En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Yeni bir değerlendirmenin tam zamanı



Saldırılarını kent merkezlerindeki devlet binalarına yönelterek sürdürüyor PKK... Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait uçaklar da terör kamplarının bulunduğu düşünülen hedefleri günlük atış talimine tâbi tutmaya başladı. Terör ve teröre-karşı mücadelenin bildik ‘savaş’ yöntemleri devrede...

Böyle ortamlarda hep olduğu gibi zayiatlar söz konusu. Yalnızca en değerli varlıklarımız olan gençlerimizi kaybetmiyoruz; bir önemli kayıp da sağduyu... Sorunun çözümünde ‘barışçı’ yöntemlerden şaşılmamasını tavsiye edenlerin seslerini şiddetin gümbürtüsü bastırıyor: Şehit cenazelerinde atılan sloganlar arasında ‘barışçı’ tavsiyeler güme gideceği için susuyor kimileri... Bizler gibi kimileri seslerini yükseltse bile ne çare?

En büyük zayiat ise, sorun çözümünde en önemli misyonu üstlenebilecekken kendisini sorun haline dönüştüren BDP...

Demokratik sistemlerin dayanağı siyasi partilerdir. Partiler kendilerine oy veren bireyleri ve  toplumsal kesimleri temsil ederler. Parti sözcüleri konuşurken partisinin temsil ettiği çevrelerin çıkarları istikametinde geliştirilmiş bir politikayı savunduğunu varsayarız. Başarılı partiler temsil görevini iyi yerine getirenlerdir.

Yukarıdaki tanımın hiçbir özelliğine uymuyor BDP’nin seçimden buyana yaptıkları... Bazı milletvekillerinin tutukluluk halinin devamını gerekçe göstererek Meclis’ten uzak duruyor; peki, itiraz ettiği yanlışlığı sona erdirmeye yaradı mı boykotu? Hayır... Ankara yerine Diyarbakır’da yapılan grup toplantılarından bir yarar sağlayabildi mi? Hayır...

Partilerden beklenen, sistem içerisinde sonuç almak ve sistemde varolan yanlışlıkların ortadan kaldırılması için mücadele etmektir... Kendisini sistem dışında tutarak hiçbir parti sonuç alamaz; sistemin yanlışlıklarını sona erdirmeyi de başaramaz. BDP, boykotuyla, sistemi kilitlemeyi hedefliyordu herhalde, ama yaptığıyla kendisi kilitlendi.

Aşırı ve yerine getirilmesi mümkün olmayan talepler yalnız hayal kırıklığı getirmez, fazla talepkâr olanı gözden düşürdüğü gibi yeni taleplerin önünü de keser. Kendilerinin bile içinin nasıl dolacağını bilemedikleri ‘demokratik özerklik’ talebiyle ortaya atılanlar, bugün Meclis’e gelemedikleri gibi kendilerini dinleyen de yok...

Toplumun gündeminin dışında kalanların yaşaması mukadder âkıbettir BDP’nin başına gelen...

Hiç değilse yakın çevrelerinden, hak ve hukukunu savunduğunu düşündükleri kesimlerden, üzerine toz kondurmamak için ellerinden geleni yaptıkları örgütten saygı görseler... Hayır, artan PKK saldırıları onların da başlarını öne eğdirdi.

Hiç hoş değil bu durum, hiç hoş değil...

Ne ki, böyle zor durumların çıkışı kolaylaştırma gibi bir yararı da olabilir. BDP temsil ettiği bireyler ve toplumsal kesitlerin tercihleri istikametinde yeni bir pozisyon almayı becerebilirse, kısa sürede kaybettiğini daha kısa sürede telâfi edebilir. Hep konuşulan ‘Türkiye partisi’ haline dönüşmenin başlangıcı olabilir sergileyeceği silkinme...

Gözlerini açan görüyor: Türkiye’de devlet kendini yenileyerek varlığını güçlendiriyor, etkisini artırıyor. Hatalarıyla hesaplaşabilen, günün demokratik değerlerine sahip çıkan, asker-sivil ilişkilerini olması gereken düzeye oturtan bir yenilenme bu. Terörün karşısında dünden daha güçlü bir devlet var bugün...

Akıllar başlara gelmeli artık...



Bu yazı 816 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,838 µs