En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

BDP Kemalist bir partidir



Şaşırmıyoruz... Gülten Kışanak’la eski BDP Elazığ İl Başkanı arasında geçen “Burada MHP’yi destekleyelim, AKP 5-0 yapmasın” geyiği şaşırtmıyor bizi...

Ama incitiyor...

Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ın, “MHP’nin baraj altında kalması bizi kaygılandırmaktadır” açıklamasına şaşırmıyoruz...

Ama kaygılanıyoruz.

BDP’nin hanımefendi milletvekili Aysel Tuğluk’un, “400 milletvekiliyle de gelseler, bu anayasayı yaptırmayacağız onlara” beyanatına şaşırmıyoruz...

Ama hayıflanıyoruz.

Yine Gülten Kışanak’ın, “Kürt sorununa yaklaşım konusunda Sayın Devlet Bahçeli’yi Başbakan’dan daha samimi buluyorum” sözlerine şaşırmıyoruz...

Ama üzülüyoruz.

Hasip Kaplan’ların, Mahmut Alınak’ların, şunların bunların, Kemalist retorikle çağdaşlıktan, ilericilikten, aydınlanma felsefesinin faziletlerinden söz etmeleri şaşırtmıyor bizi... Şaşırtmamalı.

Böyledir zaten.

Kürt siyasetinin “temsilcisi” olduğunu ileri sürenler, “Kürt solu” içinden çıkmışlardır.

Kürt solu da, “Türk sol hareketinin” bir cüzü, bir uzantısı, yedekte tutulan bir parçasıdır.

Sol, Türkiye’de, “emek” telakkisi üzerinden yükselmedi, resmi ideolojinin açtığı alanda kendini var etti.

Dolayısıyla, resmi ideolojinin çekim alanından kurtulamadı.

Resmi ideolojiyle (yani Cumhuriyet’in değerleriyle) meselesi de, kardeşler arasındaki bir meseleydi, bir “yer kapma savaşı”ydı.

Yani, kopuşlar ve karşıtlıklar konjonktürel zaruretlerden kaynaklanıyordu, asla “radikal bir kopuşa” işaret etmiyordu.

Bir yönüyle de İttihat ve Terakki’den neşet etmiş Türk solu ilerlemecidir, şeklen batıcıdır, devrimcidir, laiktir, pozitivisttir...

Hatta Kemalist’tir.

Türk solunun bir cüzü olan Kürt solu da ilerlemeci, batıcı, laik ve pozitivist nitelikleriyle ortaya çıkacaktı... Ve öyle oldu.

BDP’ye bakıyoruz, Türk solunun bütün hastalıklarını tevarüs etmiş görüyoruz.

Dilleri, jargonları, tavır alışları laik Türk seçkinlerinden farklı değil.

Bölge, “geri bir bölge” onlara göre...

Bu “geriliğe” neden, feodal unsurların temizlenememiş olması.

Dolayısıyla, Kemalizm’in Türkiye’nin batısında yaptıklarını, Türkiye’nin doğusunda da yapmak ve “dinci-gelenekselci” anlayışlarla mücadele etmek iktiza...

Kendince “Kürt açılımı” yapan; Kürt Enstitüleri kuran, Kürtçe televizyonu başlatan, OHAL’i kaldıran, Kürtçe yayıncılığı “yasak” kapsamından çıkaran, resmi asimilasyon politikalarına son veren AK Parti hükümeti de, yine BDP’lilere göre bu dinci-gelenekselci anlayışın bir ürünü ve uzantısı.

Bazıları, “Nasıl oluyor da, bölgede bir tek milletvekili bile çıkaramayan CHP ve MHP, BDP’yle ittifak görüntüsü veriyor? Bunlar düşman yapılar değil miydi?” diye şaşırıyor ya...

Şaşırmayalım...

Bölgede, resmi bünyeden çıkmış “sol”un, kendisine “sol” süsü veren birtakım “Stalinist” yapıların tahakkümü var.

Ki, Batı’daki türdeşleri gibi laik, pozitivist ve Kemalist özellikler gösteriyorlar.

Bu ittifak resmini 12 Eylül referandumunda da görmüştük.

Bütün çaba, Türkiye’yi demokratikleştirecek “sivil anayasa”yı engellemek...

Şaşırmıyoruz ama “eşit yurttaşlığın” gereğine inanmış Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak inciniyoruz.



Bu yazı 634 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,850 µs