En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

Maslow, PKK Sorunu’nu çözer mi?



Kenya-Somali hattı ertesinde Türkiye’ye döner dönmez, PKK’nın Kuzey Irak ve Kandil’deki kamplarına yönelik düzenlenen hava harekâtıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’nın basına dağıttığı görüntüler karşıladı beni, kendimi ‘bir savaş ülkesine gelmiş gibi’ hissettim...
Zaten son birkaç günün medyasını tararken ‘savaş dilinin’ de ön aldığını gördüm...

***

PKK ise hedefine AK Parti’yi oturtmuş, kendi analizlerine iltifat etmeyen ‘demokrat, liberal, solcu’ aydınları da ‘AK Parti’nin’ güdümüne girmekle suçluyordu...

‘Daha şimdiden Başbakan ve çevresi, bu yazarlara gerekli yönü gösteriyor: Ordu tamam, PKK’ya karşı yola devam’ diyordu.

PKK’nın yazılı organlarının kıstası da basitti; eğer barış sürecini ‘Çukurca Baskını bitirdi’ dersen ‘hükümet yanlısı’ idin...

Yok eğer, ‘daha da önemlisi, iki yıla yakın bir süredir Kürt Özgürlük Hareketi’nin halk iradesine dayanarak Demokratik Özerkliği aşağıdan yukarıya doğru inşa etmeye başlamasıyla birlikte AKP hükümeti bu demokratik süreci yok etme kararı veriyor’ dersen ‘vicdanlı aydın’ sayılıyordun.

***

Yaklaşım, bu topraklara yabancı değildi...

Siyasetten başka bir ölçü bilmeyenler için her şeye ve herkese ‘siyaset’ yön verirdi...

Birey, özerklik, bağımsızlık gibi kavramlar boştu.

Bu topraklarda siyasete bulaşmış herkes, askeri de, sivili de, Kürdü de, Türkü de herkesi kullanabileceğine inanır.

Zaten eğer işler istendiği gibi gitmez ise askeriye, siyaset ya da PKK aynı yöntemlerde birleşiyordu...

Aydınlar ‘kendileri gibi’ olmaya devam ediyorsa, onlara karşı kullanılacak yöntem ya çürütmecilik ya sinsi bir sansür ya da tasfiye oluyordu.

‘Düşünürlerin, akademisyenlerin, yazarların, çizerlerin’ özerk ve bağımsız kimliklerine saygı göstermeyen, ‘adam kullanma’ inancındaki ‘siyaset’ anlayışının her türünün aynı derecede çirkin olduğu görülüyordu.

***

Acaba dedim, Türk’ü, Kürt’ü ile ‘siyaseti’ birinci sıraya koyanların, ABD’li psikolog Abraham Maslow’dan, Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinden habersiz olmaları yüzünden mi Türkiye’deki Kürt sorunu çözülmüyor?

Maslow’un kişilik kategorileri, kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Maslow, ihtiyaçları şu şekilde kategorize eder:

1. Fizyolojik ihtiyaçlar

2. Güvenlik ihtiyacı

3. Ait olma ve sevgi ihtiyacı

4. Saygınlık ihtiyacı

5. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı

Davranış ve düşünce biçimlere bakınca, ortalıktaki tavırları anlamak kolaylaşıyor; ikinci basamakta olanın, beşinci basamakta olanı anlaması mümkün mü?

***

Şunu da söyleyeyim, hayatı dinmeyen acılar içinde geçen Maslow’un ‘ihtiyaçlar hiyerarşisi’ Kanada’da yaşayan Yerliler üzerinde yaptığı araştırmalar sonucu.

Buradaki gözlemleri, ‘kültürel farklılıkların’ esasen yüzeysel olduğu kanaatine varmasına yol açmış...

Din, ırk, mezhep siyaseti yapma ve herkesin kullanılabileceğini düşünme noktasında yolları kesişen her ırktan siyasetçiye baktıkça, ‘Maslow yanılmış’ denebilir mi?

Aslında herkes kendinin hangi basamakta olduğuna baksa ve varlığının anlamını dürüstçe buna göre değerlendirse, ne kadar rahatlarız.

Bu içtenlikle yapıldığı an, kanlı siyasal oburluğun da çocukları öldürmekten vazgeçeceğine emin olabilirsiniz.

star

Bu yazı 775 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,314 µs