En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Gazetecileri kötü günler bekliyor... Ama kimleri?



Henüz mesleğin içindekiler de şu gerçeğin tam farkında değil: Bütün dünyada medya değişime ayak uydurma sıkıntısı yaşıyor... ‘Bize özgü’ gibi gelen dertlerin önemli bir bölümü aslında mesleğin evrensel sorunları...

Gazetelerin tek haber kaynağı olduğu günler çok geride kaldı. Önce radyo girdi günlük hayatımıza, derken televizyon bütün haşmetiyle evlerimizin en merkezi yerine kuruldu. TV rekabetiyle nasıl başedileceği bile bütün boyutlarıyla tartışılamadan, ‘yazılı basın’ kendini yepyeni bir dünyada buldu. Bugünün insanının üzerine -kaçsa da- haber yağıyor...

Bilgisayarlar, akıllı telefonlar anlık bilgilendiriyor. Dünyanın her tarafındaki gazete ve dergilere erişim bir ‘tık’ ötede. İstediğiniz ülkenin televizyonunu İstanbul’dan veya Hakkari’den izleyebiliyorsunuz. ‘Sosyal medya’ isteyeni haberin ham haliyle de tanıştırıyor.

Günümüz ortamında ‘gazeteci’ ve ‘yazar’ ne yapacak?

Ne yaptığını görüyoruz: Yarım yüzyıldan fazla süreyle ellerinden düşürmediği kalemle, otuz yıl önce yazdığı fıkraları birbiri ardına sıralayarak köşelerini dolduranlar, büyükannesinin çiğnediği sakızı ağızlarından düşürmeyenler, okurlarının doğrusunu derhal öğrenebileceği yanlışlarda ısrar edenler yığınla...

Patronlar da -genellikle- yaşını başını almış kişiler, bu yüzden bir zamanlar ‘öncü’ konumundaki gazetelerinin nasıl çağın dışına düştüğünü henüz göremiyorlar. Üzerinde sayısız promosyon bulunan (yani ceplerinden destekledikleri) gazetelerin satış rakamları onları mutlu ediyor. Her kaçan okuru hediye

ye râm olacak yeni bir okurla telâfi mekanizması ‘zırt’ diyene kadar düzen devam edecektir.
Onlara bir ara haber; ama kötü bir haber: Başka coğrafyalarda da ‘imparator’ medya patronları devri kapandı, kapanıyor... Dün-yanın ikinci büyük medya imparatoru Conrad Black’ın ofisi cezaevleri; gazeteler ve televizyonlarını elden çıkarmak zorunda kaldı. ‘1 numara’ Rupert Murdoch yıllar boyu kazandıklarını bir skandalla kaybetme tehlikesine düçar; medyayı bırakması yolunda baskı görüyor...

Siyaset de değişiyor bugünün dünyasında; medya orada yaşanan değişime at gözlükleriyle yaklaşıyor. Toplumu doğru okuyamıyor, yeni siyaset erbabının özelliklerini anlayamıyor...

Yazayım da gülün: 12 Haziran seçimi gecesi, bazı medya patronlarıyla gözbebeği gazetecileri, “Ak Parti’nin düşüşü” filmini izlemek üzere ekran başına geçmişlerdi.

Ak Parti’nin her iki kişiden birinin oyunu aldığı gün...

Eskiden omuz omuza vererek rakiplerini alt ederlerdi. Bu yetmedi çeteleştiler. Son dönemlerde de itibarsızlaştırma kampanyaları, iftiralarla sindirme operasyonları devreye girdi. İçlerinden en süflileri bile yıkayıp yağlayarak, cilâlayıp parlatarak hak etmedikleri şöhretlere kavuşturmayı hep bildiler.

Şimdilerde çete savaşları ve itibarsızlaşma kampanyaları kadar sahte şöhretlerle köşeleri tutmalar da kâr etmiyor, üzerlerindeki yaldızlar dökülüyor.

Kaynakları da büyük çapta kurudu. Karargâhta pişip manşete düşenlerin yerini tırnakla kazınarak erişilmiş haberlerin alması gerekiyor. Sade suya tirit yorumlarla idare edegelenler, global ve yerli gelişmelerin dinamizmine ayak uyduracak altyapı eksikliğini nasıl telâfi edeceklerini bilemiyor, bilse de ellerinden bir şey gelmiyor.

Üzülelim mi? Hayır, “İyi olan ayakta kalsın” temennisinde bulunalım...

star




Bu yazı 439 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,544 µs