En Sıcak Konular

Taha Akyol


Taha Akyol
0 0 0000

Kürt meselesi nereye?



ARKADAŞIMIZ Aslı Aydıntaşbaş’a Ahmet Türk’ün söylediklerinden bir cümle diğer hepsinden önemli. Ilımlı bilinen Ahmet Türk’ün niye sert konuşmalar yaptığını soran Aslı’ya Ahmet Türk diyor ki:
- Geçmişte hep dengeli konuştum. Ama yararı olmadığını gördüm...
Bu sözler, BDP hareketinde artık kimsenin “dengeli” konuşmaya özen göstermediğinin beyanıdır.
Aslında yeni de değil, Ahmet Türk, 2003’te de “AB ölçüleri, Kürtleri tatmin etmez” diyerek, amaçlarının demokrasi değil Kürt milliyetçiliği olduğunu ima etmişti.
‘Ilımlı’ bilinen Aysel Tuğluk da demokratik özgürlüklerin yeterli olmadığını, Kürtlerin “statü” istediğini söyledi.
Besbelli ki, Türkiye’de demokrasi gelişirken Kürt milliyetçiliği radikalleşiyor! Ahmet Türk de dilini buna uyarlamıştır. Yoksa, ılımlı dilin bir işe yaramamasından değil...

‘Gecikmiş milliyetçilik’
Türkiye Kürt meselesinde önemli açılımlar yapmıştır, bunu kimse inkar edemez. Evvela konuşulmadık konu kalmamıştır. Ahmet Türk’ün söylemek isteyip de yasak olduğu için söyleyemediği bir şey var mı? Kürtçe’nin konuşulması konusundaki yasaklar kalkmıştır. Devlet Öcalan’la “müzakere” etmektedir vb...
Daha yapılması gerekenler diye, siyasi görüşünüze göre çok uzun, uzun veya kısa bir liste çıkarabilirsiniz. Ama demokrasinin geliştiği inkar edilemez..
Mesele de burada zaten: Demokrasinin gelişmesi Kürt hareketini ılımlılığa, demokratik söylem ve metodlara yöneltmemiştir.
Aksine, Kürt milliyetçiliği daha maksimalist ve daha keskin hale gelmiştir.
Zira amacı demokrasi değildir; demokrasi içinde demokratik metodlarla çözüm aramak değildir. 19. yüzyıldaki Balkan milliyetçilikleri gibi, “gecikmiş milliyetçilik”lerde görülen şiddet ve  maksimalizm 20. yüzyılın sonunda Kürt milliyetçiliğinin de özelliği haline gelmiştir.
Balkanlar’da “Büyük Sırbistan, Büyük Yunanistan, Büyük Bulgaristan, Büyük Arnavutluk” gibi ateşli etnik fanatizmler yüzünden büyük facialar yaşanmıştı...

Çözüm ılımlı tavırlarda!
Kürt hareketinde ‘gayri resmi’ olarak basılan, dağıtılan Kürdistan haritalarının da böyle uçsuz bucaksız sınırları var!
“Demokratik özerklik, demokratik konfederalizm” kavramları, bireysel ve kültürel özgürlük değil, coğrafi mekân temelli kavramlardır. Nasıldır o coğrafya?! Hangi iller var içinde?! O iller etnik olarak homojen mi?! Kürtlerin tamamı aynı görüşte mi?!
Coğrafya tanımlı çözüm projelerinin büyük kitlevi çatışmalara, milyonların karşılıklı göç hareketlerine yol açtığını tarih göstermiyor mu?!
Bunları çözüm sanarak böyle bir felaketin dehlizine sürüklenme tehlikesi hepimizin önünde duruyor!
Şunu da bilelim: Kürt milliyetçiliği artık sosyo-politik bir harekettir, halk tabanı vardır. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Liberal özerklik mi olur, ‘demokratik özerklik’ denilen totaliter model mi olur, ayrılık mı olur?.. Kâhin değilim, bilemem.
Bir bildiğim var ki, ılımlı tavırların yerini çılgınlıklar alır ve mesele coğrafya faktörüne düğümlenirse fekalet olur herkes için.
Ahmet Türk falan çok önemli değil. Asıl Öcalan düşünmeli bu korkunç felaket ihtimalini... Madem görüşüyorlar, devlet de Öcalan da çözümü ‘mümkün’lerde, ‘ılımlı’ fikirlerde aramalı, kitlevi felaketleri tetikleyecek tavırlardan sakınmalıdırlar...

milliyet



Bu yazı 576 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 7 Kasım 2011 KCK ve hukuk
    • 30 Temmuz 2011 Afrika kampanyası
    • 29 Temmuz 2011 Stalinist milliyetçilik!
    • 22 Temmuz 2011 AKP’li bakan İnönü’yü övüyor
    • 20 Temmuz 2011 ‘Makas açılıyor’
    • 18 Temmuz 2011 Totalitarizmi eleştirmek
    • 12 Temmuz 2011 Anayasa da böyle yapılır
    • 7 Temmuz 2011 ‘Usta’ kabine
    • 1 Temmuz 2011 CHP Meclis’e
    • 27 Haziran 2011 Anayasa yapmak
    • 7 Haziran 2011 AKP, CHP, MHP uzlaşır mı?
    • 30 Mayıs 2011 Kürt meselesi nereye?
    • 27 Mayıs 2011 Hukuk ve yargı açısından 27 Mayıs
    • 26 Mayıs 2011 Proje savaşı
    • 19 Mayıs 2011 Ergenekon ve PKK
    • 12 Mayıs 2011 Demirel ve CHP
    • 11 Mayıs 2011 MHP
    • 18 Nisan 2011 2023 Vizyonu
    • 2 Nisan 2011 ‘Bizden yana adalet!’
    • 25 Mart 2011 Türkiye’nin rolü?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,001 µs