En Sıcak Konular

İbrahim Karagül


İbrahim Karagül
0 0 0000

İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..



Her gün yeni ölümlere uyanıyoruz. Son haftalarda terör saldırılarının sistematik denilebilecek şekilde artması nasıl açıklanabilir?

"Bıçak kemiğe dayandı" sözüne "bu bir savaş ilanı" diyen o şahıs, dünkü ölümlerden sorumlu tutulmalı. Ben vicdanen onu sorumlu tutuyorum. Savaş ilanı diyenlerle, pusu kuranlar aynı çünkü. Savaş ilanı açıklamasından hemen sonra böyle bir saldırı oluyorsa, "saldırı talimatını sen mi verdin" diye sormazlar mı adama!

Son bir ayda otuz asker ve polis şehid oldu. Anadolu köylerinden bölgeye giden çocuklar, birilerinin hesapları için kurban ediliyor. Ve onları şehid edenler, hala siyaset ve demokrasi için nutuklar atıyor. Hala Türkiye'ye demokrasi öğretme terbiyesizliğini gösteriyor. Türkiye'ye adalet getireceklerini iddia edebiliyor, mazlum rolü oynayabiliyor.

Hala bu ülkeye; insanlarına, tarihine, kültürüne, zenginliğine, ortak mirasına hakaretler ediyor, onları küçümsüyor, ezber sözler pazarlıyor, hepimize akıl vermeye çalışıyor.

Müthiş bir riyakarlık, yalancılık, iki yüzlülük sergiliyorlar. Kendilerince, gizli gündemleri için, bütün Türkiye'yi oyalıyorlar. Herkesi inandırdıklarını, kandırdıklarını sanıyorlar. Kibir ve şımarıklıkla alabildiğine kan döküyorlar.

Peki ne oluyor? Bir liste yapalım:

İran, haftalardır PKK'nın İran şubesi PJAK'a karşı operasyonlar yapıyor. Kandil'e yönelik kara operasyonu, ağır hava saldırıları ile bölgenin önemli bölümünde kontrolü ele geçirmiş görünüyor. En azından öyle söyleniyor. PJAK, başta İran'ı uyardı, PKK da "Türkiye'yi bırakır size yöneliriz" tehdidi işe yaramadı. PJAK, "İran'la savaşımız bitti" açıklaması yaptı.

İran amacına ulaşmış görünüyor. PJAK açıklamasından sonra Tahran'dan "Murat Karayılan yakalandı haberi" önce servis edildi sonra yalanlandı. Müthiş bir spekülasyon Türkiye'yi rehin aldı. "Tamam, yakalanmamış, yalanlandı" dedik ancak İran'ın Ankara Büyükelçisi'nin Başbakanlık ziyareti tartışmaları tekrar canlandırdı. "Karayılan İran'ın elinde, Türkiye'ye karşı koz olarak kullanıyor" söylentileri yayıldı.

Peki düşünelim:

PKK-İran arasında bir anlaşma olabilir mi? Tahran operasyonlar sonrasında, PJAK'ın devre dışı kalması karşılığında PKK ile yeni bir ilişki belirleyebilir mi? Karayılan yakalanmış, ardından böyle bir anlaşma yapılmış olabilir mi?

İran-PKK-Suriye arasında neler dönüyor olabilir? Özellikle bu oyunun kurucusu İran ise, Türkiye'nin Suriye politikaları mı yönetilmek istiyor?

Üç ülke, teröre karşı çok iyi ortaklık yürüttü bugüne kadar. Ama artık Suriye ile Türkiye başka cephelere doğru sürükleniyor. İran-Irak savaşı sırasında, 1980'lerde çok güçlü bir ittifak oluşturan İran ve Suriye, Türkiye'ye karşı ortak bir cephe oluşturur mu? O zaman PKK tam da yeni oyuna uygun bir rol çalabilir mi?

Olmayacak şeyler değil bunlar. "Sen Suriye'ye böyle yaparsan ben de PKK üzerinden sana bunu yaparım" restleşmesinin örneklerine geçmiş yıllarda tanık olduk. Aynı oyuna tekrar mı döneceğiz?

Türkiye hangi pazarlığa zorlanıyor? Suriye mi, PKK mı? "Suriye'ye böyle yaparsan her gün bu kadar şehid verirsin" mi deniyor?

Ya da "Suriye'yi rahat bırakırsan PKK konusunda birlikte çalışırız hatta Karayılan'ı bile sana veririz" mi deniyor? PKK liderlerini paketleme taahhüdünü daha önce ABD cephesi yapmıştı. Beceremediler. Peki İran bize paket teslim eder mi?

Suriye'yi ürkütürsek elbette hayır. O paketi bize karşı kullanır..

yenişafak

Bu yazı 864 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 20 Nisan 2012 Türk-Kürt-Sünni..
    • 30 Mart 2012 Suriye satrancı, İsrail'e askeri üs
    • 16 Şubat 2012 En tehlikeli ihtimal: Ya savaş tersine dönerse!
    • 10 Şubat 2012 Hesaplaşma: Kim kimi tasfiye edecek?
    • 2 Aralık 2011 Bitti Esad, gerçekten bitti..
    • 18 Kasım 2011 Artık, Suriye ile savaş halindeyiz!
    • 9 Eylül 2011 Evet, Tahrir'de konuş! Tarihi değiştir! De ki...
    • 18 Ağustos 2011 İran-Suriye ve PKK: O 'kart' yine masada..
    • 10 Ağustos 2011 Altı saat ne konuştular?
    • 27 Temmuz 2011 Ölüm koalisyonu Haçlı savaşçıları..
    • 22 Temmuz 2011 Avrupa Birliği parçalanıyor..
    • 29 Nisan 2011 Cuma, öfke, kan...
    • 10 Şubat 2011 Barış beklerken savaş gelmesin!
    • 31 Aralık 2010 Bir casusa bu kadar para veriliyor mu!
    • 29 Aralık 2010 İki not ve bir kirli ittifak!
    • 24 Eylül 2010 İsrail-PKK bağlantısı bu işi bozabilir mi?
    • 3 Şubat 2010 Bu toplantı hiç de hayra alamet değil!
    • 17 Aralık 2009 İran-Suudi savaşına doğru mu gidiyoruz?
    • 8 Aralık 2009 Reşadiye'den kim ne mesaj veriyor?
    • 28 Ekim 2009 Birileri tarih yapıyor, bunu kimler yazacak?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,805 µs