En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Gül ve Erdoğan kavga etmez



Batı basını Türkiye’ye yönelik analizlerini zaman zaman Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasında doğması muhtemel bir kavgaya dayandırıyor.
İkisi de önemli siyasi figür.

Yetişme tarzları, hayat tecrübeleri, siyasi geçmişleri birbirinden çok farklı.

Abdullah Gül, üniversite deneyiminin ardından uzun yıllar yurtdışında yaşamış, farklı kültürleri tanıma fırsatı bulmuş, Avrupa Parlamentosu’nda siyaset yapmış bir isim.

Tayyip Erdoğan ise 18 yaşından beri parti teşkilatları, yerel yönetimlerde pişmiş çekirdekten bir siyasetçi.

Zaman zaman temel konularda dahi görüş farklılıkları olması kaçınılmaz.

İnsanın olduğu her yerde farklılık olacaktır, hayatın kaçınılmaz bir gerçeğidir bu.

Ancak bu ikili sözkonusu olduğunda kavga gündeme gelmez, gelemez.

Görüş farklılıkları ne kadar büyük olursa olsun, Gül-Erdoğan ikilisini tanıyan herkesin üzerinde uzlaşacağı bir tespittir bence bu.

Çünkü onlar temel hedefi gözeten siyasetçiler.

Türkiye’yi daha refah, daha demokratik, daha hukuka saygılı bir ülke haline getirme çabası içinde olduklarına inanan siyasetçiler.

Kendi aralarındaki görüş farklarının bu temel hedefi gölgelemesine kesinlikle izin vermezler.

Türkiye içindeki birçok merkez de bu iki isim arasında bir çatışma çıkmasını uzun zamandır umutla bekledi, hatta teşvik etti.

Onların geçmişlerini, hayata ve siyasete bakışlarını bilmedikleri için yaptılar bunu ve beklentileri hep boş çıktı.

Bundan sonra da böyle çıkacağını bilmeleri, Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin analiz ve yorumlarını bu gerçeğe göre yapmaları doğru olur.

Kavga bekleyenler, çok bekler.

 

Anayasa ve insan

Abant Platformu’nun düzenlediği “Yeni Anayasa, Yeni Düzen” konulu çalıştay bugün noktalanıyor.

Sonuç belgesi öğlen saatlerinde yayınlanacak.

Katılımcıların hepsi yeni bir anayasanın kaçınılmaz olduğunda hemfikir.

Ancak yeni bir anayasanın tek başına bütün sorunları çözmeyeceği kesin.

Kimi katılımcıların da vurguladığı gibi, sonuçta bu anayasayı da bugünkü kadrolar uygulayacak.

Herhangi bir Batı ülkesinde bugünkü anayasanın daha hukuka saygılı biçimde uygulanma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getirdi kimi konuşmacılar.

O nedenle anayasadan vesayetçi kurumların etkisinin kırılmasını yetmeyeceğini, vesayet kültürünün yıkılması gerektiğini vurguladılar.

Bu önemli bir husus ve bence yeni bir Türkiye’nin askeri eğitim sisteminden başlanması gerekiyor.

Silahlı Kuvvetler, bu ülkenin çocuklarını küçük yaşta alıp bir çeşit devşirme sistemiyle içinden çıktıkları topluma düşman olarak yetiştiriyor.

O çocuklara siyaset ve sivil toplum kurumlarının kötülüğü, askerin vatana sahip çıkma görevi öğretiliyor.

Sivillerin yeralmadığı bir süreç bu.

Bu tablo değişmezse, vesayet sistemi kendini yeniden üretmeye devam edecek.
 

Ana haberler

Müzik efektinden kurtulan ana haberler biraz daha izlenir hale geldi.

Artık film izler gibi olup biten hakkında fikir sahibi olma çabasından kurtuldu insanlar.

Ama içerik ve aynı sahnelerin tekrarı hastalığı bitmedi.

Geçenlerde İstanbul Üniversitesi’nde meydana gelen ve incir çekirdeğini doldurmayacak bir gerilimin dakikalarca tekrarlanmasını izledim mesela.

Normal koşullarda yerel haber diliminde bile yayınlanmayacak çaptaki olaylar böyle şişirilince gerçek haberlere yer kalmıyor ne yazık ki.

star



Bu yazı 637 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,077 µs