En Sıcak Konular

Fikret Ertan


Fikret Ertan
0 0 0000

İsrail'in kalkanları



Türkiye'de olur olmaz birçok konu her nedense İsrail ile mutlaka ilişkilendiriliyor.


Son günlerin konusu NATO füze kalkanı ve Malatya-Kürecik'e kurulacak x-Band radar da bunlardan birisi sayılır. Birileri bugünlerde kalkanın asıl amacının İsrail'i korumak olduğunu, radarın da buna katkı sağlayacağını söylüyor ve yazıyorlar. Bununla da elbette hükümeti zor duruma sokmaya çalışıyorlar.

Oysa, bugün konuşulan kalkanın ve radarın İsrail ile doğrudan herhangi bir ilişkisi bulunmuyor. Zaten İsrail'in görünür gelecekte bu kalkana ihtiyacı da yok; çünkü bu ülke zaten yıllardır balistik füzelere karşı koyacak kendi kalkanlarına sahip bulunuyor.

Bu kalkanların en önemli ve kapsamlı olanı uzun menzilli balistik füzelere karşı koymak için geliştirilen ve halen operasyonel durumda bulunan ARROW (Hetz-Ok) sistemleri elbette. Komşularının uzun menzilli balistik füzeler elde etmeye başladığı 1980'li yıllarda tasarlanan ve ilk adımı 1986 yılında atılan ARROW bir bakıma bir İsrail-Amerikan ortak projesi. Amerika projeyi başlangıcından bu yana hem teknik ve hem de mali olarak destekliyor.

ARROW sistemleri sesten hızlı hareket eden interceptor denen önleyici hızlı füzeler, Elta EL/M280 Yeşil Çam adlı radar ve Narenciye Ağacı adlı komuta-kontrol merkezinden meydana geliyor. Sistemler hareketli oldukları için istenen yerlerde konuşlandırılabiliyorlar.

İlk bataryası 2000 yılında devreye sokulan ARROW bugün ARROW-1 ve ARROW-2 olarak İsrail'e karşı atılacak uzun menzilli füzelere karşı hazır olarak bekliyor. Üstelik İsrail bugün Amerika ile birlikte son teknolojik ve stratejik gelişmeleri de dikkate alan ARROW-3 üzerinde çoktandır çalışıyor. Amerika, öteki sistemlerde olduğu gibi bu son sistemi de mali ve teknolojik olarak destekliyor.

Esasen Amerika'nın ARROW sistemlerine mali katkısı belki de İsrail'den fazla. Bazı kaynaklar bugüne kadar yaklaşık 2,5 milyar doların harcandığı ARROW sistemleri için Amerika'nın mali katkısının en az yüzde 50-80 civarında olduğunu belirtiyorlar. Ancak bu rakam ve yüzdeler nihai ve kesin de değiller. Maliyetler belki de söylenenlerin çok üstünde seyrediyor ve Amerika bunun büyük bölümünü karşılıyor.

Geçmiş yıllarda Türkiye'nin de ilgilendiği ARROW sistemleri bugün sadece İsrail'de bulunuyor. Hindistan bu sistemleri bir bütün olarak almak için çok gayret sarf etti; ancak Amerikan vetosu yüzünden alamadı; sadece 2005 yılında sistemin önemli bir unsuru olan üç adet Yeşil Çam radarını alabildi, o kadar...

İsrail ARROW sistemlerini Amerika ile birlikte birkaç kere operasyonel anlamda denedi de. Bunlardan en sonuncusu Amerika ile birlikte geçen yılın haziran ayında yaptığı JuniperStallion adlı ortak tatbikattı; bundan önce de aynı sistemleri 2009'da JuniperCobra tatbikatında denemişti. Bu tatbikatların sonuçlarının çok başarılı olduğu söylenmişti; ama ne kadar bilinmez elbette. Bunları ve başka bilgileri öğrenmek de İsrail'in hasımlarının meselesi.

