En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Bırak anırmayı, özür dile



Mardin kökenli, İzmir’de doğma büyüme, “İzmir ideolojisini” temellük ettiği için de ustalıkla “Beyaz Türk’müş gibi” yapan Yılmaz Özdil arkadaşımız, kendine has ironisiyle “çadır dağıtımı”ndaki aksaklıkları eleştirmiş.

Diyor ki, “Bizim gazeteyi dağıtan Yaysat’ı arayın, yarım saat içinde atletik plan yapıp o çadırları dağıtmazsa Van’a gider valiliğin önünde anırırım...”

Bu gibi durumlarda, “Estağfurullah...” filan denir.

İddia sahibinin mizah yaptığı düşünülmez bile...

Mahcubiyet belirtilir...

Utanılır...

Özdil mizah yapıyor oysa... “Bilgiyle, zekâyla, yaratıcılıkla” harmanlanmış tipik Yılmaz Özdil mizahı...

Ertuğrul Özkök bu tarz mizaha bayılıyor...

Özdil’i, Emin Çölaşan’dan boşalan “huysuz laik” koltuğunu doldurmak üzere Hürriyet’e transfer ettiklerinde şöyle bir şeyler yazmıştı: “Bilgiyle, zekâyla, yaratıcılıkla harmanlanmış mizah ne de hoş oluyor...”

Hoş oluyor, evet.

Özdil’in mizahına hepimiz bayılıyoruz... “Kıçına hortum bağlasınlar da, gör” dediğinde katıla katıla gülüyoruz... “Ampul kafalılar” dediğinde, kendimizden geçiyoruz... “Dangoz” dediğinde, yaratıcılıkta sınır tanımayan bu üstün mizah karşısında nereye kaçacağımızı bilemiyoruz... “Bidon kafa” dediğinde yerlerde tepiniyoruz...

Öyle yaratıcı ki...

Eskiden, himaye gördüğü medya grubundan, rakip medya patronuna sallardı; çiftetelli oynayan ya da pijamalı Aydın Doğan görüntüsü hâlâ taptaze, hafızalardadır...

Medya grubu battı yahut batırıldı.

Bizimki, bir süre değişik adreslerde dolaştıktan sonra, sövdüğü adamın gazetesine transfer oldu. Şimdi, başka taraflara sallıyor.
Bilgiyle, zekâyla, yaratıcılıkla kalkıştığı yazılarında bol bol “ampul eleştirisi” yapıyor ama İmar Bankası ve Rumeli Holding konularına giremiyor.

Her gün bayılarak Yılmaz Özdil okuyoruz ama Kepez’de ne olduğunu öğrenemiyoruz.

Kimlerin kaç parası hortumlandı?

Kimlere şantaj yapıldı?

Hangi Rumeli Holding yöneticisinin kasasından, hangi ünlülere ait özel bilgiler çıktı? Mevcut patronu Aydın Doğan ne tür “haksızlıklara” uğradı? Doğan Medya Grubu’na yönelik “psikolojik savaş”ın arkasında kimler vardı?

Bilemiyoruz...

Çünkü, şallak mallak her konuya dalan ve memleketteki soygun sisteminden yakınan Yılmaz Özdil, hukuken kesinleşmiş ve karara bağlanmış soygunlar karşısında ağzını açmıyor.

Lafı nereye getireceğim?

Müge Anlı diye bir sunucu, polis taşlayan çocuklarla “deprem” arasında irtibat kurduğu ve “ırkçılığa” varan söylemlerde bulunduğu için, kaç gündür medya dayağı yiyor. Ben de kendimce birkaç fiske indirdim...

Müge Anlı maksadını aştı mı? Aştı...

Irkçılık yaptı mı? Yaptı...

Nefret suçu işledi mi? İşledi...

Dolayısıyla, dayağı da hak etti.

Peki, neredeyse bütün bir yazı hayatını “dayaklık yazılarla” geçiren; bilgiyle, zekâyla, yaratıcılıkla harmanlanmış üstün mizahını sadece “öteki” ilan edilenleri aşağılamak için kullanan Yılmaz Özdil’in ayrıcalığı nedir?

Özdil, buram buram ırkçılık kokan “Ker-Kürt” ve “Kro-vat” esprilerini, DTP’li Ahmet Türk’e atılan yumruktan sonra “Yumruk” yazısıyla taçlandırmış, bazı ulusalcı gönüllerde taht kurmuştu.

Müge Anlı özür diledi, kurtuldu.

Bir özür de, eşsiz mizahını sağa sola bulaştıran Özdil’den bekliyoruz.

Karambole getirip unutturmak yok.

Unutmayacağız.

Kafasına vura vura hatırlatacağız.

Bıraksın “anırmayı”, Yaysat’ı, “tevziat işlerini” filan da, önce özür borcunu hatırlasın!

star



Bu yazı 928 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,651 µs