En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

12 Eylülzede askerler ne olacak?



12 Eylül referandumu geçmişle yüzleşme açısından önemli bir dönemeçti. Türkiye toplumu, darbelerin, hukuksuzlukların, faili meçhul cinayetlerin hesabının sorulması için önemli bir kapı araladı.
Ancak o kapının neler getireceği henüz pek bilinmiyor.
Sadece son birkaç ay içinde atılan bazı adımlar var. Bu adımlardan biri de ordudan atılan subaylarla ilgiliydi...
Yakın tarih olduğu için biliniyor, 28 Şubat Postmodern darbe döneminde eşi başörtülü olan veya inançlarının gereğini yerine getiren subaylar hiçbir gerekçe gösterilmeden Yüksek Askeri Şûra kararlarıyla ordudan atıldı.
İşte binlerce kişiyi ilgilendiren bu konuda geçtiğimiz hafta bir ilk adım atıldı.
Meclis Milli Savunma Komisyonu'nda kabul edilen bir tasarıyla Yüksek Askeri Şûra (YAŞ) kararıyla TSK'dan ilişiği kesilenlere emsali rütbelerdekilere denk özlük hakları üzerinden emeklilik imkânı verilmesi isteniyordu.
Yasa Meclis gündemine geldi.
Ancak bu yeterli değildi.
Ordudan sadece dini gerekçelerle insanlar atılmadı. 12 Mart'ta ve 12 Eylül referandumunu gerekli kılan 12 Eylül Askeri darbe döneminde de çok sayıda kişi ordudan atıldı. Darbenin en sert yaşandığı 1980-1983 yılları arasında -o dönem YAŞ yoktu- sayısı binlere ulaşan genç subay, astsubay ve subay adayı Harp Okulu öğrencisinin orduyla ilişkisi kesildi.
Çoğunluğunun suçu, bir eyleme katılmaktan ziyade "solcu veya sağcı" olmaktı.
12 Eylül darbecileri gençlerin idamına imza attığı gibi genç subay ve astsubayları da "üçlü kararname"yle ordudan attı.
Sadece kendileri değil, aileleri de büyük acı yaşadı. Bin bir umutla girdikleri ordudan bir gecede kovulmuşlardı.
Belki 12 Eylül referandumuna bu kesim büyük çoğunlukla "evet" oyu vermedi ama "evet"in yüzde 58 çıkması onlarda da "umut" yarattı.
Aradan yıllar geçse de haksızlıkların giderilmesi yüreklerini rahatlatabilirdi.
Ancak YAŞ'ın ordudan attığı askerlerle ilgili çalışma Meclis Milli Savunma Komisyonu'nda ele alınırken, 12 Mart ve 12 Eylül'ün mağdurları dikkatte alınmadı.
İlginçti... Oysa tam da o günlerde aynı konuyla ilgili CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır, bir yasa taslağı hazırlayıp, 12 Mart ve 12 Eylülzede subay ve astsubaylar için "özlük haklarının iadesi"ni istemişti. Ama ne yazık ki bu öneri farklı bir komisyona sunulduğu için ötekiyle birleştirilememişti.
Böylece Meclis Genel Kurul gündemine sadece YAŞ'ın mağdur ettiği insanların sorunları gelmişti.
Peki, onların mağduriyeti ne olacaktı?
İşte bu konuyu, önceki gün YAŞ mağdurlarının kurduğu Adaleti Savunanlar Derneği yöneticileri Başbakan Erdoğan'a iletti.
Başbakan Erdoğan da sıcağı sıcağına çifte standardın ortadan kaldırılması için talimat verdi. Konuyu o toplantıda hazır bulunan AK Parti Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ anlattı:
"Sayın Başbakanımızın 'bu konuda bir değerlendirme yapın' diye bir talimatı oldu. Biz o çerçevede çalışmayı yaptıktan sonra bu yasanın Genel Kurul'daki görüşmesini yapacağız. Bu bir değişiklik önergesiyle yapılabilir. Milli Savunma Komisyonu'ndan geçen kabul edilen maddedeki kapsam Genel Kurul'da genişleyecek. Milli Savunma Bakanımızla da görüştüm. Onlar da bir hazırlık yapıyor... Biz de çalışıyoruz, Perşembe günü veya önümüzdeki hafta Meclis'teki taslağa ekleme yaparak bunu çözebiliriz."
Son 40 yılda ordudan hukuksuz bir biçimde binlerce insan atıldı ve aileleriyle birlikte mağdur edildi.
12 Eylül referandumu şimdilik işte bu mağduriyeti giderme olanağı getiriyor. Az şey mi?

sabah

 



Bu yazı 1,136 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,824 µs