En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

CHP'nin intihar girişimi



Meclis'teki yemin törenine giderken en azından "Yeni CHP"nin değişim ruhuna uygun sivil bir tavır ortaya koyacağı beklentisi içindeydim. Törenin başlamasına birkaç saat kala Meclis kulisinde CHP'nin tavrına ilişkin ilk ipuçları gelince şaşırdım. "CHP Meclis'e girecek ama yemin etmeyecekti."
Bu tavır ne CHP'nin kurucu parti geleneğiyle, ne pek uymadığı sosyal demokrat kimliğiyle ne de sivil siyasetle bağdaşıyordu. Peki, CHP böylesine ters bir tavrı nasıl savunuyordu?
Gün boyu Meclis kulislerinde bu sorunun cevabını aradım. Çok sayıda CHP milletvekili ve yöneticisiyle görüştüm. İlk karşılaştığım isim CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sencer Ayata'ydı. Sencer hocaya bu siyasi tavrın toplumda bir karşılığı olup olmadığını sordum.Cevabı kısaydı:" Bir siyasi krizi çözmek için gidilebilecek son nokta nedir? Seçmen iradesi... Biz o iradenin engellenmesine karşı çıkıyoruz."
Sivil iradenin yansıdığı ve çözüme dönüştüğü mekânın Meclis olduğunu belirtip ekledim:"Siz de bu zemini çalışmaz hale getirip, toplumu şoke ettiniz. Bu size ve Türkiye'ye ne kazandıracak?"
Prof. Ayata bu soruya da kısa bir cevap verdi: "Biz seçmenden oy aldık, bu sorumluluğu yerine getirmemek olmaz."
Aslında bu "Yeni CHP" yönetiminin "resmi görüşü"nü yansıtıyordu. O görüşmeden sonra hangi CHP yöneticisi ve milletvekiliyle görüşsem ilk sözleri hep aynı oldu. Ancak, sohbet biraz ilerleyince iş değişti.
Çok sayıda CHP'li ilk önce "resmi görüşü" açıklıyor, sonra da sessiz biçimde kulağıma eğilerek şöyle diyordu: "Doğrusu hiç iyi olmadı. Yemin etmemek doğru değil. CHP bir kitle partisidir. Çözüm üretilecekse burada üretilir. Ama ne yaparsın partide ayrılık olmasın diye sesimizi çıkartmıyoruz."
Bu çift kişilikli yapı son yılların CHP'sinin hâlâ değişmediğini gösteriyor. Deniz Baykal'ın CHP'si hep böyleydi. Kimse kendisi değildi. Bir ara CHP kulisinde Hurşit Güneş, Aydın Ayaydın ve İstanbul Cumhuriyet savcılığı da yapan Ercan Cengiz'le konuşuyoruz. Eski bir yargı mensubu yeni milletvekili Cengiz şöyle diyordu:
"Yargıçların verdiği kararı doğru bulmuyorum. Ama artık o nokta aşıldı ve sorun Meclis'in gündemine geldi. Biz AKP bir adım atsın diyoruz ama doğrusu çözüm önerisini bizim getirmemizdir."
Araya girip, "Sadece bunu söyleseniz Türkiye rahatlar. Peki, neden bunu söylemiyorsunuz?" diye sorunca savcının yüzünde soru işareti beliriyor.
Gördüğünüz gibi CHP'lilerin de içine pek sindiremediği bir protesto bu... Bu protesto ile CHP bir kez daha Türkiye toplumu karşısında derin bir sınav veriyor. Ergenekon sanıklarını aday yaparak girdiği çıkmazı, Meclis'i protesto ederek daha da derinleştiriyor. Böylece sadece toplumun oy vermeyen kesimlerini değil, kendisine oy verenleri de derin hayal kırıklığına sürüklüyor.
Şimdi gelelim asıl soruya: CHP bunu neden yapıyor?
Kimi Ergenekon'la ilişkilere, kimi siyaset tecrübesizliğine, kimi geleneksel kaos yaratma alışkanlığına bağlıyor ama soldan bakan bir CHP'linin söyledikleri ilginçti:
"Bu sosyal demokrat, sivil siyaset yapan CHP'nin değil, sola öykünen bir CHP'nin eylemidir. Belki de CHP'nin statükocudevletçi genetiği ancak böyle bozulur."
CHP içeriden böyle görünüyor. Peki ya dışarıdan?
Parlamenterler Birliği Başkan eski Anavatan milletvekili Hasan Korkmazcan'la kısa bir sohbet yapıyoruz. Korkmazcan parti adı anmadan şu tespiti yapıyor. "Meclis tarihini iyi bilmek gerekiyor. Bu Meclis kendiliğinden toplanan bir Meclis. Kimsenin toplanın demesi gerekmiyor. Bu Meclis'in bu özelliğine gölge düşürmemek lazım."
CHP'lilerin Meclis'te yemin etmek için Başbakan Erdoğan'dan, iki Ergenekon sanığını kurtarması için ilk adımı atmasını beklemeleri bu açıdan herkesi şaşırtıyor.AK Parti'nin güçlü isimlerinden eski bir bakan şöyle diyor: "CHP'liler, bu yaklaşımlarıyla Başbakan'dan açıkça yargıya müdahale etmesini istiyor. Bu Padişah gibi görmektir. Bu tam bir paradoks. Ya siyaset bilmiyorlar, ya da kötü niyetle yapıyorlar. Çünkü daha önce sivil diktaya gidiyor diye bir kısım medyayla el ele verip ortalığı az karıştırmadılar. Şimdi o yetkiyi kullanmasını istiyorlar."
CHP Meclis zemininde çözülebilecek bir sorunu Türkiye krizine dönüştürerek, ciddi bir risk altına girdi. Bakalım buradan dönüş için akıllı bir formül bulabilecekler mi?


sabah



Bu yazı 724 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,292 µs