En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Ordumuzu nasıl daha fazla severiz?



Bakmayın siz 12 Eylül darbecisi generalin “Bugün gene yapardım” böbürlenmesine; bugünün dünyası da Türkiye’nin şartları da artık üniformalıların -bırakın idareye el koymalarını- ‘darbe’ sözcüğünü ağızlarına almalarını imkânsız hale getirdi.

Geçti o günler...

Yine de ‘İç Hizmet Kanunu 35. madde’ mazeretini ortadan kaldırmak gerekiyor. “Neden darbe yaptınız?” sorusuna, aynı general, o maddenin ardına saklanarak cevap vermiş çünkü... ‘Cumhuriyet’i koruma ve kollama görevi’ni halkın seçtiği iktidarları yerinden edip ihtilâl yapmak olarak anlayan başka bir meslek grubu herhalde yoktur...

Metni hazırlayan, komisyonlarda üzerinde tartışan, TBMM’de kabul edilmesi için el kaldıran milletvekilleri, çıkardıkları İç Hizmet Kanunu’nun o maddesinin kendilerini fesh etmek, Meclis’i devre dışı bırakıp anayasayı rafa kaldırmak için gerekçe olarak kullanılabileceğini akıllarından sanırım geçirmemişlerdir. Peki nasıl olmuştur da, o madde, yasalaşabilmiştir?

‘Takiye’ mi yapıldı acaba? Aslında hiç de o anlama gelmeyecek bir madde, yasalaştıktan sonra darbelere gerekçe haline getirildiyse bu soruyu sormak hakkımız... ‘Takiye’, bilindiği gibi, bir amaç uğruna hakikati gizleyip başka türlü göstermek veya görünmek anlamına geliyor...

Konuyu hatırlamamın sebebi, 12 Eylül darbecisi generalin kendisini sorgulayan savcılara meydan okuması değil yalnızca; verdiği cevaplar içerisinde ‘takiye’ sözcüğünü akla düşüren başka yönler de var. Sokaklar iyice kızışsın, gençler birbirinin boğazına sarılsın, suikastlar yüzünden insanların canı iyice yansın diye darbe tarihini erteledikleri yolunda bir başka generalin tanıklığına “Hayır” demesi gibi...

Hakikatı gizleme sanatı...

Adem Yavuz Arslan Bugün gazetesinde dün yeniden hatırlattı: Generaller emeklilik sonrasında Fenerbahçe Orduevi sınırları içinde inşa edilmiş lojmanlarda buluşuyorlar. Hepsi ‘orgeneral’ rütbesinden emekli 46 subay birarada... Herbiri tek tek seçilmiş altı daireli bir apartmanda hayatlarını sürdüren bir grubun başka bir ortak özelliği daha var: Hepsi ‘Encümen-i Dâniş’ denilen gayr-ı resmi örgütün üyesi...

En üst rütbeden emekli generallere hayat boyu kullanmak üzere lojman tahsisi 12 Eylül sonrasında başladı. Daha önceleri generaller emekli olduktan sonra içinden çıktıkları halkın içine karışırlardı. PKK terörünün varlığı ‘güvenlik’ endişesini, o da ‘hepsi birarada hayat’ görüntüsünü getirdi.

Galiba bu uygulamaya da son vermenin zamanı... Şimdiki uygulama emeklilik sonrasında dışlanırsa teröre açık hale gelebileceği endişesiyle generalleri her durumda birlikte hareket etmeye zorluyordur. Özden Örnek günlüklerinde bu endişeyi sıkça ifade ediyor.

İnsanları olduğundan farklı görünmeye zorlayan bütün yanlışlıkları artık ortadan kaldırmak gerekiyor; hangi meslekten olurlarsa olsunlar...

Konu açıldığında Türk Silâhlı Kuvvetleri (TSK) üst düzeyi rahatsız oluyor, biliyorum. Halktan kopuk, sadece kendilerini düşünen, darbe-fırsatçısı bir insanlar topluluğu olarak gösterilmek gerçekten haksızlık... Bu konulardan bahis açmamın sebebi, daha rahat hareket edebilmelerini sağlamak için bu haksızlığın ortadan kalkmasını istemem zaten...

35. madde artık gitmeli, emeklilik-sonrası birarada yaşama uygulaması da bitmeli.

star



Bu yazı 417 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,154 µs