En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

Seçime giderken Türkiye: BDP barajı aşarsa...



Herhalde iktidar partisi mensupları da, özel sohbetlerde, yüzde 10 seçim barajının yüksekliğini kabul ediyordur. 1980 sonrası şartlarında konulmuş baraj, 'temsilde adalet' yerine 'yönetimde istikrar' ilkesini önceleyen bir anlayışı yansıtıyor.


Adaletsiz istikrar sütsüz sütlâça benziyor.

Türkiye'nin bugünkü şartlarında barajın makul bir orana indirilmesi gerekir. İyi de bunu kim, nasıl gerçekleştirecek? İktidar partilerinin her zaman işine geliyor baraj; oyunun yeteceğini düşünen partiler de fazla ses çıkartmıyor; baraja takılma derdi olanlar ise ya bağımsız adaylar yoluyla sorunun kenarından dolaşmayı ya da 'ittifak' arayışına girmeyi yeğliyor.

"Ha bu seçimde kalkar, ha bir dahakinde" diye diye bugünlere biraz da bu yüzden geldik. Oysa tek bir parti bile, kendinden beklenmeyen bir davranış gösterse, hep orada duracakmış gibi görünen barajı yıkabilir.

Bu seçimde böyle bir farklı davranış yoluna saparsa anlam taşıyacak parti BDP... Yüksek Seçim Kurulu (YSK) her partinin adaylarını belirleme yöntemini bugün bildirmesini bekliyor; BDP çevreleri kendilerine 20 milletvekiliyle Meclis'te temsil imkânı sağlayan bağımsız adaylarla seçime girmeye bu defa da sıcak bakıyor.

YSK'ya hangi yöntemle aday belirleyeceğini bildirmediği takdirde, BDP'nin bu kez de kolay yolu tercih ettiğini anlayacağız.

Uzun yıllardan beri seçmen eğilimleriyle ilgili araştırmalar yürüten Tarhan Erdem, dün, Radikal gazetesinde, BDP'ye "Seçime parti olarak girerse barajı geçebileceği" mesajını verdi. "Tüm ülke seçmenini hedefleyen ve demokrasi talebine dayanan söylem ve tanıtım programı" ile dört milyonun üzerinde oy alabileceği tahmininde bulunuyor BDP'nin... Doğru adaylarla oyların daha da artması mümkün...

Meclis'e kuvvetli bir grupla girmiş BDP, hiç kuşku yok, daha sahici bir parti haline dönüşecek ve toplumdan gördüğü muamele de değişecektir. Kendini siyaset-dışı etkilerden uzak tutabileceği için söyledikleri daha dikkatle dinlenecektir. Meclis'te hak ettiği sayıda milletvekiliyle temsil edilen bir BDP'nin siyasi hayatımızı derinden etkileyeceği de muhakkak.

Yüzde 10 beklentisiyle yola çıktığı ve parti listesindeki adaylarla her ilde seçime girdiği takdirde BDP'nin barajın altında kalması ve Meclis'e milletvekili sokamaması riski de var elbette; hiç de küçük olmayan bir risk bu. Zaten bu yüzden bağımsız adaylarla seçime katılma tercihinde bulunursa BDP yönetimi, kimse onları suçlamayacaktır.

Ancak Tarhan Erdem'in teklifi üzerinde düşünmelerinde yine de yarar var. Küçük bir oy farkıyla yüzde 10 barajına takılmış BDP'nin, Meclis'te temsil imkânı bulamasa dahi, toplumsal hayatta edineceği itibar ona çok şey kazandırabilir. Daha da önemlisi şu: BDP'nin başına gelen kaza yüzde 10 barajı heyulasına karşı en güçlü gerekçe halini alacaktır.

Herhalde anladınız: Benim gönlüm hem yüzde 10 barajının mâkul bir düzeye çekilmesinden yana, hem de BDP'nin artık bir bölge partisi olmaktan çıkıp 'Türkiye partisi' haline dönüşmesinden...

Bakalım, BDP, kendisine hangi konumu münasip görüyor...

zaman



Bu yazı 858 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,432 µs