En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Dalaksız yaşamak mümkün mü?



İnternette gezerken rastladım: Ceyhun Emre Teoman tarafından yazılan "Dalaksız Nikola" diye bir hikâye kitabı var. Tanıtım yazısında "dalaksızlar" ezen, harcayan, yıkan, yakan, yutan şeklinde tarif ediliyor.

Dalaksızlığın türlü tarifi, türü var ve aslında dalak konusunda tüm dünyanın kafası karışık gibi görünüyor. Antik Yunan tıbbı dalak tarafından salgılanıldığına inanılan siyah safrayı melankoli yani karasevda ile ilişkilendiriyor. Yahudilerin tören kuralları ve efsanelerini kapsayan dini metinlerinden oluşan Talmud'da ise dalak gülme organı olarak gösteriliyor. 18. yüzyılda İngiltere'de kadınların huysuzluğu dalağa bağlanıyor. Dalak İngilizcede deyim olarak kalbin eşdeğeri ve iyi dalaklı demek iyi kalpli, merhametli manasına geliyor. Çinliler dalağı insan mizacının merkezi olarak kabul ediyor ve iradeyi etkilediğine inanıyor. Biz gelin, bu tanımları bir tarafa bırakıp olayın tıbbi tarafına bakalım.

Dalak nedir, ne işe yarar?

Dalak karnın sol üst bölgesinin arka kısmında kaburga kafesinin hemen altında yer alan bir organımızdır. Mide, sol böbrek ve diyafram kası ile komşudur. Uzunluğu normalde 12 santim, genişliği 8 santim ve kalınlığı 5 santim; ağırlığı ise 150-200 gram kadardır. Erişkin bir insanda dalağın temel vazifelerinin başında yaşlanmış ve hasar görmüş kan hücrelerinin filtre edilmesi ve parçalanmaları gelir. İhtiyaç durumunda dolaşıma verilmek üzere alyuvarları ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan pulcukları da depolar.

Dalakta lenfosit ve antikor yapımı da vardır; antikorla kaplanmış bakterileri ve hücreleri kan dolaşımından uzaklaştırır. Demir metabolizmasında da rolü olan dalak vücudun bademcikler ve lenf bezleri gibi lenf sisteminin bir organıdır.

Dalak, cenin ana rahminde gelişirken hem alyuvarların hem akyuvarların üretildiği yerdir. Doğumdan sonra bu vazife kemik iliği tarafından yerine getirilmeye başlanır. Kemik iliği yeterince çalışmadığı zaman veya kanserde olduğu gibi başka dokularla istila edildiği durumlarda dalakta yeniden alyuvar yapımı başlayabilir.

***

Tıbbi olarak dalaksızlık nedir?

Dalaksızlığın tıbbi olarak pek çok sebebi vardır ve bunların en başında dalağın ameliyatla çıkarılması gelir. Bazı kişiler nadir olarak doğuştan dalaksız olabilir. Dalağın organ olarak mevcut olmakla beraber orak hücreli kansızlıkta olduğu gibi normal olarak çalışmaması da dalaksızlık olarak kabul edilir.

Normalde de çok yumuşak olan ve darbelerden çok kolay zarar gören dalağın büyümüş olması onu travmalara karşı daha hassas kılar ve kolayca yırtılmasına sebep olur.

Dalağın birincil kanserleri ve alyuvarların çok kırılgan olduğu bir çeşit kansızlık dalağın mutlaka çıkarılmasını gerektiren durumlardır. Dalağın çıkarılmasının bir numaralı sebebi ise künt veya delici darbelere bağlı olarak dalağın yırtılmasıdır. Buna en çok trafik kazaları sebep olur. Dalağın çok büyümesine yol açan hastalıklar, bazı kan hastalıkları, kanser ve enfeksiyonlar ile selim tümör ve kistler de dalağın çıkarılmasını gerektirebilir.

Bir de askerden yırtmak için tıbbi bir gerekçe olmadığı halde dalağın çıkarılması söz konusudur; çünkü askeri kanunlara göre dalaksızlar askerden muaftır.

Dalağın çıkarılması işlemi genellikle emniyetli bir cerrahi girişimdir ama gene de kanama, enfeksiyon, pıhtılaşma ve komşu organların zarar görmesi gibi riskleri de vardır. Dalağı çıkarılmış olanlar için en büyük tehlike hayati önem taşıyan enfeksiyonlardır.

Dalak nasıl çıkarılır?

Dalak genel anestezi altında açık ameliyatla veya laporoskopik usulle çıkarılabilir. Geleneksel açık cerrahi yöntemde karnın orta kısmı kesilir; kas ve diğer dokular uzaklaştırılarak dalağa ulaşılır. Dalak yırtılmaları açık ameliyatla yapılmalıdır.

Laparoskopik yöntemde ise karında dört küçük delik açılır. Bunlardan birinin içinden kameralı bir tüp ve diğerlerinden de cerrahi aletler sokularak dalak çıkarılır. Riskleri daha az olan bu yöntem herkes için uygun değildir.

Dalaksız normal hayat mümkündür

Dalak hayati bir organ olmadığından dalağı çıkarılmış olanlar normal bir ömür sürebilirler. Dalağın vazifeleri vücudun diğer lenf dokusu sistemi tarafından üstlenilir.

Dalaksızları bekleyen en büyük tehlike hayati önemi olan kapsüllü bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlardır. Bunları önlemek için dalaksızlara mutlaka pnömokok, hemofilus ve meningekok aşıları ile her sene grip aşısı yapılmalıdır. Bunlar normalde üst solunum yollarında hastalık yapan mikroplardır ama dalaksızlarda ölümcül tablolar gelişebilir.

Dalaksızlara cerrahi bir girişim ve diş çekimi öncesinde koruyucu antibiyotik tedavisi verilmesi gerekebilir. Başta köpek ısırmaları ve böcek sokmaları olmak üzere hayvanların yol açtığı yaralanmalar sonrası antibiyotik tedavi şarttır.

Dalaksızlarda ileriki senelerde diyabet ortaya çıkma şansının da yüksek olduğu bildirilmiştir.



Bu yazı 2,106 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,801 µs