En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Nasıl bir sistem kurulacak?



-Ortadoğu'da ne oluyor?
-Anormal yapı değiştirilmek isteniyor. Müslüman Kardeşler'in yöneticisi Saad el Hüseyni'nin Milliyet'ten Hasan Cemal'e söylediği şey, başkaldırının ilk hedefini özetliyor: "Mısır halkı ülkenin pisliklerden temizlenmesini istiyor."
-Peki pislikler ne?
-Baskı rejimi. Sömürü. Fukaralık. Emperyalist güçlerle ortak yönetim. Yenilmişlik, eziklik.
-Ya yeni düzen?
-Belki bu pisliklere imkân vermeyecek bir yapılanma. Ama nasıl, bunun adı konmuş değil, anlaşıldığı kadarıyla yakın zamanda konacak gibi de değil. İslam o yapıda muhakkak var ama hangi ölçüde, "İslamcı" diye bilinen gelen kadrolar, "Bir İslam devleti hedeflemediklerini" ifade ediyorlar. Mesela, Tunus'ta bu alanın sembolik ismi Raşid el Gannuşi, bunu açıkladı. AK Parti benzeri bir çerçeve istediklerini söyledi. İhvan adına Saad el Hüseyni'nin ilk adımlar olarak beklentisi şu: "1) Cumhurbaşkanı adayı göstermeyeceğiz. 2) İlk milletvekili seçimlerinde çoğunluğu kazanmak için uğraşmayacağız. 3) Dört ile altı ay arasında önce parlamento, sonra cumhurbaşkanlığı seçimleri yapılsın. 4) Yeni parlamentoyla yeni anayasa ve temel yasalara el atılsın. Seçimle gelir, seçimle gideriz."
Hem Gannuşi'nin hem el Hüseyni'nin sözleri, "demokratik" bir dil ihtiva ediyor ve anladığım kadarıyla, olan bitenden ürkecek iç-dış odakları tatmin amacı taşıyor. Başkaldırıdaki ideolojik farklılıkları dikkate alarak, gelecekteki yapılanmanın ideolojik muhtevasının adı konmuyor, bu tercih halkın iradi yönelişine bırakılıyor.
Soru şu:
-Acaba İhvan ve Tunus'taki Gannuşi-Nahda hareketi, AK Parti'yi hangi ölçekte örnek alabilir?
-Sanırım burada iki önemli değerlendirme unsuru var:
Bir: Türkiye'de AK Parti iktidarda ama kurulu düzen henüz çok hayati dönüşüm zaruretini içinde barındırıyor. Türkiye'de hâlâ "halkın yüzde 95'i bile istese" belirleyici olamayacağı gerçeği var. AK Parti "laiklik karşıtı eylemlerin odağı" suçlaması ile mahkûm edilmiş ve henüz o laiklik yorumunun, fiili planda olumlu gelişmeler olsa bile, -metinlerde- değiştiğine dair bir durum yok. Bu negatif gerçeklik.
İki: Türkiye'de ne de olsa, 60 yıllık birçok partili hayat denemesi var ve örgütlenme imkânı ile siyasi anlamda yetişmiş insan sorunu, kapalı rejimlere göre daha olumlu sonuçlar vermiş durumda. Bu da pozitif gerçeklik.
Türkiye bu pozitif-negatif salınımda, pisliklerini temizliyor ve toplum beklentileri istikametinde sistem restorasyonunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Bunun adı Türkiye'nin normalleşmesi.
Burada belki Türkiye'deki statükonun "İslam rezervi"nin, sistemdeki ana ukde olduğunu görmek ve sistem restorasyonunun bu alandaki ukdenin çözülmesi ile bağlantılı olduğunun altını çizmek gerekiyor.
İslam coğrafyasında Türkiye örnekliğinin altında Gül-Erdoğan-Davutoğlu üçlüsünün liderlik performansları ve cihan çapında, kendileri öyle tanımlamasa bile "İslam dünyası adına" bir onur hamlesi gerçekleştirdikleri algısı da var. Bu da yenilmişlik ve eziklik duygusunun tepkisi...
Belki bir şey daha: AK Parti örnekliği, İslam konusunda, Türkiye'nin kurulu düzeninin çerçevesini aşan bir "inançlara saygılı laiklik" tanımını içeriyor.
İslam coğrafyasındaki ülke ülke hareketlenme, bir yerden bakıldığında Türkiye'den yarım asır geriden başlıyor gibi ama bir başka yerden bakıldığında mesela "İslam'ın konumu ne olacak" sorusu etrafında düşünüldüğünde, muhtemelen Türkiye'deki ukdelerle boğuşma sorunu yaşamayacak gibi görünüyor. İslam, bu ülkelerde hiç kuşkusuz, çok daha sahiplenilen bir değer olarak yer alacak.
Ama gene de "dini bir yapılanma" talebini seslendiren bulunmuyor.
Mesela Gannuşi-Nahda hareketi "İslamcı" bir hareketti. Ama Gannuşi, "Bir İslam devleti kurmayı amaçlamıyoruz" gibi bir açıklama yaptı.
Tanınmış İslam alimi Yusuf el Kardavi bile, Kahire'de okuduğu cuma hutbesinde "Dini devlet istemiyoruz"un altını çizdi. Sivil bir devlet kurulmasını istediğini ancak anayasada İslam'a referans yapılmasının da yanlış olmayacağını belirten Kardavi, "Biz mollalar ve şeyhler devleti değiliz" dedi.
Bunlar da muhtemelen İran ve Taliban örnekleriyle bütünleşmeme duyarlılığının yansıması.
Son olarak, İslam coğrafyasında yeni bir tarih süreci başlıyor. Açık veya örtülü sömürge statüsünden çıkan halkların, çağdaş gelişmeleri de dikkate alarak, özgür biçimde, yeni bir dünya kurmak üzere hareketlenmeleri gerçeği yaşanıyor. Bir süreç ve bir oluşum söz konusu.
Bu süreçte sanırım bir temel ilke belirleyici olacak:
-Nasılsanız öyle yönetilirsiniz!

bugün



Bu yazı 510 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,277 µs