En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Dağa çıkanlar gerçekten kandırılıyor mu?



KCK acaba Kandil'e göndereceği Kürt gençlerde hangi özellikleri arıyor?
Örgüte ideolojik bağlılık, 'TeCe'den nefret etme, ölen militanların intikamını alma azmi, elbette çok önemli. Ama yetmez...
Herhalde KCK da, bazı standartlar belirlemiştir:
Mesela boy, kilo, çeviklik gibi bedensel özellikler arıyordur.
Ayrıca örgüte sokulacak gencin çalışkan, dayanıklı, disipline gelir bir tip olup olmadığına da bakılıyordur.
Erkeklerin durumunu az çok tahmin edebiliyorum.
Benim asıl merak ettiğim, kızları dağa gönderirken ne gibi ölçütler kullandıkları...
Örneğin göğüs büyüklüğü, bilhassa tüfek kullanırken engel çıkartıyor olabilir.
Geçen gün Rus dergisi Ogonyok'un işlediği bir konu, bizim medyada haber olmuştu: "PKK'nın kadın militanları..."
Muhafazakâr medya bu haberi, "Rus dergisi kadın teröristlerin reklamını yaptı" diye sundu. (Not: "Diğer" kadınlara, özellikle tesettürlülere "bayan" diyorlar, PKK'lılar ise mutlaka "kadın" oluyor.) Fotoğraflara baktım da... Kadın militanların boy bosları birbirinden çok farklı değilmiş gibi geldi bana. "Belli ki bu işten sorumlu KCK'lılar seçmiş" diye geçti aklımdan.
***
Oğlunun ya da kızının örgüte katılmasını tasvip etmeyen analar-babalar, evlatlarının ölüm haberi geldiğinde, "Oğlumu/ kızımı kandırıp dağa çıkardılar" diye feryat ediyor.
Çoğu aile olaya böyle bakmaya eğilimli.
Kuzucuklarındaki "hevesi" görmek istemiyorlar.
Halbuki dinden sonraki en güçlü inanç milliyetçiliktir. Hatta bazı durumlarda dini bile aşar. Çünkü nasyonalizmde "iyi biz" ile "kötü onlar" aynı anda var olur.
Dünyayı değiştirmeyi vaat eden ideolojiler, tez canlı gençlerin hoşuna gider. Beklemek, sabırlı olmak, adım adım ilerlemek yerine... Koşmak, coşmak, bir an evvel yapmak...
İstatistikler dağa çıkan bir militanın ömrünün 7 yıl olduğunu gösteriyor. Kimi 10 yıl sonra ölüyor, kimi bir yıl içinde... Ortalaması alındığında 7 yıl çıkıyor.
17'sindedağa yollandıklarına göre, ortalama 24 yaşında göçüp gidiyorlar bu dünyadan...
Tabii ki aileleri ikna etmek imkânsız ama bence bir "kandırılma" yok burada...
Çünkü askeri operasyonlarda öldürülenlerin cesetlerini medyada görüyor delikanlılar...
1984'ten bu yana 30 binden fazla militanın öldüğünü de biliyorlar... Yine de gidiyorlar, gidecekler: Milliyetçilik virüsü beyinlerine yerleşti çünkü...

Mesut, Hamit, Nuri bana hüzün veriyor
Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da yaptığı espri birçok kişiyi güldürmüş. Beni ise hüzünlendirdi!
Başbakan Erdoğan'ın, Almanya'daki Türklerin başarılarından gurur duyduklarını anlatırken verdiği, "Türk Milli Takımı'nın kalesini hedef almadıkça, Mesut'un attığı goller bizi de gururlandırıyor" sözü salonu neşelendirmiş...
Valla ben Mesut'un attığı gollerle gurur filan duymuyorum. Mesut Özil'in Real Madrid gibi bir dünya devine transfer olması da bana gurur vermedi. Hatta onunla birlikte Nuri Şahin ile Hamit Altıntop'un da Real'e gitmesi canımı daha da sıktı.
Sadece Mesut ya da sadece Hamit transfer olsaydı "tesadüf" der geçerdik. Halbuki burada şans, kader, kısmet diyemeyeceğimiz bir durum var.
Niye mi hüzünleniyorum? Çünkü Almanya'daki "futbolcu yetiştirme sistemi" ile Türkiye'deki arasındaki fark gözüme giriyor.
Oradaki çark, Türklerden dünya yıldızları yaratıyor. Buradaki çark ise yetenekleri söndürmeye yarıyor.
Dikkat edin: Konu ne teknoloji, ne bilimsel bilgi, ne de para... Bunların hepsi bizde yeteri kadar var. Olmayan şey "organizasyon".

sabah

Bu yazı 772 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,842 µs