En Sıcak Konular

Mümtaz'er Türköne


Mümtaz'er Türköne
0 0 0000

Cesur savcılarımız var mı?



Canınıza, malınıza, namusunuza yönelik bir tehditle karşılaştığınız zaman kapısını çalacağınız kişi savcıdır. Eğer zarara uğradıysanız, size zarar vereni cezalandırmak üzere yargıyı harekete geçirecek olan yine odur. Şikâyetinizi yaparsınız, savcı harekete geçer. Sizin hakkınızı, hukukunuzu başta polis gücü olmak üzere devletin bütün imkânlarını kullanarak korur.


Savcı kendi hukukunu korumuyor. Koruduğu sıradan bütün vatandaşlar gibi benim hukukum. Önüne suç ihbarı geldiği zaman, 'işim çok, yarına kalsın' deme lüksü yok. Eğer suçun ve suçlunun peşine düşmezse o zaman kendisi suçlu olur. Önünde deliller dururken, 'şimdi başıma iş almayayım' diyerek ensesi kalın zanlılara dokunmazsa, benim hayatım, benim hukukum tehlikeye girer.

Hukuk düzeni içinde yaşayabilmenin en güçlü teminatı, toplum adına suçun ve suçlunun peşine düşen; işini hakkıyla yapan savcılardır. Suç ne kadar büyükse, suçlular ne kadar organize ise savcının görevi de o kadar yürek ister.

Bize cesur savcılar lâzım. Tıpkı İtalyan Gladio'sunu çökerten savcılar gibi. Peki, var mı?

Ergenekon savcılarımız var. Devletin kuytularına çöreklenmiş, bir ahtapot gibi kollarını her tarafa uzatmış ve kendi halkına karşı komplolar planlamış devasa kirli bir örgütü, kollarından birinden tutup mahkemenin önüne çıkartan savcılar. Örgüt mensubu bir üniformalının kapısını çaldıkları zaman, bir milyonluk koca bir orduya savaş açmakla suçlandılar. Ana muhalefet partisi lideri, siyasî belagatin ileri numunelerini kullanarak 'avukat' sıfatıyla karşılarına oturdu. Özel hayatları didik didik edildi. Canlarına ve onurlarına yönelik tehditlerle karşılaştılar. Medyanın 'meslek dayanışması'nın hedefi oldular. Korkup geri adım attılar mı? Görevden aflarını istediler mi?

Herkes çıkıp konuşuyor. Herkes aklına eseni yazıyor. 'Yargıya müdahale' suçu, toplu işlenince kimse takibata uğramıyor. Sadece savcılar, yargıçlar konuşamıyor. Savcı sanıklardan birine 50 soru yöneltmiş. Avukatlardan alınan bilgilerle bu sorulardan üç tanesini manşetten verince habercilik yapmış olmuyorsunuz. 50 sorudan 49'unda zanlının temize çıkması, ama bir soruya verdiği cevaptan suça iştirak ettiği şüphesinin kuvvet kazanması, tutuklama için yeterli değil mi?

İlk defa Ergenekon Savcısı 'yetti artık' der gibi yazılı bir açıklamada bulundu. Açık açık, tane tane tutuklananların 'basın özgürlüğü' kapsamına giren bir suçtan dolayı değil, doğrudan 'terör örgütüne üye olmak' iddiasıyla tutuklandıklarını söyledi. Ergenekon Savcısı'nın açıklama ihtiyacı hissetmesi üzerinde hepimiz durmalıyız. Savcı yine kendisini korumuyor; devam eden soruşturmanın selametine özen gösteriyor.

Yargı sistemimizde savcılar konuşmuyor. Hukuk devleti ve yargının tarafsızlığı adına bu durum bir mecburiyet değil, sadece bir tercih. Bir suç işlendikten ve savcı olaya el koyduktan sonra da, mülkî amirler veya polis şefleri kameraların karşısına geçiyorlar. Hâlbuki mülki amir önleyici kolluk hizmetinden, yani suçun önlenmesi ve kamu düzeninin sağlanmasından sorumludur; suç işlendikten sonra yetki savcıya geçer. Savcıların konuşması ve -son yazılı açıklamada Ergenekon Savcısı'nın yaptığı gibi- soruşturmanın konusu ve kapsamı hakkında bilgi vermesi, tartışmalı soruşturma süreçlerini rahatlatacak ve yargıya müdahaleyi engelleyecek etkili bir çare olabilir.

Son tutuklama furyası, Ergenekon davasının içini boşaltmaya yönelik teşebbüslere dair. Darbe planlarından tanıdığımız psikolojik harekât teknikleri kullanarak girişilen yargılamaya gölge düşürme kumpasları Ergenekon savcısı tarafından soruşturuluyor. Medyaya yansıyan deliller şu ana kadar özel hayata ilişkin pornografik malzemelerle ilgili. Ana muhalefet partisi, bu malzeme ile genel başkanını değiştirmek zorunda kaldı. İddialar ciddi. Bırakalım savcılar işini yapsın.

İşini hakkıyla yapan savcılarımız var mı? Meslek dayanışması saikiyle bayrak açan medya ordusunu karşısına alacak cesaret bir savcıda varsa, bu ülkede hakkın ve hukukun egemen olması adına endişeye mahal yok demektir. Unutmayalım hukuk medyanın değil, savcının elinde. Bu ülkenin de o hukuka ekmek ve su kadar ihtiyacı var.

zaman



Bu yazı 798 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Bu sefer çözülecek mi?
    • 16 Eylül 2012 Din eğitiminde devlet tekeli kalkıyor
    • 14 Eylül 2012 Siyaset, artık dine alet edilmiyor!
    • 13 Eylül 2012 CHP, PKK ile müzakere yapabilir mi?
    • 9 Eylül 2012 Merkez Sağ'ın son noktası
    • 7 Eylül 2012 Başbakan sertleşmekte haklı mı?
    • 28 Ağustos 2012 Hükümet haklı çıktı
    • 26 Ağustos 2012 Kawa ve Ergenekon
    • 24 Ağustos 2012 Terör sorunu ayrışıyor
    • 17 Ağustos 2012 Hem şiddet üreten, hem barış isteyen bir örgüt
    • 16 Ağustos 2012 'Paralel devlet'in iflası
    • 12 Ağustos 2012 Kürt, Türk, Alevî ve Sünni olmak
    • 10 Ağustos 2012 Yangını kim söndürecek?
    • 5 Ağustos 2012 Ordulaşan partiler ve partileşen ordular
    • 22 Temmuz 2012 Davutoğlu haklı çıkarsa?
    • 17 Temmuz 2012 'Hücre yenilenmesi'
    • 29 Haziran 2012 ÖYM'leri kaldırması için hükümete yetki verdiniz mi?
    • 24 Haziran 2012 Türkiye savaşa girer mi?
    • 21 Haziran 2012 Teröre teslim olmak
    • 19 Haziran 2012 Çözüme yakın mıyız?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,771 µs