En Sıcak Konular

Bülent Korucu


Bülent Korucu
0 0 0000

Kürtlerle empati



Radikal'de Cemal Uşşak'la yapılan mülakat 'Müslümanlar, Kürtlerin ıstırabını hissetmedi mi?' tartışması başlattı.

'Biz hissettik' diyenlerin yanında 'jeton yeni mi düştü?' fırsatçıları seslerini yükseltti. Cemal Bey'in söyledikleri mümince bir hayıflanma; daha iyisini yapabilmeliydim arayışının sonucu. Söz açılmışken ben de düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Vesayet düzeni, toplumsal sınıfları zapturapt altında tutmak için iki silahı kullanıyor. Birincisi kendi sopası, ikincisi ise toplum kesimlerini birbiri aleyhine kışkırtmak. Alevilere kulak kabarttığınızda Dersim'de bomba yağdıranlardan ziyade Diyanet'teki Sünni yapılanmadan dert yanıyor. Zannedersiniz ki Sünniler hiç mağduriyet yaşamıyor. Sünniler, devlet babanın tokatlarına niye ses çıkartmıyor? "Olsun Alevileri de tokatlıyor ya! Devlet olmasa Aleviler gözümüzü oyar. Varsın arada bir iki tokat bize de atıversin". Kürtler, bazen Alevi, bazen dindar kontenjanından paylarına düşeni alıyor. Aksülameli de aynı şekilde bazen Alevilere bazen dindarlara yöneliyor. Dersim'de Aleviler kırılırken, Erzurum'da Yozgat'ta şapka takmayanlar ağaçlara asılıyordu. Aynı günlerde Van'da ise Kürt olmak ölüm ve sürgün için yeterli sebepti. Musibette ortaklığın dayanışma ve birbirinin acısını paylaşma sonucu doğurmaması da ince psikolojik harp taktikleriyle başarıldı.

Geldiğimiz noktada şöyle bir hava oluştu: Dindarlar girdaptan kurtuldu; hatta devletin sahibi oldular. Dönüp geriye bakmıyor, tekerleri düze çıktıktan sonra diğer mağduriyetleri umursamıyorlar. Bu tezin delili ise dindar başbakan ve cumhurbaşkanı. Yıllarca Kürtlere de aynı teselliyi vermişlerdi: Kürt cumhurbaşkanı bile olabiliyor, daha ne olsun! Oysaki dindarların sadece başı dışarıda gövdenin büyük kısmı hâlâ girdabın içinde. Cemal Bey'in eleştiri/özeleştirisi daha çok Kürtçenin önündeki engellerle ilgili. Biz de oradan başlayalım. Türkçe üzerindeki yasaklar kalktı da haberimiz mi olmadı? Cemil Meriç'in "Anadolu'ya yerleşen İslamiyet'i benimseyen Türklerin dili, halis Türkçe, batı Türkçesi" dediği Osmanlıcayı 'seçmeli ders olarak okutma' talebini dillendirin bakın kıyamet nasıl kopuyor. AK Parti kapatılmaktan bir oyla kurtulalı sadece üç yıl oldu. Ülkeyi bekleyen ekonomik buhranı göze alabilseler kapatacaklardı. Merhum Necmettin Erbakan'ın 28 Şubat'tan kalan mahkûmiyetini hükümet ev hapsine çevirdi, Cumhurbaşkanı Gül de affetti. Bunlar yapılmasa 84 yaşındaki eski başbakan belki hapishanede hayata veda edecekti. Fethullah Gülen Hocaefendi'nin 1999'da 'İdam! İdam!' çığlıklarıyla başlayan mahkemesi de 2008'de beraatla sonuçlandı. Kararın daha mürekkebi kurumadı. Esad Coşan Hocaefendi, Avustralya'da vefat ettiğinde turistik gezide bulunmuyordu. Başörtülü kızlarımız üniversiteye 'aradan sıvışarak' giriyor. Hükümet değişse ne olacağını tahmin etmek bile istemiyorum. Kur'an kurslarını engelleyen düzenleme bir ay önce yürürlükten kaldırılabildi. Bunları şunun için yazıyorum: Dindarların hiç de öyle bir eli yağda bir eli balda değil.

Kürtlerin dindarlardan fazlası, faili meçhul cinayetler. Ape Musa'larımız yok bizim. Ama ilginçtir, bu konunun üzerine biz, Kürtlerden daha fazla gidiyoruz. Cemal Temizöz hakkında benim yazdığım yazıları maalesef o cenahta göremiyoruz. Dindarları silahlı çatışma ortamına çekemeyişleri tahriklere kapılmamalarından. 'İslamî terör lazımsa onu da biz yaparız' deyip bazı meşhur laikleri infaz etmeleri bile o anlamda işe yaramadı; sokağa dökemediler. Söz konusu cinayetleri bahane ederek başımıza 28 Şubat çorabını ördüler; bu açıdan işe yaradı.

Biz hâlâ Kürt, Alevi, dindar gibi sınıflara ayrılarak kendi hukukunu oluşturan vesayetçi düzene suni teneffüs imkânı sağlıyoruz. Aslında onlar ve biz varız. Onlar devletin tek sahibi ve yerine göre derine inme hakkı olan bürokratik oligarşi... Biz ise dini, dili, ırkı ne olursa olsun halk. Hepimizin ekinlerini sulayacak yağmur mümkün ama her birimiz tarlamıza kanal yapmakla vakit geçiriyoruz.

zaman

Bu yazı 662 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 28 Eylül 2012 Emri verenle alan bir olur mu?
    • 11 Eylül 2012 Siyasette sonuçsuz arayışlar
    • 4 Eylül 2012 PKK'yı kim cesaretlendiriyor?
    • 3 Ağustos 2012 Özkök Paşa'nın tarihî tanıklığı
    • 31 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu, koltuğunu sağlamlaştırdı
    • 27 Temmuz 2012 Anketler ne diyor?
    • 6 Temmuz 2012 Ahmet Şık, Ahmet Şık'ı yalanlıyor
    • 26 Haziran 2012 Karayılan söyledikleri mi kaçırdıkları mı?
    • 15 Haziran 2012 Özal'ın ölümü aydınlanacak mı?
    • 22 Mayıs 2012 Anayasanın dili
    • 11 Mayıs 2012 Başkanlık Türkiye'de uygulanabilir mi?
    • 8 Mayıs 2012 CHP'de yerel seçim mücadelesi
    • 4 Mayıs 2012 AİHM, mahkemeyi ibra etti
    • 17 Nisan 2012 Balyoz'da acı fren!
    • 27 Mart 2012 Balyoz'a ABD'den destek gelmiş!
    • 16 Şubat 2012 MİT tartışmasındaki toz bulutu
    • 8 Şubat 2012 Dindarların talebi özgürlük
    • 3 Şubat 2012 CHP'liler dama oynuyor
    • 31 Ocak 2012 CHP'de anomali doğumun yan etkileri
    • 20 Ocak 2012 Mahkeme aslında 'örgüt var' diyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,092 µs