En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Taraftarlık, partizanlık, militanlık



Çevrelerine sarı-lacivert renklerin hakim olduğu taraftarlar durumdan rahatsızlar. Hatta bir kısmı takımlarına destek verir gibi kulüp başkanlarına destek veriyorlar.


Gönül verdikleri renkler ve belki de kazandıkları şampiyonluklar, daha önemlisi şanları-şöhretleri tehlikede. Savcılığın yürüttüğü soruşturmanın, tutuklamaların gerekçesi olan iddiaların doğru olması onlar için imkânsız. En hızlıları, doğru olsa bile kulüp yöneticilerinin dokunulmaz olduğuna inanıyor.

Ergenekon davası, çok sayıda tutuklu muvazzaf subay ve generalle devam ediyor. Üzerinde hâkî renk üniforma olanların bir kısmı görevi başındaki orgenerallerin cezaevinde olmasını hazmedemiyor. Dışarıda ordunun itibarının bu dava ile sarsılmasını istemeyenler de onlara destek veriyor. Ordu bu hale gelirse laik-cumhuriyeti kim koruyacak? Hem bir miktar kanun dışına çıkılmışsa ne olmuş? Amaç devletin ve rejimin korunması değil mi?

Deniz Feneri soruşturmasında devam eden gözaltıların da rahatsız ettiği bir kesim olmalı. 'Türkiye'de işler böyle olur, kimse cebine bir şey atmıyor ki!' diye savunmaya geçenler var. CHP'liler yemin krizini hukuka karşı kendi partilerinin giriştiği bir hilenin eseri değil, sadece AK Parti komplosu olarak görüyor.

PKK'nın işlediği cinayetlerin, Kürtlerin hakkını ve hukukunu koruma amacı taşıdığını düşünenler var. Şiddet göstererek, kan dökerek hayat sürmek onlar için yegane var olma biçimi. Hukuk mu? O sadece güçlülerin işine yarıyor.

Artık böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Türkiye'nin her köşe bucağına hukuk egemen oluyor. Kimsenin suç işleme ayrıcalığı bulunmadığını, hiç kimsenin dokunulmaz olmadığını savcılar ve yargıçlar hepimize tane tane anlatıyor.

Taraftarlar, partizanlar ve militanlar kendilerini aşan ve herkesi kapsayan genel doğrular olduğunu fark ediyor. Eşitsiz, adaletsiz ve hukuksuz bir dünyada bağlandığı renklerin, parti amblemlerinin veya örgütlerin gölgesine sığınıp emniyet arayanlar üstlerindeki çatının çöküp parça parça dökülmesini izliyor. Taraftarlığı, partizanlığı, militanlığı var eden sebepleri hukuk egemenliğini tesis ederek ortadan kaldırıyor. Adaletin vasî gölgesinde herkes kendisine bir yer buluyor.

Sandıktan çıkan uzun süreli bir demokratik iktidarın sağladığı istikrar içinde yargı kendi işini hakkıyla ve engel tanımadan görmeye başlayınca Türkiye'nin kimyası değişmeye başladı. Birdenbire her sorun kolaylıkla çözülür hale geldi. Yemin krizi şaşırtıcı bir hızla çözülüyor. Çünkü dışarıda bekleyen adaletin herkes farkında. Kürt sorunu birdenbire üstelik de kolayca çözülecek gibi duruyor. Ne PKK, ne de devlet içindeki çeteler hukuk düzeninin ürettiği adalete rakip olamıyor. Herkes aradığını artık bu adaletin içinde bulacak.

Türkiye'de sessiz sedasız ve aniden bir devrim yaşandı. Bir adalet devrimi. Artık biliyoruz ki kimsenin dokunulmazlığı, suç işleme ayrıcalığı yok. Öyleyse kimsenin kendini sağlama almak için güçlülerin ve dokunulmazların yanında yer edinmeye ihtiyacı kalmadı. Üstelik orada edinilecek yerin kimseye faydası da yok.

Bir toplumu dengede tutan, sağlıklı bir şekilde hayatiyetini sürdürmesini mümkün kılan temel direk adalete olan inançtır. Darbeler, karteller, örgütler, baronlar derken toplum adalet duygusunu yitirmişti. Şimdi bu duygu topluma yeniden egemen oluyor. Körü körüne taraftarlığın, mantık dışı partizanlığın ve ölümüne yapılan militanlığın anlamı kalmıyor. Çünkü herkes hakkını bu hukuk düzeni içinde arayacağına ve bulacağına inanmaya başlıyor.

Süren soruşturmaların, devam eden kovuşturmaların üstünde görülen bir güç var; karşımızda hukuku icra eden bir yargı düzeni duruyor. Herkese dokunuyor. En yükseklere tırmanıyor. Sınır tanımıyor.

Bu ülkede ekmekten, sudan, havadan daha değerli olan bir sermaye giderek büyüyor: Birbirimize ve ülkemize duyduğumuz güven. Geriye taraftarlığın, partizanlığın ve militanlığın gözlüklerini çıkartıp etrafa bu güven ile bakmak kalıyor.

zaman



Bu yazı 677 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,526 µs