatır. Devlet haklı bir iş içinde ise anaların ağlamasına aldırış etmez.
Aslında, böyle bir çizgi ile ailesinden 40 kişiyi, malum kıyımda kaybeden Kılıçdaroğlu'nun aynı partide buluşması eşyanın tabiatına aykırıdır.

Dersim elde patlayan bomba

Şu an yaşanan, "Alevi kesim" ile CHP'nin birlikte yürüyüşündeki saçmalığın intikamıdır.
Bu böyledir ama saçmalığı besleyen olgu, Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olarak, parti hafızasını ameliyat masasına yatırma cesaretini, belki gücünü kendisinde bulamamasıdır.
Kılıçdaroğlu, Dersim işinin tam da şu anda gündeme gelmesini istiyor muydu?
CHP'nin Dersim işinden, paramparça olmadan çıkabileceğine inanıyor muydu?
Ben sanmıyorum.
Şayet Kılıçdaroğlu'nun dünyasını okuyabiliyorsam, onda derin bir takiye ahlakı bulunduğunu düşünüyorum.
-Sessizce yürü, ilerle, ittifaklar kur, CHP içinde yüksel, gerekirse yol arkadaşlarını tasfiye et, adım adım etrafını aynı dünyadaki insanlarla tahkim et, güçlen, güçlen, güçlen... Sakın maceraya atılma...
Bana göre Dersim, Kılıçdaroğlu'nun hesapları açısından vakitsiz patladı. Hüseyin Aygün kendisi açısından ilkesel ama siyaset açısından yanlış zamanlama yaptı. İktidar, medya, CHP'nin muhalifleri Kılıçdaroğlu'nu meydana çekti.
Ve şimdi Kılıçdaroğlu kıvranıyor.
Ateşteki kestaneleri, AK Parti'ye ya da Başbakan Erdoğan'a toplatmak için, uyanıklığı bağıran, dolayısıyla boşa çıkacak olan hamleler yapıyor.
Belli ki Dersim'i CHP çözecek.
Dersim de belli ki CHP'yi çözecek.
Yani CHP miadını doldurdu Türkiye siyaseti için. Tek parti döneminin neresinden tutsan dökülecek çünkü.

bugün

Bu yazı 489 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,136 µs