En Sıcak Konular

Ergun Babahan


Ergun Babahan
0 0 0000

Yarım kalan darbe ve toplu mezarlar



İslam alemindeki devrim rüzgarı, medyamızın Doğu Anadolu’daki insan haklarına ilgisizliğine eklenince Tabipler Birliği’nin açıklaması gürültüye gitti.

TTB şu açıklamayı yaptı:

‘Şu ana kadar 1.469 kişiye ait kemiklerin bulunduğu 114 toplu mezar tespit edilmiştir. Açılan 26 toplu mezarda 171 kişinin kemiklerine rastlandığı bildirilmekle birlikte olayın gerçek boyutları çok daha büyüktür. Hakkari’den Tunceli’ye kadar çok geniş bir coğrafyada yüzlerce toplu mezarda gömülü kimliği belirsiz binlerce ceset sözkonusudur.’

Tüyler ürperten bu açıklama trafik kazası haberi kadar itibar görmedi.

Ergenekon, Balyoz davalarını küçümsemeye çalışanlar, ‘Bunları bırak 28 Şubat’a, 12 Eylül’e bak’ diyenler bu ölüm tarlalarını görmezden gelecek elbette.

Çünkü onların işlevi bu.

Devlet adına işlenen suçlara destek olmak, örtbas edilmesine yardımcı olmak, sonunda da ilçesinde vergi rekortmeni olmakla övünmek.

Ermeni soykırımı meselesinde de, Hrant Dink cinayetinde de davranışları aynı oldu.

Bundan sonra da aynı olacak.

Vatan ve vergi rekortmenliği sözkonusuysa, binlerce Kürdün yargısız infazı teferruattır ne de olsa.

Türkiye yakın tarihiyle yüzleşmek zorunda, onlara rağmen.

Ergenekon’u, Balyoz’u, JİTEM’i görmezden gelenlere ragmen olacak bu.

Güneydoğu’da cinayetin failleri belli.

Bölgede askerin tam egemen olduğu, hukukun yok sayıldığı dönemin sonucu ortaya çıktı bu ölüm tarlaları.

Silahlı Kuvvetler geçmişte ‘JİTEM yok’ diyerek, bugün darbe zanlılarını cezaevinde ziyaret ederek sahip çıkıyor bu işlerin faillerine.

Medyaya yerleştirdikleri candaşları da sahip çıkıyor.

Önce bu ölüm tarlalarının hesabını sorun bakalım.

 

Laikçilerin Arap devrimlerine bakışı

Fas’tan Bahreyn’e uzanan coğrafyada devrim rüzgarları dikta rejimlerini sarsıyor.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yeni bir sayfa açılıyor.

Bu öncüsü olmayan bir devrim hareketi.

Ne getireceğini, nasıl sonlanacağını şimdiden kestirmek kolay değil ancak demokrasi yönünde evrildiğini söylemek mümkün.

Evet, isyan edenler inançlı müslümanlar.

Ancak bu, bizim laikçilerin iddia ettiği gibi onların şeriat rejimi istedikleri anlamına gelmiyor.

Onlar kendi dünyalarında inançlarına saygılı bir yaşam, kamusal alanda ise liberalizm talep ediyor.

Milliyet’te Hasan Cemal’e konuşan Müslüman Kardeşler’in yöneticisi Saad el Hüseyni de, Zaman Gazetesi’nden Servet Yanatma’ya konuşan Tunuslu muhalif lider Raşid Gannuşi de sandığa işaret ediyor.

Newstatestman’a yazan Olivier Roy’un vurguladığı gibi, hepsinin hayalinde Türkiye modeli var.

Muhafazakar ama demokrat bir yönetim peşindeler.

Bu Türkiye modeli vurgusu bizim laikçileri çok rahatsız ediyor.

Nefret ettikleri bir iktidarın bölge ülkelerine model olmasından çok rahatsız oluyorlar.

O nedenle, devrimleri bile çarpıtmaya uğraşıyorlar.

Oysa devrilen rejimlerde içi boşaltılmış bir şeriat rejimi zaten vardı.

Bu gençler onurlarına sahip çıkıyor.

Bu kavgayı damgalamadan önce anlayın.
 

Kılıçdaroğlu’na yapılan ayıp

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan hakkında yazılan iftira kitaplarına bir yenisi eklenmiş. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında da böyle bir kitap yazılmış. Sadece başlığı bile iğrençliğini anlatmaya yeterli: Dersim Ermenisi Yemuş Hanım’ın Oğlu Çarkçı Kemal. Takunyalı Führer ayarında bir kitap olduğu anlaşılıyor. Birileri de Ergenekon sürecinden sadece iftira ve karalama yöntemlerini almayı öğrenmiş belli ki. Tüm siyaset alemi bu çirkinlik ve seviyesizliğe ortak tepki vermeli mutlaka.
 

Muhafazakar feministler

Yeni Şafak’ta Özlem Albayrak mükemmel bir yazı kaleme aldı.

Bizden ayrılışına çok üzüldüğüm Hidayet Şefkatli Tuksal da Milliyet’e çarpıcı bir röportaj verdi.

Konu, dekolte giyen kadının erkeği tahrik ettiği saçmalığı.

Bu bakış açısıyla her türlü sapkınlığa bir mazeret bulabilirsiniz.

Çocuk tacizcileri kalkıp ‘Plajda çocuklar çıplak denize giriyordu’ diyebilir mesela.

Bir profesörün zırvasına destek veren muhafazakar erkekler çıktı.

Ama sesi gür çıkan, doğru tepki gösteren muhafazakar kadınlar oldu.

Hidayet Hanım’ın şu sözünü okuyun ve cevap verin: ‘Hacca giden kadınlar dahi tacize uğruyor. Bu iş, bir toplumdaki erkeklerin buna cüret edebilme kolaylığıyla ilgili. Kadınların bu meseleleri açıklamayacağından emin olmalarına dayanıyor.’

star
   
   



Bu yazı 547 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 6 Mayıs 2012 Adalet talebinden tahrik olan bir ordu! Astsubaylar direnin
    • 4 Nisan 2012 Benim darbecim insanlık suçu işlemez
    • 24 Mart 2012 Ergenekon ve psikolojik savaş
    • 14 Mart 2012 Kürt meselesinde tarihi uyarı
    • 7 Mart 2012 Türkiye, AB için neden önemli!
    • 4 Mart 2012 Medya nasıl kurtulur?
    • 3 Mart 2012 Medya eliyle hükümet devirmek de darbedir!
    • 19 Şubat 2012 Sayın Başbakan 3’üncü dönemler hep zor geçer!
    • 15 Şubat 2012 Washington’ın Türkiye’ye bakışı
    • 14 Şubat 2012 Gazetecinin suç işleme özgürlüğü
    • 7 Şubat 2012 Tencere dibin kara
    • 5 Şubat 2012 Sadece ordu yetmez devleti sıfırdan kurmalı
    • 22 Ocak 2012 Barlas, Özkök’ü neden uyarmıştı!
    • 3 Ocak 2012 Bu facia AK Parti için çok ciddi alarm
    • 13 Aralık 2011 Siyaset ve sadakat
    • 11 Aralık 2011 Bu iddianamede ciddi şike var!
    • 6 Aralık 2011 İşte kahramanınız Kozinoğlu!
    • 22 Kasım 2011 CHP, Dersim ve Ermeni kırımı!
    • 19 Kasım 2011 Atatürk milliyetçiliği ‘Ne Mutlu Türküm’ demektir
    • 15 Kasım 2011 Ulusalcılara bir iyi bir de kötü haber

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,584 µs