En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

İthal hekim tartışmaları



“İthal hekim tartışmaları” başlıklı haber Habertürk’ten. İster okuyun, ister dinleyin (1):

“Sağlık Bakanlığının doktor açığını kapatmak için ithal doktor önerisi yeniden gündemde. 100 bin kişiye sadece 150 hekim düştüğünü tespit eden Bakanlık ithal doktor arayışında. Tabipler Odası ise düzenlemeye ithal hekim emeği ucuzlatır diyerek karşı çıkıyor.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ ”Yurt dışından doktor geleceğini” söyledi. Akdağ “Kalitesiz doktor geleceği” iddialara da yanıt verdi: “Bunlar teknik sorunlar. Kaliteyi de tanımlarsınız Türkçe bilme gerekliliğini de. Yabancı doktor öyle gelir.”

İthal hekim gelsin mi?

İlk bakışta, gelininden damadına, futbolcusundan öğretim üyesine, genel müdüründen hayat kadınına, her mesleğin ithalinin bulunduğu ülkemizde ithal doktor olması hiç de yadırganacak bir durum değil gibi görünüyor ama çeşitli kesimlerin farklı görüşleri var.

Önce “ithal doktor gelsincileri” dinleyelim:

***

Vatandaş “Evet, mutlaka gelsin” diyor:

“Çünkü yaşadığım yörede doktor yok veya sayısı az. Hastamızı zor şartlarda başka şehirlere götürmek zorunda kalıyoruz. Buna hem maddi gücümüz yetmiyor, hem de acil durumlarda geç kalmış oluyoruz. Kendi şehrimizde hastaneye yatmak, ameliyat olmak bizim de hakkımız değil mi?’’

Sayın vatandaş çok haklı!

***

Türkiye’ de kaçak çalışan yabancı uyruklu doktor ‘Evet gelsin’ diyor:

“Çünkü biz zaten çalışıyoruz, ama rahat değiliz. Kanun çıksın, biz de huzur içinde görevimizi yapalım, daha yararlı olalım.’’

Sayın kaçak doktor çok haklı!

***

Türkiye’ de tıp fakültesinde okuyan yabancı uyruklu tıp fakültesi öğrencisi ‘Evet gelsin’ diyor:


’’Çünkü ben tıp fakültesini bitirdikten sonra Türkiye’ de kalmak ve burada çalışmak istiyorum. Türkçe’ yi çok güzel öğrendim. Ülkenizi de Türk kız arkadaşımı da çok seviyorum’’ diyor.

Sayın eniştemiz çok haklı!

***

Türkiye’ deki yabancı sağlık yatırımcısı ‘Evet, gelsin’ diyor:

“Çünkü sağlık çok kârlı bir sektör. Olay kaplıca turizmi boyutlarını çoktan aştı. Türkiye’ nin sağlıkta dünyaya hizmet satması için de yabancı hekim olmazsa olmaz.’’

Sayın yabancı yatırımcı çok haklı!

***

Her işimize nane olan Avrupa Birliği ‘Evet gelsin’ diyor:

“Çünkü Avrupa Birliği’ ne girmek istiyorsanız, kapılarınızı yabancı hekimlere açmak zorundasınız. Şu kadar bin kişiye bu kadar hekim düşmeli. Yoksa sizi almayız ha.’’

Sayın Avrupa Birliği çok haklı!

Şimdi de sıra ithal doktor gelmesincilerde

Muhalefet ‘Hayır gelmesin’ diyor:

“Çünkü Türkiye' ye Avrupa’ dan Amerika’ dan doktor gelmez.  Gelenler ya Türkî Cumhuriyetler, ya eski Doğu Bloğu ülkeleri ya da Arap dünyasındaki şeriat eğitimi veren üniversite mezunları olacaktır. Ülkemiz kalitesiz doktorlar cenneti olur.’’

Sayın muhalefet çok haklı!

***

Tabip OdasıHayır gelmesin’ diyor:

“Çünkü niyet Doğu ülkelerinden standardı belirsiz doktor getirmektir; bu hiçbir şeyi çözmez. Amaçları hekim enflasyonu yaratarak özel alana ucuz işgücü sağlamaktır. Büyük özveri ile okuyan, yıllarca eğitim gören benim doktorum işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalır.’’

Sayın Tabip Odası çok haklı!

***

Türk Sağlık-Sen’ ciler ‘Hayır gelmesin’ diyor:

“Vatandaş, dilimizi bilmeyen yabancı doktora derdini nasıl anlatacak. Yanında tercümanını da mı getirecekler. Türkiye'de hekim dağılımını doğru düzgün yapsınlar, sağlıkta alt yapı ve teknik yetersizlikleri düzeltsinler.’’

Sayın Türk Sağlık-Sen’ ciler çok haklı!

***

Hekim Hakları Derneği ‘Hayır gelmesin’ diyor:

Sağlık hizmetinde doktor payının yüzde 8 ya da 10’a tekabül eder; tam hizmet sunulabilmesi tıbbi araç gereç, altyapı ve yardımcı personel yeterliliğiyle sağlanabilir. Teknik imkânlar, yardımcı personel yok veya yetersizse ister yerli ister ithal doktor tek başına ne yapabilir ki”

Sayın Başkan da haklı!

Gelelim neticeye

Giderek sınırların kalktığı, küçülen bir dünyada ‘ithal hekime’ ben de hemen “Hayır” diyemiyorum ama bunun kriterlerinin çok iyi belirlenmesi gerektiğini de özellikle vurgulamak istiyorum.

BİR: Bir yabancının Türkiye’ de hekimlik yapabilmek için mutlaka bilim ve Türkçe sınavlarından geçmesi şart olmalıdır.

İKİ: Avrupa Birliği’ne girme sevdası ile yabancılara gereksiz hak ve yetkiler verilmesine karşı da, kalitesiz doktorların ülkemize doluşmasına karşı da gereken tedbirler alınmalıdır.

Peki, siz ne diyorsunuz: İthal hekim gelsin mi gelmesin mi?
           

KAYNAK

http://www.medimagazin.tv/hekimlik/tr-ithal-hekim-tartismasi-2-0-156.html

NOT:

Bilmeyenler için hemen hatırlatalım: 1928’de çıkarılan 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a göre, bir kişinin Türkiye’de hekimlik yapabilmesi için “T.C. vatandaşı olması, Türkiye’deki bir tıp fakültesinden mezun olması ve diplomasının Sağlık Bakanlığı tarafından tasdik edilmesi” gerekiyor. Başka bir deyişle, Türkiye’deki hastaların ‘yabancı bir doktor’ tarafından muayene ve tedavi edilmeleri bu kanuna göre kesin olarak yasak! Ayrıca, diş hekimliği, ebelik, hemşirelik, eczacılık yapabilmek için de Türk vatandaşı olma zorunluluğu olduğunu hatırlatalım.

Bu kanunun esas amacının, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ nin başka alanlarda olduğu gibi sağlık alanında da kendi doktoruna… kendi hemşiresine… kendi eczacısına inanmak, güvenmek olduğu kanısındayım.



Bu yazı 1,401 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,137 µs