En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Başkanlık sistemi tartışmaları (III): Siyasal sistem analizi



Siyasal sistemleri düzenlerken gözettiğimiz pek çok esas var: Eşit ve özgür bir topluma hizmet etmesi, adil olması, yönetim işlerini etkili ve sağlıklı bir şekilde yürütmesi, suistimallerin önlenmesi ve bir krizle karşılaştığımız zaman çözüm yeteneğinin bulunması gibi.


Demokratik siyasî sistemleri alternatifsiz kılan asıl sebep ise denetim araçlarına sahip olması ve hataları düzeltme imkânının bulunması. Tarihin bize öğrettiğine göre çözümü öncelikli olan en temel siyasî sorun, iktidarın kötüye kullanılmasının engellenmesidir. Bu yüzden siyasî sistemler tasarlanırken, gücün istismarını önleyecek mekanizmalar oluşturulur. Devletin sahip olduğu egemenlik gücünün yürütme, yasama ve yargı diye üçe taksim edilmesi ve bu üç gücün aralarında dengeler ve frenler oluşturulmasının sebebi budur. Bu üç gücün -yargı her durumda bağımsız olduğu için gerçekte sadece yürütme ve yasamanın- arasındaki ilişkiye göre tanzim edilen üç farklı siyasî sistem seçeneğimiz var. Yürütme ve yasama erkinin birliği esasına dayanan parlamenter sistem, her ikisinin birbirine karşı tamamen bağımsız olmasına dayanan başkanlık sistemi ve ikisinin karışımına dayanan yarı başkanlık sistemi.

Bu sistemlerden birini diğerine tercih etmemizin tek kriteri, yukarıda sıraladığımız amaçları sağlama becerisidir. Hiçbiri Allah'ın emri değil. Toplumun siyaset yapma tarzına, kültürüne, sivil toplum potansiyeline, kurumlarınızın geleneklerine, tecrübelerinize bakarak sizin için en faydalı olanı tercih edebilirsiniz. Sadece hesap yapacaksınız. Önemsediğiniz değeri veya somut siyasî sorunu bir 'girdi' olarak sisteme sokar ve bu sistemden ne şekilde çıktığına bakarsınız. Karşılaştırmalı siyaset biliminin sistem analizi teknikleri, bu konuda size yardımcı olacaktır. İlter Turan'ın 'Siyasal Sistem, Siyasal Davranış' isimli kitabından beri, bu teknikler Türkiye'de yeteri kadar biliniyor.

Meselâ Kürt sorununu başkanlık sistemi içinde, parlamenter sistemle karşılaştırmalı olarak çözmeyi deneyin. Ekonomik dinamizmin ve büyümenin iki farklı sistemdeki karşılaştırmasını yapın. Siyasal sistemin baştan çözmek zorunda olduğu ve bütün sorunların anası olan 'siyasî istikrar' sorununu ve elde etmek için ödeyeceğiniz bedeli karşılaştırın. İnsan haklarına ve hukukun üstünlüğüne saygıyı, her bir vatandaşın kendini onurlu ve eşit vatandaşlar olarak hissetmesi endişesini siyasal sistemler içinde tek tek karşılaştırabilirsiniz. Kronik sorunların yanında somut bir uluslararası sorunun veya ülke içindeki bir siyasî krizin iki sistemdeki farklı çözümleri üzerinde durabilirsiniz. Tabii suistimalleri, güç istismarını önleme yeteneklerini de. Yapacağınız şey karşılaştırmak ve hesaplamaktır. Karşılaştırmalı siyaset biliminin görevi bu karşılaştırmaları yapmaktır.

Başkanlık sisteminin, parlamenter sistemden daha çok siyasî istikrar getirdiği iddiası, içi kof bir tezden ibaret. Sartori, son yazımda bahsettiğim kitabında karşılaştırmalar yaparak başkanlık sistemlerinin endişe verici kırılganlık ve istikrarsızlık siciline sahip olduğunu vurguluyor. Gülgün Erdoğan Tosun ile Tanju Tosun'un birlikte yazdığı 'Türkiye'nin siyasî istikrar arayışı: Başkanlık ve yarı başkanlık sistemleri' başlıklı araştırmada bu karşılaştırmalara yer veriliyor. Tek kriter bu değil ama, siyasal istikrar oranları başkanlık sistemlerinde % 22,6, parlamenter sistemlerde % 56,8 olarak gerçekleşiyor. Bir başka araştırma, başkanlık sistemleri ile yönetilen ülkelerin parlamenter sistemlere göre daha düşük ekonomik büyüme oranlarına sahip olduğunu gösteriyor. Şu tür hesaplamalar yapılıyor: Ekonomi gerilediğinde parlamenter sistem 26 yıl, büyüdüğünde ise 143 yıl; başkanlık sistemi ise sırasıyla 16 ve 24 yıl yaşayabiliyor.

Görüldüğü gibi bu işler hesap işi. Kesin olan bir şey var: Yürütme ve yasama erki arasındaki uyum, dolayısıyla siyasî istikrar açısından parlamenter sistem başkanlık sisteminden daha güçlü. Koalisyon hükümetleri bile, yasama çoğunluğunun ayrı partiden, başkanın ayrı partiden olduğu bir alternatiften daha fazla siyasî istikrar üretir. Bu sistemde genel olarak ortaya çıkan durum ise, ikisinin ayrı siyasî eğilimleri temsil etmesidir.

Başkanlık sistemi tartışmaları hakkında şimdilik bu kadarı yeterli.

 
zaman



Bu yazı 675 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,461 µs