En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Cin şişeden çıkmıştır



Cin şişeden çıkmıştır artık

Ünlü sinema oyuncusu Angelina Jolie'nin 'BM iyiniyet elçisi' sıfatıyla Suriye'den ülkemize kaçanları yerinde görmek üzere ülkemize gelmesi, hiç kuşkusuz, dikkatleri kapı komşumuzda yaşananlara çevirecektir.

Bir süreden beri yalnızca işin 'göçmenler' boyutuyla ilgilenip derinde yatan köklerine fazlaca değinilmeden geçiştirilen konular, bu vesileyle, ister istemez yüze vuracak...

'Arap baharı' diye de anılan bölgemizdeki halk hareketlenmesi şişenin içinde duran cini dışarıya çıkardı. Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olamaz bu bölgede... Etkilenmediği sanılan ülkeler bir süre sonra hareketlenecek, yatıştığına inanılan yerlerde de hareketlilik yeniden patlak verecektir.

Bölgenin alacağı nihai biçimin nasıl olacağı Suriye'nin alacağı biçimle birebir ilgili... Bu belirleyicilik Suriye bölgenin diğer ülkelerinden daha önemli, daha zengin, daha kalabalık, daha homojen olduğu için değildir; tek sebep Suriye'nin Türkiye ile sınırdaş olmasıdır... Türkiye ile sınırdaş olan Suriye nasıl bir yönetim biçimine kavuşacaksa, bölgedeki diğer ülkeler de, kendilerine ait özellikleri elbette koruyarak, Şam'daki yönetime benzeyen bir sisteme sahip olacaktır...

Türkiye çok geniş bir coğrafya için 'örnek' teşkil ederken, Suriye de Arap ülkeleri arasında 'örnek' ülke haline dönüşecektir.

"Olacaktır", "Dönüşecektir" fiilleri ile biten cümleleri "Olmalıdır", "Dönüşmelidir" diye de okuyabilirsiniz, "Olabilir" ve "Dönüşebilir" diye de...

Sonuç önemli: Suriye yeni bir yönetim biçimine kavuşmak zorunda.

Ankara uzun bir süre bu geçişi, barışçı yöntemlere uyum sağlamaya müsait gördüğü Beşşar Esad ile birlikte gerçekleştirmeye çalıştı. Geçtiğimiz son üç yıl bir tür uygulamalı demokrasi dersi gibiydi Türkiye-Suriye ilişkileri...

Zordu yapılmak istenen, ancak imkânsız değildi; yine de olmadı, olamadı...

Şam'da kırk yıl önce kurulan 'Baas Partisi-asker ortaklığı'na dayalı rejim hâlâ hüküm sürüyor. Rejimi demokratikleştirebilir ve farklılaştırabilirdi Beşşar Esad; eliyle dönüştürdüğü rejimin cilvesi olarak iktidarı halka teslim etmeyi de göze alabilseydi... O bunu göze alamayınca, 'Baas-asker ortaklığı', tek çıkış yolunu ona gösterdi: Sindirme, bastırma, gerektiğinde işkence ve kıyım...

Bunlar Suriye'yi kırk yıldır yönetenlerin en iyi bildiği yöntemlerdir...

Ankara uyumlu kişiliğinden hareketle Beşşar Esad'ın ikna edilebileceğine hâlâ inanıyor; ya da inanmış görünüyor. Suriye'de ilk hareketlenme başladığında, Beşşar Esad, bir-iki jest ve basit düzeltmelerle, varolan düzeni koruyabileceğini sandı, bu yüzden uyumlu davranacağı görüntüsünü verdi; kabaran dalganın varlıklarını tehdit ettiğini gören ardındaki 'Baas-asker ortaklığı' ise onu kolayca caydırdı.

O gün bugündür kan dökülüyor Suriye'de, fırsat bulanlar Türkiye'ye kaçıyor...

Esnaflar dükkânda bulunan en güzel, en parlak, en cazip malla süsler vitrinini; Beşşar Esad da Suriye rejimi için oydu: 'Vitrin süsü'... Kavga-gürültü böyle devam eder, Esad gelişmeleri kontrol edemez hale gelirse, ortaklar, güzel, parlak ve cazip olmayan başka birini vitrine koyacaktır.

Suriye'de olan-bitene kayıtsız kalamayız.



Bu yazı 534 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,995 µs