En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

yalan



‘kendinden nefret eden alçakgönüllü değildir’. cioran.

bir: hayata olan inancın kaybedilmesi. iki: herkesin kaçıp gitmesi, gitmeye karar vermesi, gitmek için eylem yapması. üç: yalnızca sorunların gerçek olması ve onların geçiciler tarafından yok sayılması.

bir, iki ve üç’den yukarıda. yukarıda olan, başlatıcı işlevi ile orada.

yalan, kısa vadede çözüm olarak işletilen, yokedici teknoloji. söyleyenin intiharı, gerçeklikle ilişkisini kesmesi, hakikatsiz bir hayat inşaası. yalan, yayılan birşey. kendi kendini gerekçe göstererek.

foucault: “parrhesiastes, risk alan insandır. örneğin bir arkadaşının yanlış bir iş yaptığını görür ve ona hata yaptığını söyleyerek öfkesini uyandırma riskini göze alırsan bir parrhesiastes gibi davranmış olursun”.

2011 yılında hakikat kimin, kaç kişinin umurunda. hayat, kutucuklar içinde yaşanıyor. küçücük teoriler ve odalar içinde. ötekileri yalnızca bir görüntü olarak varsayarak ve uyuşukça. yırtıcı globalleşmenin oluşturduğu büyük oluşumlar karşısında kendini iktidarsız hissedenler. kutucuklar, yapmacık.

parrhesia, kişinin düşüncelerini açıkça ve hiçbir şeyi gizlemeden söylemesi anlamına geliyor. mesele bir hürriyet meselesi değil. daha çok, hakikatli olmak meselesi.

‘bana hakikati söyle’ cümlesini kuran yanlış bir yerde takılıyor olmalı, takılı.  hakikat’in talep edilmediği ve hakiki olan’ın riskte olduğu bir zaman ve yerde kendi halinde kalmak mümkün mü?

ortada geçicilerin oluşturduğu bir sorun var. sorun çözülmeli, çözülebilir. the sorunu kim çözecek? geçiciler kendi işinin peşinde ve  rahat görünümlüler. varlıklarının farkında olmayan öldürülmüş yerliler kımıldamadan yatıyor.



Bu yazı 1,432 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,528 µs