En Sıcak Konular

Nasuhi Güngör


Nasuhi Güngör
0 0 0000

AK Parti’nin Güneydoğu listesi



Önce haberimizi okuyalım: ‘THY, Irak’ın Erbil kentine yaptığı ilk seferinde Maliye Bakanı Şimşek ve iş adamı heyetini ağırladı.’ İsterseniz milletvekili aday listelerini, bu haber üzerinden okumayı deneyelim.

Bir: Yakın bir tarihte ilk kez bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erbil’e gitti ve bölgesel yönetimle el sıkıştı. Bu son derece yerinde ve cesur bir hamleydi. Nasıl sonuçlar üreteceğini yakın gelecekte hep birlikte göreceğiz. Şimdilik şu kadarını söyleyebiliriz. Türkiye, Kuzey Irak’a ve orada yaşayan Kürtlere olan bakış açısını sağlıklı bir zemine oturtuyor ve bir ‘devlet politikası’ haline getiriyor.

İki: Kuzey Irak’ta şekillenen bölgesel yönetim, hiçbir şekilde Türkiye’nin aleyhine bir duruş sergileme imkanına, avantajına yahut lüksüne sahip değildir. Bunu, hem geleneksel olarak, hem de gelecek öngörüsü itibarıyla en iyi görecek olan Barzani ailesidir.

Üç: Ankara-Erbil hattında siyasi, ekonomik ve kültürel ilişkiler hız kazanacak, bir dönem devlet içinde paranoya haline gelen korkular birer birer Türkiye’nin gücüne dönüşecektir. Ankara, nihayet kendisinin etrafını etkileme kapasitesinin, etrafının kendisini etkileme gücünden çok daha yüksek olduğunun farkına varmıştır.

Dört: Bu politikalarda artık her şeyin doğrudan muhatabı devlettir ve ana aktörü de Başbakan Tayyip Erdoğan’dır. AK Parti hükümetlerinin, özellikle demokratikleşme, açılım ve benzeri adımlarla yaptığı hamleler, ‘devlet aklı’nın doğru yönde şekillenmesini sağlamıştır. Şu ana kadar bu sürece soğuk bakan kurumlar, bu saatten sonra hızla katkı üreteceklerdir.

Beş: BDP’nin bağımsız adaylar üzerinden hazırla

dığı liste, hem daha geniş bir Kürt tabanına, hem de siyasi anlamda merkeze doğru yürümenin işaretlerini vermektedir. Sırrı Süreyya Önder’den Ertuğrul Kürkçü’ye, Şerafettin Elçi’den Altan Tan’a kadar uzanan listenin, 2011 seçimlerinde daha kuşatıcı bir siyasi söylemi inşa etme şansı yüksektir. Umarız  heba etmezler.
Altı: AK Parti’nin güneydoğu için hazırladığı milletvekili listeleri, geçmişe oranla daha az tanınan aktörlerden oluşmaktadır. Bu elbette büyük bir siyasi risktir. Özellikle Kürt meselesine büyük emek vermiş, Türkiye’nin geldiği noktada ciddi pay sahibi olan M. İhsan Arslan gibi isimlerin olmaması bu riski daha da artırmaktadır.

Yedi: Burada odaklanmamız gereken nokta AK Parti’nin listesi değildir. Kürt meselesinde artık parti ya da hükümet politikaları değil, ‘devlet politikası’ yürütülecektir. Bunun en önemli ayağını öncelikle ‘ekonomik entegrasyon’ süreci oluşturmaktadır. Türkiye’nin Kuzey Irak’la ekonomik ilişkisi, hızla bir bütünleşmeye dönüşecek, bu da beraberinde Kürt meselesini daha geniş bir alanda göğüsleyebilme imkanını verecektir.

Sekiz: Türkiye’nin Irak Kürtlerini merkeze almayan bir çözümün mümkün olmadığını görmesi önemlidir. BDP’nin de listesinde bu mesajı vermesi, hatta listesini bir gün önceden açıklaması manidardır.

Dokuz: Şimdi gündemde değilmiş gibi görünse de, kısa sürede bu paranteze Suriye Kürtleri dahil olacaktır. Suriye’deki gelişmeler, mevcut iktidar dengelerini kesinlikle yeniden şekillendirecek, bu süreçte Suriye Kürtleri Ankara’nın daha yakın görüş alanına girecektir.

On: Kimsenin telaş etmesine hacet yok. Bu coğrafyada bütün Kürtlerin kaderi Türkiye ile ortaktır. Kimse aksine bir hesap yapamaz, yapsa da tutturamaz. Öncelikle hayatın normalleşmesi ve Türkiye-Irak-Suriye ekseninde bir ‘Kürt burjuvazisi’nin oluşturulması gerekmektedir. Gerisi zaten gelecektir.

star



Bu yazı 719 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Nisan 2013 Kraliyet patron, biz taşeron muyuz?
    • 27 Eylül 2012 Ordu neden değişmek zorunda
    • 21 Eylül 2012 Eylül ayının kara listesi
    • 14 Eylül 2012 Yeni Türkiye ve yeni ekonomik model
    • 13 Eylül 2012 Libya saldırısı ve Türkiye’nin kodları
    • 3 Eylül 2012 Türkiye’nin yalnızlığı ve Mısır
    • 30 Ağustos 2012 Ankara-Paris rekabeti
    • 24 Ağustos 2012 İstihbarat zaafı var mı?
    • 23 Ağustos 2012 BDP niçin çıldırdı?
    • 17 Ağustos 2012 Fırsat treni telaşı
    • 16 Ağustos 2012 Yola nasıl devam edeceğiz?
    • 10 Ağustos 2012 ‘Gergin Barış’ın sonu mu?
    • 6 Ağustos 2012 PKK’nın intiharı
    • 27 Temmuz 2012 Henüz vakit varken
    • 20 Temmuz 2012 Suriye sorunu ve Türkiye’nin özgüveni
    • 19 Temmuz 2012 Şam’daki patlama ve Moskova’daki Türkiye
    • 28 Haziran 2012 Türkiye itibar mı kaybediyor?
    • 22 Haziran 2012 Mısır, Suriye ve derin iktidarlar
    • 21 Haziran 2012 Müzakere akıldır, güçtür
    • 14 Haziran 2012 Beka endişesinin dayanılmaz cazibesi

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,708 µs