En Sıcak Konular

Ahmet Kekeç


Ahmet Kekeç
0 0 0000

Şaşkın sulandırıcı



İnsan hicap duyar. Değil mi? “Biri çıkıp şaşkınlığımızı yüzümüze vurur, insan içine çıkamayız” filan der. Değil mi?

Hayır...

Meseleyi sulandırmak için her melaneti göze aldıkları için, iki satır sonra kendi kendilerini tekzip ettiklerinin farkında bile değiller...

Bu kez, Fahir Bey’i bulup konuşturmuşlar...

Fahir Bey kim mi?

Kim olacak? Sıkıyönetim Mahkemeleri’nin ünlü hâkimi... Ali Fahir Kayacan hani... Emekli Albay... Şimdi Balyoz’cuların avukatlığını yapıyor. Bir de, Dağlıca’da o kötü işlerin vuku bulmadığına mahkeme heyetini (ve elbette kamuoyunu) inandırmaya çalışıyor.

Osman Can ve Adalet Ağaoğlu’nu susturarak “solculuklarını” kanıtlayan “yumurtacı kolektivistler” babalarına sorsunlar: Ali Fahir Kayacan kimdir? Kaç solcu eylemcinin idam kararının altında imzası vardır, kaç ülkücünün kalemini kırmıştır, karşısına gelen işkence mağdurlarına nasıl mukabelede bulunmuştur, idam cezası verirken hangi adalet anlayışını ve evrensel hukuk ilkelerini gözetmiştir?

Hayır, hicap duyması gereken Fahir Bey değil...

Hürriyet gazetesi...

Enis Berberoğlu ve Fatih Çekirge de sorabilir: Kim bu Ali Fahir Kayacan?

Konu şu:

Kendisini “merkeze” konuşlandıran ama Ergenekon ve Balyoz konusunda “anlaşılmaz” (belki de “anlaşılır”) bir çekingenlik sergileyerek fena halde “kenara” düşen Hürriyet gazetesi, eski Sıkıyönetim hâkimi Albay Ali Fahir Kayacan’ı bulup konuşturmuş.

Başlık şu: “12 Eylül yargılamaları bugünden daha adildi...”

Başlığı görünce, insan, ister istemez meraka kapılıyor:

Bugünkü (yani Ergenekon yargılamaları) niçin kötüymüş? Dünkü (yani 12 Eylül yargılamaları) niçin iyiymiş? Birini ötekinden daha “adaletli” kılan uygulama farkı neymiş?

Bakalım...

Bakıyoruz ve ilk cümleyi okur okumaz dehşetle irkiliyoruz.

Bakın, Ali Fahir Kayacan’ın ağzından, Sıkıyönetim yargılamalarının bugünden daha adil olduğunu iddia eden Hürriyet gazetesi, başlık altından hangi bilgileri sunmuş?

İbret niyetine alıntılıyorum: “Ali Fahir Kayacan sıkıyönetim mahkemelerinde görev yapmış bir askeri hâkimdi. 12 Eylül döneminde MHP davası başta olmak üzere birçok siyasi davaya baktı. 40 kadar idam kararına imza attı, dört idamda bulundu. Bundan önce Askeri Yargıtay Genel Sekreteriyken albay rütbesiyle emekli oldu. Kayacan şimdi avukatlık yapıyor...”

Görüyorsunuz değil mi?

Bugünkünden daha adil yargılamaların hâkimini görüyorsunuz?

Hadi Ergenekon savunuculuğu yapıyorlar... Yapsınlar.

Ellerindeki malzemeyle her türlü “sulandırıcılığa” tevessül ediyorlar... Etsinler.

Darbe sanıklarını masum göstermek için her türlü melanete başvuruyorlar... Başvursunlar.

Bu ülkede hiç darbe olmamış, hiç muhtıra verilmemiş, hiç eylem planı hazırlanmamış, EMASYA diye bir süreç yaşanmamış, “andıçlarla” insanların hayatı karartılmamış, “organize cinayetler” işlenmemiş gibi yapıyorlar... Ellerinden geleni artlarına koymasınlar...

Bari işlerini doğru dürüst yapsınlar.

Ergenekon yargılamalarının kötü olduğunu göstermek için, insan, 12 Eylül’den mi örnek getirir?

Nasıl bir aymazlık bu?

Nasıl bir şaşkınlık?

Konuşmanın bir yerinde, Ali Fahir Kayacan, “12 Eylül’de İşkence yoktu diyemem” diyor.

Deseydi keşke...

Biz de, 1 milyon 450 bin gözaltının, 650 bin tutuklamanın, sistematik işkencenin, 177 kuşkulu ölümün, 49 idamın hangi ülkede, hangi “adil yargılama” döneminde gerçekleştiğini sorardık.

star



Bu yazı 780 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz ve empati
    • 5 Temmuz 2012 Hükümeti ve cemaati çökertecek tek isim
    • 26 Haziran 2012 Ben olsam bu gazetecileri sürerdim cepheye
    • 20 Haziran 2012 Bu yazıyı Kürt kardeşlerim okusun
    • 4 Haziran 2012 Nerede bu inek?
    • 28 Mayıs 2012 Kana kan istermiş!
    • 14 Mayıs 2012 ‘Kes zırvalamayı’
    • 1 Mayıs 2012 Menderes de cami yıktırmış... Ne utanmaz adamlarsınız siz!
    • 20 Nisan 2012 Erol Özkasnak
    • 12 Nisan 2012 Suriye’yle savaşa mı giriyoruz?
    • 10 Mart 2012 ‘Zavallı Başbakan’
    • 29 Şubat 2012 Paşa niçin kendini öptürmedi?
    • 27 Şubat 2012 Bizi yormayın kardeşim
    • 17 Şubat 2012 Siz kimi kandırıyorsunuz?
    • 3 Şubat 2012 Rezil olmaya doymadınız mı?
    • 1 Şubat 2012 İyi ki sivil vesayet varmış, şerrinizden korunuyoruz
    • 19 Ocak 2012 Denktaş’ı diriltmek mi?
    • 14 Ocak 2012 Hangi gazeteciler valiz hazırlıyor?
    • 12 Ocak 2012 Kozinoğlu hakkında korkunç karartma
    • 2 Ocak 2012 İlan ediyorum: Hiç yüzleri kızarmayacak!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,943 µs