En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Tezgahlar ülkesi!



Hukukun değil de yasayı zorlayarak amaca ulaşmanın gelenek olduğu topraklardayız.

Recep Tayyip Erdoğan’ın yıldızı yükselmeye başladığında şiir tezgahı devreye sokulmuş, Meclis’e girmesi engellenmişti.

Abdullah Gül cumhurbaşkanlığına aday olduğunda 367 tezgahı devreye sokulmuştu.

Geçen seçimlerde AK Parti’nin önünün kesilmesi için karakol baskını tezgahları, şehit cenazelerinde küfür tezgahları, misyoner cinayeti tezgahları devreye sokulmuştu.

Hepsi geri tepti.

Ama tezgahçılar bir türlü akıllanmadı.

Hala yeni tezgah peşindeler.

Bu kez “Veto tezgahı” devreye girdi ama toplumda beklenmedik bir tepki gördü.

Sağduyu hakim oldu ve Yüksek Seçim Kurulu’na bağımsız adayların yolunu açtıracak belgeler birer birer sağlandı.

Buna ragmen kimi merkezlerde şiddete varan eylemler sürdü, gelen haberlere göre Bismil’de polisin açtığı ateş sonucu göğsünden iki kurşun yarası alan bir yurttaşımız hayatını kaybetti.

Sorunun çözümüne rağmen, şiddet tezgahı devam etti.

BDP de bu tezgaha uydu ve Selahattin Demirtaş dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile olan randevusunu iptal etti.

BDP, Yüksek Seçim Kurulu’nun tavır değişikliğinden rahatsız olduğunu gösteren bir tavıra girmiş oldu.

Cumhurbaşkanı Gül, AK Parti iktidarının ilk gününden itibaren Kürt sorununun çözümü için çaba harcayan bir siyasetçi.

Cumhurbaşkanlığında da bu sorunun çözümü için olanca gücüyle devreye girdi.

Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Gül ile olan randevusunu iptal etmesi çözümden değil, çözümsüzlükten yana olduğunun bir göstergesi.

BDP’nin içinde kafa karışıklığının bir göstergesi bu aslında.

Dahasını söylersek Kandil ile İmralı arasında bir görüş farklılığı olduğunun ve veto krizinin bu farkı derinleştirmek için kullanıldığı anlaşılıyor.

Öcalan’ın çözüm yanlısı duruşunun, sertlik yanlısı kadroları mutsuz ettiği bir sır değildi. Bu farklılık parti komiserleri aracılığıyla partiye de yansıtılıyordu.Veto krizinin çözüme kavuştuğu saatlerde Bismil’in karışması kaos arayışının bir göstergesi.

BDP de tıpkı CHP gibi birden fazla merkezin hakim olduğu bir parti görünümünde.

Kim nereye çekerse oraya sürükleniyor.

Tezgaha mı geliyorlar yoksa hiç tezgahtan çıkamadılar mı, bilemiyorum.

Medya tezgahı

SABAH’ın sahibi Dinç Bilgin’i tutuklayıp cezaevine gönderenlerin bir hedefi vardı, gazeteyi Hürriyet’leştirmek.

SABAH herşeye rağmen devletin derin unsurlarıyla ilişkisi Hürriyet boyutuna varmayan bir gazeteydi.

Bunun başarılması için Bilgin’in devreden çıkarılması gerekiyordu.

Dinç Bilgin’in tutuklanıp cezaevine gönderilmesinden sorumlu olanların bugün Ergenekon’un avukatı veya CHP’nin milletvekili adayı olması, bu tezgahın gerçek boyutunu ortaya koyuyor.

Ama bu tezgah da geri tepti ve SABAH onca oyuna rağmen devletin derin unsurlarının denetimine girmedi.

Bu sayede Ergenekon’dan Balyoz’a, 367’den kılık kıyafet düzenlemesine kadar pek çok alanda Doğan Medyası yalnız kaldı.

Demokratikleşmenin önündeki engeller tek tek aşıldı.

O yüzden bu son tezgahtan da bir şey çıkmayacaktır.
 

TESEV’in anayasası

TESEV Türkiye’nin yeni anayasasına yönelik çalışmasını tamamladı.

Basınla paylaşılan metnin “Yurttaşlık, Temel ve Kültürel Haklar” bölümünü dikkatle okudum.

Kürtleri yakından ilgilendiren bir bölüm.

Türkiye’nin Batısı’ndan bu önerilere ne kadar destek çıkar bilmiyorum ama son dönemde yaşananların ardından Doğusu’nu tatmin eder mi kuşkum var.
Paketin anayasa hiçbir şekilde kimliklere referans yapmamalı hükmü önemli.

Ancak anadil konusunda yeterince cesaretli olunmadığı kanısındayım. Anadilde eğitim olmasa da anadil eğitimi gündeme getirilmeliydi.

Ancak geneli itibariyle demokratik zihniyette, bireyi çıkaran bir anlayışla ele alınmış bir çalışma.

Okuyup tartışmaya devam edeceğiz.

star




Bu yazı 742 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,949 µs