En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

MHP'nin meclis dışı kalması kime yarar?



Türkiye'nin kader seçiminin en tartışmalı partisi hiç kuşkusuz MHP... MHP şu sıralarda siyaseten zor günler yaşıyor.
Bunun tek nedeni sadece sanal korsanların avı haline gelmesi değil, MHP'yi yüzde 10 civarına getiren asıl neden bugünkü MHP siyaseti... Kendisini besleyen "muhafazakâr-milliyetçi" tabanla ilişkisi uzun süredir problemliydi MHP'nin...
Bir önceki seçimlerde bunun ipuçları ortaya çıkmıştı. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinde ise kıyılara ve kent merkezlerine çekilen bir MHP gördük.
12 Eylül referandumuyla bu durum daha bir netleşti ve MHP'nin olası bir seçimde sınırda kalacağı yazılıp çizildi.
Çünkü Bahçeli yönetiminin izlediği politika, MHP tabanını da yol ayrımına getirmişti.
Muhafazakâr kitle yüzünü AK Parti'ye dönerken, özellikle kıyılar ve kent merkezlerinde yoğunlaşan milliyetçi- ulusalcı kitle CHP'ye yöneldi.
Kısaca MHP izlediği politikayla iki arada bir derede kalarak, kendisini riske soktu.
Şimdi birileri sanal korsanlar yoluyla bu riski derinleştirmek istiyor.
Herkesin merak ettiği de bu "birileri"nin kim olduğu... MHP yönetimi AK Parti'yi ve "Okyanus ötesi" diyerek Gülen Hareketi'ni suçluyor ama ipuçları tıpkı CHP'de olduğu gibi MHP çevresini işaret ediyor.
Aslında Bahçeli'ye yönelik operasyon yeni de değil. Daha Ergenekon dava süreci başlamadan o çevrede Baykal ve Bahçeli'nin gönderilmesini isteyenlerin notları şimdiki dava dosyasında yer alıyor. Yani MHP'ye yönelik girişimlerin arkasında birbirinden farklı güçler olduğu çok açık. MHP'nin baraj altında kalmasını isteyen siyasilerle, MHP yönetiminin gitmesini isteyen güçler aynı olmayabilir.
Bu nedenle MHP'nin baraj altında kalması AK Parti'ye yarar fikrinden yola çıkıp, hedef göstermek yanıltıcı.
Çünkü MHP'nin oy aldığı bölgeler dikkate alındığında MHP'nin baraj altında kalması durumu AK Parti'den çok CHP'nin işine yarar. Özellikle MHP'nin güçlü olduğu kıyılar ve kent merkezlerinde bunu görmek mümkün. Buralarda ilginçtir CHP daha önde görünüyor. Ayrıca MHP'nin baraj riski büyük kent merkezlerinde CHP'ye yönelmeyi sağlayacaktır.
Kısaca baraj altında kalan bir MHP'nin yüzde 10- 12 arasında alacağı oyla, çıkarabileceği 45-50 arası milletvekilinin çoğunluğu CHP'ye gideceği gibi, oy kaymasından da en büyük payı CHP alacak.
Bu gerçek ne CHP'yi ne de başka bir partiyi olası şüpheli yapmaz.

Hangi siyasetçinin üslubu beğeniliyor?
Önceki gün konuştuğum genç bir siyasetçi şöyle diyordu:
"Siyaset arenası mayınlı arazi gibi... Ne zaman, nerede, neyin, nasıl patlayacağını bilemiyorsun."
Aslında son yıllarda ilk kez projeler ve önerilerin öne çıktığı bir seçim süreci görecektik.
Ama olmadı, devreye kaset savaşları girince gerilim arttı.
Ve ister istemez Başbakan Erdoğan'ın Kanalİstanbul projesi, Kılıçdaroğlu'nun sağlık sigortası, BDP'nin bağımsız adaylarının özgürlük talepleri biraz geri plana itildi.
İşin doğrusu seçim süreçlerinin doğasında "biraz gerilim" var. Siyaset bazen bu gerilimden beslenerek reyting yapmak ister. Geçmiş seçimler de çok farklı değildi. Hepsinde belli bir düzeyde gerilim vardı. Şimdi buna çirkin kaset savaşları eklendi.
Peki, seçmen bu duruma ne diyor?
Doğrusu seçmenin büyük çoğunluğu yükselen siyasi gerilimden hoşnut değil. Metropoll Araştırma Şirketi'nin son kamuoyu yoklaması da bunu doğruluyor.
Araştırmada katılımcılara sorulan "Sizce Türkiye'de Siyasetçilerin Bir Üslup Sorunu Var mıdır?" sorusuna verilen cevaplar şöyle:
Evet: 78.9, Hayır: 15.9, Fikrim yok: 4.9
Sokaktaki insan siyasi üslupları sorunlu buluyor ama faturayı da ağırlıkla muhalefete kesiyor. Başbakan Erdoğan'ın üslubunu beğenenlerin oranı yüzde 52.7 iken, Kılıçdaroğlu'nunki yüzde 25.1, Bahçeli'nin beğenilme oranı ise yüzde 22.7...

sabah



Bu yazı 677 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,411 µs