En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Soğuk algınlığı ilacı neden toplatıldı?



Sabah gazetesinde yer alan “Şurup değil zehir içiyormuşuz” başlıklı haberde Türkiye’de de yaygın olarak kullanılan Augmentin adlı şurubun kapağında tehlikeli boyutlarda plastikleştirici “Diisopdecyl Ftalat” maddesi bulunması nedeniyle toplatıldığı bildiriliyor. Haberde, şurubun karaciğere olumsuz etki yaptığının haziran ayında Hong-Kong’da tespit edildiği, Sağlık Bakanlığı da karaciğeri tehdit eden Augmentin şurubun eczane ve hastanelerden toplatma kararı aldığı bilgisi de var.

Augmentin ülkemizde en çok kullanılan ilaçlardan biridir; hatta belki birincisi bile olabilir. Halkımız bu ilacı küçük çocukların “agu” sunu çağrıştıran şekliyle, yani “Agumentin” diye söylemeyi sever.

Augmentin duyarlı bakterilerin etken oldukları enfeksiyonlarda tartışmasız çok değerli bir antibiyotiktir ama bu ilaç bundan çok daha fazla olarak ateşi çıkan, boğazı ağrıyan, biraz öksüren çocuklara verilir.

Bence, bu gerçek olamayan endikasyonlarda kullanımlarda “Augmentin” yerine “Agumentin” demek daha doğrudur.

Bu haberde söz konusu olan tehlike ise ilacın etken maddesinden değil, kapağındaki plastikte bulunan ve insan sağlığı için çeşitli riskler yaratan fitalatın şurubun içine karışmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Fitalatlar nedir?

Fitalatlar, fitalik asidin esterleri olup plastiklerin daha yumuşak, daha saydam ve daha uzun ömürlü olmaları için kullanılır. Sağlık üzerine olumsuz etkileri sebebiyle Amerika, Kanada ve Avrupa Birliği ülkelerinde giderek birçok üründe bulunması yasaklanmaktadır.

Günlük hayatta her yaştan insanın kullandığı ilaç ve sonda, katater gibi çeşitli tıbbi malzemeler; parfüm, oje, sıvı sabun, göz boyası, saç spreyi gibi kişisel bakım ürünleri; banyo perdesi, oyuncak, yiyecek kapları ve ambalaj kâğıtları, elektronik aletler, yar karoları, boya ve yapıştırıcılar, döşemeler ve birçok tekstil ürününde fitalat vardır.

1920’ den beri kullanılan fitalatların senelik üretimi 500 bin ton civarındadır. Plastik ürünlerin ağırlıklarının yüzde 10-60’ ını fitalatlar oluşturur.

Fitalatlar plastiğe sıkı bağlı olmadıklarından kolaylıkla çevreye karışırlar. Özellikle de plastik eskidikçe ve parçalandıkça çevreye geçen miktar artar. Bazı fitalat türleri havada bazıları ise yüzeylerde daha çok bulunur.

İnsanlar fitalatları doğrudan veya dolaylı temasla deriden, ağız yoluyla veya solunan hava ile alırlar. Genel olarak her şeyi ağızlarına alan bebek ve küçük çocuklar erişkinlere göre daha fazla fitalata maruz kalırlar. Fitalatların çocuklardaki zararlarının daha fazla olacağı da tahmin edilmektedir.

Fitalatların sağlığa etkileri

Fitalatların çeşitli türlerinin sağlığa olan zararlarını gösteren pek çok araştırma vardır. İşte bunlardan bazıları:

2008’ de Danimarka’ da çocukların silgileri ağızlarına almaları, ısırmaları, çiğnemeleri ve küçük parçaları yutmalarının tehlikeli olabileceği konusunda uyarılar yapılmıştır.

2010’ da İsveç’ te yapılan araştırmada marley döşemeli evlerde yaşayan çocuklarda otizmin daha fazla görüldüğü ama bu sonucun başka araştırmalarla doğrulanması gerektiği bildirilmiştir.

Bazı çalışmalarda kızlarda fitalat maruziyeti ve erken ergenlik ile ilişki bulunmuştur ama bunu doğrulamayan araştırmalar da vardır.

