En Sıcak Konular

Gülay Göktürk


Gülay Göktürk
0 0 0000

Cumhur cumhuriyeti dönüştürürken



Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılı yaklaşırken...
Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılı yaklaşırken, bu ülkede birilerinin hâlâ her 29 Ekim'de ortaya atılıp kıyamet alametleri ararcasına "Cumhuriyet'in elden gidişinin" alametlerini araması; sanki bugün Türkiye'de Hanedan'dan sırası gelen birinin Topkapı'yı ele geçirip cülus töreni yapması gibi bir ihtimal, bir tehlike, bir talep varmışçasına, bir kısım insanın hop oturup hop kalkması ideolojik ve psikolojik tükenmişliğin işareti değilse ne ki?
Törenlerin ve kutlama resepsiyonunun yapılıp yapılmamasını tartışmayı bile gereksiz buluyorum. Yapılabilirdi de yapılmayabilirdi de... Mesela, 19 Ağustos depreminden sonraki 29 Ekim'de de yapılmamıştı. Eeee, o kararı alan hükümetin başındaki Ecevit de mi "Cumhuriyet'in kazanımlarını" yok etmeye çalışıyordu?
X x x
Bu abuk subuk tartışmaları bir yana bırakıp yaşadığımız değişime alıcı gözle bakacak olursak, gerçekten de bir şeylerin "elden gittiğini" görebiliriz. Aslında, her Cumhuriyet Bayramı'nda yaşanan bu panik, Cumhuriyet'in elden gidişinin paniği değil; Cumhuriyet elitlerinin elde tuttukları imtiyazlarının elden gidişi karşısında duydukları paniktir.
Bundan 88 yıl önce kurulan Cumhuriyetimiz gerçekten de değişiyor ve dönüşüyor.
Cumhuriyet'in 88 yıllık hikâyesi, bir kopuşun hikâyesi oldu bir bakıma... Genç bir devletin, adım adım halkından kopuşunun, kendi içine kapanıp kabuk bağlayışının, o kabuğun içinde, kendi kendini kutsal kılıp yüce katlara çıkışının, kendisi için farklı bir tarih üretip halkın tarihinden kopuşunun, kendi ideolojisine sımsıkı sarılıp her farklılığı tehdit sanışının; kendi elitlerini oluşturup halkın üstüne salışının hikâyesi...
Şimdi bu hikâyenin sonuna geldik. Büyük bir değişim döneminin başlangıcındayız ve yeni bir hikâye yazıyoruz.
Bu hikâyenin baş kahramanı "cumhur"; konusu ise on yıllarca teb'a muamelesi gören "cumhur"un teb'a olmaktan çıkıp özgür yurttaşa dönüşmesi olacak. Cumhuriyet'i dönüştürecek itici güç de o olacak.
Kimdir özgür yurttaş?
O, kendinde her kavramı, her düşünceyi sorgulama yetkisi hisseden, kendi düşüncesine ipotek konmasına; sorgulanmayan, değiştirilemeyen kutsal alanlar oluşturmasına izin vermeyen insandır. Özgür yurttaş beyninin kutsal emanetler deposuna döndürülmesine izin vermez. Neyin kutsal olduğuna, neye saygı gösterip neye göstermeyeceğine kendi değerlerine göre kendisi karar verir.
Özgür yurttaş, Cumhuriyet'in kurucusunun fikirlerinin Cumhuriyet'in amentüsü haline getirilmesine izin vermez.
Özgür yurttaş devletin bekasını değil, kendisinin ve toplumun bekasını esas alır. Devletin çıkarı için toplumdan gizli işler çevrilmesi özgür yurttaşın kitabında yazmaz. Yurttaş için devlet, kutsal bir varlık değil, kendine hizmet için varolan teknik bir aygıttır, o kadar... O aygıtın ideolojisi olmaz, o aygıt siyaset belirleyemez. Özgür yurttaş Cumhuriyet'in, seçilmişlerce belirlenemeyen devlet politikaları olmasını içine sindiremeyen; rejimin en kritik zamanlarında "güç bende" diyebilendir.
Özgür yurttaşın lügatinde "ilelebet", "ebediyen", "dünya durdukça" gibi laflar yer almaz. Çünkü o, yurttaş çoğunluğunun iradesiyle her şeyin değiştirebileceğine inanan kişidir.
Yurttaş, kendi başının çaresine kendi bakabilen bir erişkindir. Her başı sıkıştığında devlete avuç açmaz; her zoru gördüğünde devletin eteklerinin altına kaçışmaz. Her ağzını açtığında "Allah devlete zeval vermesin" diye konuşmaz. Devlete değil, kendine güvenir.
Hep söylendiği gibi, Cumhuriyet ancak fikri hür, vicdanı hür bir yurttaşlar topluluğu üstünde yükselebilir. İşte şimdi Türkiye, cumhuriyetinin niteliğini belirleyecek olan yurttaşını yaratıyor. Bu yeni yurttaş tipi geliştikçe eski tip cumhuriyetten nemalananların paniği de artıyor. Gördükleri değişimi kıyamet alameti olarak algılıyor ve bağırmaya başlıyorlar.
Bireysel planda alırsak, haksız da sayılmazlar.

bugün

Bu yazı 469 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Susmak için artık çok geç
    • 24 Eylül 2012 Darbecilik mahkûm oldu
    • 21 Eylül 2012 7 adımda çözüm planı
    • 14 Eylül 2012 Libya
    • 25 Ağustos 2012 Kürtler'i PKK'dan korumak
    • 8 Ağustos 2012 Tehditle canlı kalkan olunur mu?
    • 30 Temmuz 2012 Suriye Kürdistanı
    • 2 Temmuz 2012 Zana kimi, neyi temsil ediyor?
    • 18 Haziran 2012 Kılıçdaroğlu Bahçeli'nin arkasına saklanıyor
    • 15 Haziran 2012 Olmayacak duaya amin
    • 11 Haziran 2012 Oslo süreci yeniden mi?
    • 8 Haziran 2012 Erdoğan-Kılıçdaroğlu görüşmesi
    • 4 Haziran 2012 Ses kayıtları
    • 30 Mayıs 2012 Parti kongreleri neden yapılır?
    • 21 Mayıs 2012 Sivil bayramlar dönemi
    • 11 Mayıs 2012 Yine mi?
    • 9 Mayıs 2012 Solun resmi tarihi
    • 25 Nisan 2012 Keşke CHP bölünse
    • 11 Nisan 2012 Kafası karışık bir Demirtaş
    • 9 Nisan 2012 Nizam-ı alem

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,442 µs