ARROW sistemleri İsrail'in İran ve başka ülkelerden atılabilecek uzun menzilli balistik füzelere karşı kurduğu ve hazır beklettiği sistemler. Ancak İsrail bununla da yetinmiyor, orta ve kısa menzilli füzelere karşı da çoktandır füzesavar sistemleri geliştirmeye çalışıyor.

Kısa menzilli olanlara karşı geliştirdiğinin adı Demir Kubbe (KipatBarzel). İsrail bunu 4 ay kadar önce operasyonel hale getirip belirli yerlere konuşlandırmıştı. Demir Kubbe'ye ilaveten İsrail bir de orta menzilli balistik füzelere karşı Davud'un Sapanı adlı sistemi yine Amerika ile birlikte geliştiriyor. Bu sistem genelde Hizbullah'ın füzelerine karşı tasarlanan bir sistem; Demir Kubbe ise Hamas ve diğer grupların kısa menzilli füzeleri göz önüne olarak gerçekleştirilmiş bir sistem.

Kısacası, İsrail bugün dünyada balistik füzelere karşı sistemler tasarlamada, geliştirmede ve gerçekleştirmede bayağı mesafe almış bulunuyor. Bu yüzden de ne zaman devreye gireceği bilinmeyen NATO kalkanına halen ihtiyacı yok; çünkü kendi kalkanları zaten var ve faal durumda; üstelik İsrail'in güvenlik konusunda Amerika dahil hiçbir ülkeye güvenmediği de bilinen ve açıklanmış bir gerçek. Kendi kalkanlarını Amerikan yardımı da olsa kendi başına yapması ve tamamen kendisinin kontrol etmesi zaten bunu açıkça gösteriyor.

Daha çok konuşulacak NATO kalkanı, radarı ve İsrail konularında daha önceleri yazdığımız hususları ve verdiğimiz bilgileri bugün bir bakıma tekrarladık. Ama ne yapalım, bazıları hâlâ öğrenmiyorlar...

zaman

Bu yazı 611 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 27 Eylül 2012 Bingazi saldırısının mahiyeti seçim sonrasına kaldı
    • 20 Eylül 2012 Filistin'e acil para lazım
    • 17 Eylül 2012 Bingazi saldırısı ve ötesi
    • 10 Eylül 2012 Rusya, Suriye rejiminden kolay kolay vazgeçmez...
    • 6 Eylül 2012 Trans Hazar hattı bir gün hayata geçecek
    • 3 Eylül 2012 Amerika ve İsrail: Pekişen, derinleşen ayrılık
    • 30 Ağustos 2012 Bosna ve Suriye...
    • 27 Ağustos 2012 Bağlantısızlar Zirvesi'nden ne çıkacak?
    • 23 Ağustos 2012 Amerika'nın Irak'taki nüfuzu ne kadar?
    • 13 Ağustos 2012 İran'a saldırının önünü açabilecek rapor
    • 9 Ağustos 2012 İranlı yetkililerin nankörlüğü
    • 6 Ağustos 2012 Rejimin helikopterleri ve mücadelenin seyri
    • 2 Ağustos 2012 İsrail Suriye'yi nasıl dinliyor, nasıl gözetliyor?
    • 30 Temmuz 2012 Eski dostlar buluştu: Romney-Netanyahu
    • 23 Temmuz 2012 Suriye'nin kimyasal silahlarının akıbeti ne olacak?
    • 19 Temmuz 2012 Rum Kesimi, İsrail, yeni jeopolitik ve ötesi
    • 16 Temmuz 2012 Rum Kesimi ve Rusya ilişkileri
    • 9 Temmuz 2012 İsrail donanması ve yeni görevi
    • 5 Temmuz 2012 El-Kibar muammasını hatırlarken...
    • 2 Temmuz 2012 Rusya'nın rolü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,631 µs