En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Ekonomik krizin iyi tarafları da var



Habertürk'te yayınlanan “Piyasalarda kara yaz” başlıklı haber özellikle de şu sıcak ve nemli havada insanın içini feci şekilde karartıyor ama durun acele etmeyin. Bu haberin bir de içinizde serin rüzgarlar estirecek kısmı da var.

Aslında, işsizlik ve fakirliğin arttığı, ekonomik sorunlar yaşanan dönemlerde insan sağlığının bozulması, hastalıkların ve ölümlerin artması çok akla yatkın ama her şey mantık kuralları içinde gerçekleşmiyor.

Sinirlerinize hakim olabilirseniz mesele yok!

Bilimsel verilere göre ekonomik krizler, başta depresyon ve panik atak olmak üzere ruhsal hastalıklar ve intiharların  artırması dışında insan sağlığına adeta ilaç gibi iyi geliyor.

North Carolina Üniversitesinden ekonomi profesörü Christopher J. Ruhm tarafından gerçekleştirilen ve Amerika’ da 1979-1998 yılları arasında 20 büyük eyalette kalp krizine bağlı ölümlerin makroekonomik parametrelerle ilişkisinin incelendiği araştırmada, işsizlikte yüzde bir oranında bir azalmanın kalp krizlerine bağlı ölümleri yüzde 0.75 artırdığı belirlenmiş. Bu, bir senede fazladan 3.900 kişinin ölmesi anlamına geliyor; hiç de küçümsenecek bir rakam değil. İşin ilginç tarafı, ölüm riski yaşlılardan çok, 20-44 yaşlarında olanlarda daha yüksek bulunmuş.

‘İşsizlik arttıkça, ölümler azalıyor’ diyen Ruhm’ a göre bunun iki önemli sebebi var: Birincisi, ekonomik durgunluk dönemlerinde hava kirliliği ve trafik yoğunluğunun; ikincisi ise, sigara ve alkol tüketiminin, obezitenin ve hareketsizliğin azalması.

Ekonomik durgunluğun bazı hastalıkları azalttığı sadece Amerika’ da değil, başka ülkelerde de biliniyor. Meselâ, Almanya’ da yapılan bir çalışmada da durgunluk dönemlerinde kalp krizi, zatürree, grip ve trafik kazalarının azalmış olduğu belirlenmiş.

Kara Salı da sağlık için ilaç gibi

Michigan Üniversitesi Sosyal Araştırmalar Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırmaya göre 1929’ da Amerika’ da Kara Salı olarak bilinen ve borsanın çökmesine, milyonlarca insanın işsiz kalmasına yol açan ekonomik kriz meğerse Amerika’ lıların sağlığına adeta ‘ilaç’ gibi gelmiş.

Krizin olduğu sene Amerikalılar için beklenen ortalama yaşama süresi 57.1 iken krizin düzelmeye başladığı 1932 senesinde bu sürenin 63.3’ e çıktığı belirlenmiş. Araştırmada 1921-1926 seneleri arasındaki ekonomik büyüme döneminde siyah erkeklerin ortalama yaşama sürelerinin 8.1 sene, kadınlarn ise 7.4 sene azaldığı da ortaya çıkmış.

Çocuk sağlığı da krizden olumlu etkileniyor

İşsiz kalan anne ve babaların çocukları ile daha çok bir arada olmaları ve onlarla daha çok ilgilenmeleri, çocukların ruh ve beden sağlıkları bakımından da çok olumlu. Kriz dönemlerinde çocukların hazır gıdalar ve abur-cubur yerine ev yemekleri ile beslenmeleri, daha fazla bebeğin anne sütü emmesi…sayesinde çocuklar daha sağlıklı oluyorlar.

Bizdeki durum ne?

Bildiğim kadarıyla bizde bu konuda yapılmış bir çalışma yok. Gelin bu konuda fikir yürütelim.

BİR: İşsizlik arttıkça iş ve trafik kazalarının azalması bizim için de geçerlidir. Bu konuda hiçbir şüphem yok.

İKİ: Obezitenin azalması da beklenen bir durumdur. Para kazanmayan birinin yiyeceklerinde kısıtlama yapması sürpriz değildir. Tabii ki daha az yiyecek ve eh bunun sonucunda da zayıflayacaktır. Hazır gıdalardan daha sağlıklı ev yemeklerine dönülmesi de önemli olabilir.    

ÜÇ: Hareketsizliğin azalmasının da mantıklı pek çok sebebi var. Meselâ, iş aramak için fazla efor sarfedilmesi, parası olmadığı için özel araçların daha az kullanılması, gidebilecek yerlere yürüyerek veya bisikletle gidilmesi hiç de fena şeyler değil.

DÖRT: Bizde işsizliğin artmasıyla sigara ve alkol içilmesinin azalması bir tarafa, tam tersine özellikle de ucuz sigara ve içki tüketimi de artarmış gibi geliyor bana. Buna bağlı olarak da kavgaların, cinayetlerin, intiharların artması da şaşırtıcı olmaz.

Gelelim neticeye

Bugüne kadar yapılan araştırmalarda hiç dikkate alınmayan bence hepsinden de önemli olan bir faktör var. O da, işsizliğin arttığı dönemlerde insanların ister istemez doktor ve hastanelerden uzak kalmaları’ ve böylece de hem tıbbi yanlışların, hem tedavilere bağlı komplikasyonların azalması!

Ne dersiniz, haksız mıyım?


Bu yazı 705 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,909 µs