En Sıcak Konular

Emre Aköz


Emre Aköz
0 0 0000

Kemalizm'le birlikte İslamcılık da kaybetti



Türkiye dönüşürken bazı kesimler kaybediyor, bazıları kazanıyor. Kimi çıkıyor, kimi iniyor.
Kaybedenlere bakalım: Ordunun ideoloji olan Kemalizm'i benimseyen kesimler kaybetti.
Kim bunlar? Mesela darbe heveslisi askerler, onlarla ittifak kurmuş olan sivil bürokrasi (örneğin Dışişleri Bakanlığı'ndaki monşerler, Yargı'daki otoriter devlet yanlıları), laikçi orta sınıf...
Modernliği, "görüntüde Batılı gibi olmak" diye anlayan ama iş demokrasiye geldiğinde faşist kesilenler de şapa oturdu.
O kesimleri hangi faktörler aşağıya itti? Birkaçını sayalım: Toplumda yeni orta sınıfın güçlenmesi...
Ekonomide küreselleşme... Siyasette AK Parti hâkimiyeti...

***

Son günlerdeki tartışmalar, olup bitenleri mümkün olduğunca nesnel bir gözle izleyenlerin zaten bildiği bir duruma işaret ediyor: "İslamcı" zihniyet de bu süreçte kaybediyor.
Nedir bu süreç? Kapitalizm toplumu dönüştürürken, İslamcı ütopyalar da günbatımını yaşıyor.
İslamcılık derken kastettiğim şu: Devletin gücünü kullanarak, toplumu, İslam dininin kurallarına göre şekillendirmeyi amaçlamak.
Gazeteci arkadaşlarım "Peygamberler şehri" diye anılan Urfa'dan geldi. Şaşırmışlar. "Oruç tutmayan çok insan gördük" dediler: "Sigaralarını tüttüre tüttüre otomobil ve mobilet kullanıyorlar..."
Mobilet değil ama otomobil önemli: Yeni orta sınıfın dinle ilişkisi değişiyor. Aslında "dinle ilişki" demek, "toplumla ilişki" demek.

***

Eskiden de oruç tutmayan, tutamayan birçok insan vardı. Mesela yolculuk eden bir kişi oruç tutmazdı. Ancak "seferi" olanlar, dini ilkeler izin verse de, bu gerçeği gizlemeyi tercih eder, "sanki oruçluymuş gibi" davranırlardı.
Arkadaşlarımın Urfa gözlemi bu açıdan önemli: Büyüyen kent "anonimleşmeye" yol açıyor. İnsanlar birbirini tanımıyorlar ki baskı kursunlar ya da baskıyı hissetsinler.
Kentler, tercihimiz sorulduğunda bir araya gelmek istemeyeceğimiz insanlarla birlikte yaşamaya zorunlu kılıyor bizleri.
Ülkenin dört bir yanında inşa edilen
TOKİ binalarını düşünün... İnsanlar belki de birkaç nesildir yaşadıkları mahalleleri bırakarak bu yeni apartmanlara geçti.
Kaç kişi, taşınmadan önce, yan komşusunu, üst ve alt komşularını tanıyordu?
Vardır ama pek az...
Tanımadığın bir insana kolay kolay karışamazsın ki! Yeni komşuna "Niye oruç yiyorsun" diyebilir misin? Adam belki hasta, belki gayrimüslim, belki, belki, belki... "Sana ne birader" dediğinde, çaresiz kös kös yürüyüp gideceksin...

***

Dinle ilgili popüler tartışmalara bakıyorum...
Yeni Şafak yazarı Hayrettin Karaman'ın "özel mekânlar" fikrine karşı çıkanlar bildiğimiz tipler.
Ne demişti Karaman Hoca? Hatırlayalım:
"İslam'a inanmayanlar kendi inançlarını serbestçe uygulayabilirler; ama bu uygulama Müslümanların hayat, ahlak ve dindarlıklarını, nesillerin eğitimini olumsuz etkileyecekse -İslam toplumunda- 'onların aykırı filleri için özel mekânlar ihdas edilmek gibi' tedbirlere başvurulur..." (7 Ağustos) Bence bu tartışmada asıl ilginç olan, "yakın tarihlere kadar" kamuoyunda İslamcı diye tanınan yorumculardan, Karaman'a kayda değer bir destek gelmemesi...
Niye? Çünkü Karaman, ideal bir İslam toplumunu tasavvur ederek konuşuyor.
Halbuki öyle bir toplum şu anda yok... Yakında kurulma ihtimali bir mucizenin oranı kadar.
Üstelik de öyle bir toplumun kurulmasına destek vermesi beklenenler, beş yıldızlı otellerde oruç açmayı tercih ediyor!
Bence dönemin ruhuna dokunan eylemini... "İsraf değil İnsaf" pankartı açarak...
İftarı Conrad Oteli'nin içinde değil önünde yapan Emek ve Adalet Platformu gerçekleştirdi.

sabah



Bu yazı 688 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 23 Ağustos 2012 Yeni Anteplere dikkat!
    • 28 Haziran 2012 Suriye aynı zamanda Rusya'dır!
    • 21 Haziran 2012 Bunlar bizi kandırıyor
    • 23 Mayıs 2012 Tek emperyalist ABD mi?
    • 15 Mayıs 2012 Silivri izlenimleri (1)
    • 10 Mayıs 2012 Başkanlık sistemi: Valiyi halk mı seçecek?
    • 6 Mayıs 2012 Aşk olmadan meşk olur mu?
    • 3 Mayıs 2012 Çelişik mesajlar kafa karıştırıyor
    • 27 Nisan 2012 27 Nisan'ın da hesabı sorulacak mı?
    • 24 Nisan 2012 Stalinci olmak suç mu, değil mi?
    • 3 Nisan 2012 PKK'nın vesayet aracı KCK
    • 16 Mart 2012 Aleviler neden Sivas'ı 'yaptıranları' görmek istemez?
    • 9 Mart 2012 Hani kadınları eve kapatacaklardı?
    • 22 Şubat 2012 Seçilmişler, atanmışların kulu değil... Ya seçenler?
    • 16 Şubat 2012 Krizler bitmeyecek
    • 14 Şubat 2012 O ajanlara bir de böyle bakın
    • 10 Şubat 2012 2014 kavgası
    • 8 Şubat 2012 Kemalistler ve İsrail lobisi
    • 5 Şubat 2012 Müsamere kardeşliği
    • 25 Ocak 2012 Kemalistlerin baba kompleksi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,185 µs