En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Şerler hayra tebdil olsun



Deprem olduğu için çok üzüldük, ama deprem Van’da olduğu için daha çok üzüldük...

Haber kanallarından birinin spikeri, depremi geniş kitlelere duyururken, “Van’da olduğu halde depreme hepimiz üzüldük” gafında bulunmuş ya, giriş cümlem o tepkiye cevap teşkil ediyor. Eminim genç spikerin maksadı da aynıdır.

Terör haberleriyle sarsılan bir bölgede Van; teröre iki taraflı en fazla kurban veren illerden biri aynı zamanda... İki gündür derinden gelen sarsıntıyla yıkılan evlerin, apartmanların, yurtların altından cesetler fışkırıyor.

Yine de bir tesellimiz var: 7.2 ölçeğinde, hissedilen tesiri 10.0’un üzerinde bir deprem bu ve benzer altüst oluşlardan alıştığımız yüksek sayıda değil kayıplarımız. Bir tek kişinin ölümü bütün kâinatın ölümüne denktir; bu sebeple kayıpların bir kişi bile daha az gerçekleşmesine ancak sevinilir...

Neden daha az olmadı kayıplar, neden çöktü çöken binalar, neden devletin ve sivil toplumun eli deprem mahalline daha çabuk erişmedi, neden yerel müdahale geç kaldı?

Bunların herbiri, üzerlerinde durulması, cevaplarının bulunması ve eğer içinde taşıdığı varsayım doğruysa mutlaka tedbirinin alınması gereken sorular...

Unutmayalım: Bir deprem ülkesinde yaşıyoruz ve şimdi Van’lıları vuran âfet, yarın bizim kapımızı çalabilir... İstanbul’da, İzmir’de, Elazığ’da, Erzincan’da çaldı da... Önemli olan depremin her vuruşundan sonra alacağımız tedbirlerle bir sonraki âfeti daha az zararla atlatabilmektir. Bizdekinden çok daha şiddetli depremler, insanların dayanıklı evlerde yaşadığı, sivil toplumun her zaman uyanık, devletin de refleksleri daha sağlam olduğu ülkelerde sıyrıklarla atlatılıyor.

Hiç kuşkusuz, bizlerin de yastığa başımızı koyduğumuzda sabaha hayatta çıkacağımız konusunda güvene ihtiyacımız var; doğal âfetler o güveni yok ediyor...

Şu da bir gerçek: Ne kadar tedbir alınırsa alınsın güçlü olan doğa karşısında korumasızız. İnsanoğlunun ne kadar âciz, ne kadar korunmasız, hayatla memat çizgisinin ne kadar kırılgan olduğunu doğa karşımızda ayaklandığında anlıyoruz. Eşitleyici de doğal âfetler; zengin ile fakir, Türk ile Kürt arasında bir fark görmüyor, vuracaksa vuruyor...

Acaba bu kez Van’da vuran deprem âfeti, teröre ilâç olur mu?

Olmalı.

Sosyal medyada Ahmet Tezcan ile Erhan Çelik’in başlattığı ‘#evinevimdirVan’ hareketi, depremin vurduğu evi başına çökmüş, çaresizlik içindeki bölge insanlarını İstanbullu gönüllülerin kendi evlerinde misafir etmelerini hedefliyor; hareket birkaç saat içerisinde onbinlerin cevap verdiği bir çığa dönüştü. Terör ortamında pırıl pırıl parlayan bu ruh, gelecek için umut ışığı...

Deprem de üstesinden gelinmesi gereken bir sorun; deprem ve artçı şoklarıyla mücadeleye bakarak başka sorunlarla da baş edilebileceğini düşünmeliyiz. Her sarsıntıdan ders alabiliyor, mücadele yöntemleri geliştirebiliyor, zararı asgariye indirebiliyorsak, birlik ve beraberlik içerisinde çözemeyeceğimiz sorun yok demektir...

‘Kürt sorunu’ ise ‘Kürt sorunu’... ‘Terör sorunu’ ise ‘terör sorunu’...

Acıları sevince döndürmeyi ya da şerden hayır çıkarmayı denemeye değmez mi?

star

Bu yazı 967 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,869 µs