En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Avrupa'nın krizi ve Türkiye



12 Mart Muhtırası'ndan (1971) sonra kurulan Erim hükümetinin Ekonomiden Sorumlu Bakanı Atilla Karaosmanoğlu...
12 Mart Muhtırası'ndan (1971) sonra kurulan Erim hükümetinin Ekonomiden Sorumlu Bakanı Atilla Karaosmanoğlu, teknokrat bakan hüviyetiyle bir ekonomiyi kurtarma programı açıklamış ve "Bu tedbirleri alırsak, 1995'te İtalya'nın bugün ulaştığı seviyeye ulaşırız" demişti.
Ben "O zaman acaba İtalya nerelerde olur" diye düşünmüştüm kendi kendime...
Yıl 2011. Avrupa ekonomileri sapır sapır dökülüyor. Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya... Fransa için çanların çalması uzun sürmez.
Cumhurbaşkanı Gül, geçenlerde "AB'nin ekonomik kriterlerini ifade eden Maasricht kriterlerinde birçok Avrupa ülkesinden daha iyi durumdayız" diyordu.
Buna rağmen, Sisiph Efsanesi'nde olduğu gibi uğraşıyoruz uğraşıyoruz, bir türlü AB'ye giremiyoruz. 18 madde Fransa ve Rum direnciyle askıda. Müzakereler resmen tıkanmış durumda.
Avrupa'nın ekonomisi kötü, demokrasisi de, ekonominin girdabında yara almaya başladı. Seçilmişler halk protestoları ile dökülüyor, teknokratlar iş başına geliyor. Avrupa'nın patron ülkeleri de (Almanya ve Fransa) bu demokrasi sendelemesine çanak tutuyorlar. Maksat batan ekonomilerin, tüm Avrupa'yı batırmasına mani olmak.
Soru şu: Acaba bu gidişle AB'nin siyasi kriterleri demek olan Kopenhag kriterlerinin birazcık delinmiş olmasına da aldırış edilmeyecek mi?
Avrupa'ya bakarken duygularımız
Türkiye'den Avrupa'yı, Yunanistan'ı, ardından İtalya'yı seyrederken, içimizde bir göreceli mutluluk ışıltısı oluşmuyor değil. Uzun vadede bakıldığında Türkiye Avrupa'daki birçok ülkeye nazaran çok daha parlak bir geleceğe doğru yürüyor gözüküyor.
Evet, sancılı bir coğrafyada bulunuyoruz, evet kimi iç sancılarımız var ama coğrafyamızdaki sancı, daha çok doğum sancısını andırıyor. Irmağın yatağını bulacağı ümidi, kaostan çok daha büyük ihtimal.
İç sancılarımız da, tıpkı İslam coğrafyasındaki sancıların mahiyeti gibi, kurulu düzen, ona göre biçimlenmiş yönetim kadroları, dış ilişkiler ağı, ekonomik şebekeleşme, medyatik boyutla iç içe oluşmuş.
Bir irade, tüm bu alanlarda, değişim sürecini başlattığında, yani kurulu düzenin formatı, en azından fiili planda dönüşmeye, yönetim kadroları yüreğini millete dönmeye, dış ilişkiler ağı, Türkiye'nin stratejik derinliğinden beslenmeye, ekonomide, şebekeler kırılmaya ve medya dili millet sıcaklığını yansıtmaya başladığında, Türkiye'nin yeni bahtı da örülmeye başlanmış oluyor.
Şu anda Türkiye'de bu süreç yaşanıyor.
Türkiye'nin tırmanışı
Soru şu: Türkiye, ekonomisi dibe vuran şu veya bu Avrupa ülkesi gibi olmak ister mi?
Artık liderlerimiz şunu rahatça söyleyebiliyorlar:
-Avrupa'ya yük olmaya değil, katkıda bulunmaya geliyoruz.
Bu bir özgüven ifadesi.
Belli ki Türkiye, aslında henüz tırmanma şeridinin ilk çıkış noktasında... Yani sol şeritte tırmanacağız ve sağ şeritte kalan pek çok aracı geçeceğiz. Birçok Avrupa ülkesi ise limitlere gelmiş durumda.
Aslında, şu anda çok gündeme gelmiyor olsa bile, bir yerden baktığınız zaman, insan unsuru itibariyle Türkiye, çok daha hayati bir potansiyelle ilerliyor. AB'nin yaşlanan nüfusunu ikame edecek bir yetişmiş Türkiye insan birikimi, ortaya nasıl bir denge çıkaracak, göreceğiz.
Ben, bir şeyin daha "insanlık değerleri"nin Türkiye'ye AB'den farklı bir güç sağlayacağına inanıyorum. Tabii ki, Batı'dan gelen popüler kültürün yıkımına uğramaz ve aile vs. alanlarındaki özgün değerlerimizi koruyabilirsek...
Türkiye-AB Karma Komisyonu üyesi Helene Flautre'un Zaman'da bir yazısı çıktı. Özetle diyor ki: "Genişlemeden sorumlu Komiser Stefan Fule, Türkiye'yi askıya alınan tüm maddeleri kapanabilir hale getirmeye çağırdı. Türkiye Fule'nin elini boşta bırakmamalı. Bir gün bir bahar havası eser ve tüm başlıklar bir gün içinde açılıp kapanabilir."
Bence de bir gün AB Türkiye'yi çağıracak ve belki de o gün, Cumhurbaşkanı Gül'ün zaman zaman seslendirdiği gibi Türkiye, Norveç gibi davranacak. Yani "ı-ıhh" diyecek.

bugün

Bu yazı 560 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,097 µs