Bir araştırmada fitalat maruziyeti ile endokrin bozukluğu arasında bir ilişki olduğu ve bunun meme kanseri riskini artırabileceği ileri sürülmüştür.

Fitalatların zararlı etkilerinin başka kimyasallarla bir araya gelerek daha fazla olabileceği bildirilmiştir.

Farelerde yapılan deneylerde yüksek dozların hormon düzeylerini etkilediği ve doğumsal kurslara yol açtığı gösterilmiştir.

2005’ de yayınlanan araştırmada ise idrarlarında yüksek fitalat bulunan annelerin erkek çocuklarında ano-genital mesafenin kısa olma ihtimali 7 misli fazla bulunmuştur. Bu değer hayvanlarda endokrin bozucu maddelere maruz kalmanın bir göstergesi olarak kullanılmaktadır ama bunun insanlardaki öneminin ne olduğu belli değildir.

Fitalatlar ile obezite ve insülin direnci arasında da bir ilişki olabileceği ileri sürülmüştür.

Fitalatların farelerde karaciğer ve testisler için toksik olabileceği, karaciğer kanserine yol açabileceği bildirilmiştir ama bu bulgu insanlar için doğrulanmamıştır.

2009’ daki bir yayında düşük doğum tartısına yol açabilecekleri ve prematüre doğum yapan kadınlarda idrar fitalat miktarlarının daha yüksek olduğu gösterilmiştir.

Fitalatlar, Güney Kore araştırmasında dikkat eksikliği ile İsveç’ te ise astım ve alerjiler ile ilişkili bulunmuştur.

Gelelim neticeye

Ben bu haberden kendi adıma pek çok dersler çıkardım.

BİR: Elimizdeki bilgilere göre fitalatların özellikle hormon sistemini etkilediğine, erken ergenliğe, astım, obeziteye, dikkat eksikliğine yol açabileceğine ve bazı kanserler için risk yaratabileceğine dair araştırmalar varsa da bunlar kesin olarak kanıtlanmış değildir. Ama unutmayın ki        “sinek küçük olsa da mide bulandırır!”

İKİ: Fitalat sadece “Agumentin” de değil pek çok başka ilaçta (mesela bağırsaklarda çözünen kapsüllerde) ve sonda, katater, eldiven gibi tıbbi malzemelerde ve günlük hayatta kullandığımız sayısız üründe de vardır.

ÜÇ: Bunlara rağmen özellikle çocuk ve hamile kadınların fitalat ve diğer kimyasal maddelerle temaslarının olabildiğince azaltılmasına önem verilmesi gerektiği kanaatindeyim.

DÖRT: “Augmentin” üreticisi firmanın, şuruba karışan fitalat miktarının insan sağlığı için risk oluşturan sınırların altına olmasına rağmen ilaçları toplatması ve yaptıkları açıklamalar yerindedir.

BEŞ: Sevgili meslektaşlarım, “Augmentin” i lütfen gerçek bir antibiyotik olarak kullanalım. Bunun “Agumentin” olarak kullanılmasına her zaman karşı çıkalım.

ALTI: Sevgili anne-babalar, “Agumentin” ateş düşüren, ağrı gideren, kırgınlık alan, boğaz ağrısına iyi gelen harika bir ilaç değil, sadece ve sadece yerinde uygulandığında çok değerli bir antibiyotiktir ve mutlaka doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.

YEDİ: “Biz şimdi çocuğun ateşi çıkarsa, burnu akarsa “Agumentin” de yok ne yapacağız” diye sızlanan annelere “Merak etmeyin, içinde “Agumentin” in etken maddesi olan belki 7-8 tane başka marka ilaç var” diyorum.

SEKİZ: İtiraf ediyorum: Ne zaman bir ilaç toplatılsa gizliden gizliye memnun olur, “değerli” gibi kıs kıs da gülerim. Bu, “Agumentin” kararı için de aynen geçerlidir. Mutluyum; çünkü toplatılan “Augmentin” lerin en az yüzde 80’ i “Agumentin” olarak kullanılacaktı!

KAYNAK

http://www.sabah.com.tr/Yasam/2011/09/08/surup-degil-zehir-iciriyormusuz



Bu yazı 3,533 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,709 µs