En Sıcak Konular

Ahmet Taşgetiren


Ahmet Taşgetiren
0 0 0000

Amerika-İsrail'in zor tercihi



"Mısır'dan önce, Mısır'dan sonra... Tıpkı bir milat gibi!"
Bu, Mısır olaylarına yönelik, Amerika-İsrail için New York Times yazarı Thomas Friedman'ın değerlendirmesi.
İsrail'in muhalif Haaretz gazetesi çok daha yakıcı bir dille ifade ediyor İsrail'in geldiği noktayı:
"İsrail'in bölge ülkeleriyle barışı sadece diktatörlerle yapılan bir barış. Hüsnü Mübarek gittiğinde ne olacak belli değil."
Evet, şapkayı önüne koyup düşünme zamanı.
Bundan sonra, Wikileaks belgelerine göre, kendi halkına karşı suikast yapmak için İsrail'le işbirliği içine giren bir yönetim Filistin'in başında durabilir mi?
Ya da tüm Müslüman halkların Gazze ablukasını delme talepleri karşısında Refah kapısını açma-kapama işinde İsrail'le dirsek teması içinde bulunan bir yönetim Mısır'da ayakta kalabilir mi?
"İsrail, genç ve öfkeli bir Müslüman kitle tarafından kuşatılma gerçeği ile karşı karşıya." diyor Friedman, New York Times'taki yazısında. Netanyahu'yu ve Amerika'yı bu gerçeği görmeye çağırıyor. Daha önemlisi, bundan böyle işbirlikçi totaliter yönetimlerle diyalog halinde bu coğrafyada aklına eseni kimsenin yapamayacağını hatırlatıyor.
Mısır'da yaşananlar, Mübarek yönetimi kadar, Amerika ya da İsrail'de deprem etkisi yapacak gelişmelerdir.
"Türkiye örnekliği" bile aslında, böyle bir şok etkisi yapmalıydı.
Türkiye,1 Mart'ta tezkereyi reddetti. Bu, halktaki tepkilerin Meclis'e yansımasıydı. Amerika orada Türkiye'ye kızmayı tercih etti.
Amerika, İslam coğrafyasında -müttefik Türkiye dahil- en az sevilen ülke olmanın sebeplerini yeterince okuyamadı.
Obama'ya yönelik sempatinin gerçek sebeplerine inemedi, Obama'yı klasik Amerika'ya benzetmeyi tercih etti.
Mavi Marmara olayında en son, İsrail'in hazırladığı aptalca raporu desteklemek bile, Amerika'da jetonun bir türlü düşmediği gerçeğini ortaya koymuyor mu?
Mısır'dan sonra...
İslam coğrafyasında Amerikan politikalarının eski usul sürmesi mümkün mü?
Mısır'dan sonra...
Türkiye ile bile gırtlak gırtlağa gelmiş bir İsrail yönetimi, sürdürülebilir mi?
Amerika ve İsrail, oturacak ve şu iki gerçeği derin derin düşünecek:
- Bundan sonra hiçbir İslam ülkesinin başında Mübarek türü bir diktatör olamayacak.
- Bundan sonra, Amerika ile İsrail ile her ilişki sorgulanacak.
Amerika'nın, bölge ile ilgili çıkarlarından vazgeçmesi söz konusu değilse bir küresel güç olarak, Çin'in yükselişi, Rusya'nın güç toplaması karşısında bölgedeki ittifaklarını dikkate alma zorunluluğunu duyacaksa bunu "işbirlikçi" damgası yemekten kaçınacak olan yönetimlerle nasıl bir format içinde gerçekleştireceğini hesap etmek zorunda olacak.
Bu noktada, Amerika'nın en ciddi zorluğunun İsrail'in varlığı ve güvenliğine dair taahhütlerinden vazgeçememek olacağı muhakkaktır.
Aynı zorluk İsrail için de söz konusudur. İsrail, varlığını ve güvenliğini, Filistin halkının bir anlamda yok edilmesine bağlayan bir politika izlerken, bunu bugüne kadar Amerika'ya sırtını dayayarak yaparken, bunun sonucu bölgede ciddi bir nefret birikimine yol açmışken, bugün, Mısır'dan bile destek görememe durumunda, kuşatılmış bir coğrafyada nasıl ilerleyecek?
Amerika, şu ana kadar, bölgede sömürgeci çizgiyi sorgulayan İslami oluşumları "fundamantalist, radikal, köktenci, siyasal(...) İslam" diye suçladı ve kurulu düzenleri bu oluşumlara karşı operasyona yöneltti. NATO misyonu bir anlamda buraya odaklandı. Mısır, Tunus, Cezayir, FKÖ yönetimleri, bu siyasetin sembol ismi idi. Refahyol'a yönelik baskılar bununla alakalıydı. AK Parti siyaseti üzerinde bile "Eksen kayması-Gizli gündem" paranoyaları üretilerek tahakküm oluşturuldu. Bu süreçte, her İslami oluşum, bir anlamda ancak bu küresel tahakkümün ambargosunu aşabildiği ölçüde meşruiyete sahip olabildi.
Ama işte oyun bozuldu.
Müslüman halklar, -İslami aidiyetleri ılımlı ya da radikal hangi ölçüde olursa olsun- bir bilinç sıçramasını harekete geçirdiler ve meydanlara aktılar. Hatta bu irade buluşmasında, İslami aidiyeti bile aşan birliktelikler söz konusu.
Halklar, en azından, siyasetin ve sistemin halk iradesi ile ve dış güdüm olmaksızın belirlenmesi noktasında ortak paydaya sahipler.
Bu, Amerika'yı veya başka bir Batı ülkesini, kendi halklarının demokratik iradesini önemsedikleri kadar, bölge insanının iradesini de önemseme noktasına getirecek. Bu, "Şark için ayrı demokrasi" standardını ortadan kaldıracak. Elhasıl Mısır, Mısır için olduğu kadar Amerika ve İsrail için de yeni bir takvimin başladığının göstergesi olmuştur.

bugün
   



Bu yazı 348 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 25 Eylül 2012 Vesayet tortusunu silmek...
    • 20 Eylül 2012 Ana gündem: Terörü yok etmek
    • 12 Eylül 2012 Gültan Kışanak kaçırılsa...
    • 11 Eylül 2012 AK Parti formatının önemi
    • 9 Eylül 2012 Ne kadar çok ''keşke'' diyoruz
    • 7 Eylül 2012 ''Akil adam'' enstrümanı
    • 28 Ağustos 2012 MGK ne yapacak?
    • 26 Ağustos 2012 Düşme, düşersen üzerine çullanırlar
    • 19 Ağustos 2012 Bayram nostaljisi
    • 14 Ağustos 2012 Aygün ve bölgenin çıplak gerçeği
    • 12 Ağustos 2012 115 asker ölseydi...
    • 9 Ağustos 2012 ''Güvenlikçi politika''
    • 7 Ağustos 2012 Şemdinlili bir ananın Karayılan'a mektubu
    • 2 Ağustos 2012 ''Daha büyük harita''
    • 27 Temmuz 2012 Ortak mutluluğu planlamak
    • 26 Temmuz 2012 Ortadoğu'da ne oluyor?
    • 24 Temmuz 2012 Bölgesel Kürt yapılanması
    • 19 Temmuz 2012 Erdoğan'ın kurgusu ne?
    • 18 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu için son raunt
    • 27 Haziran 2012 Türkiye sınanıyor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,262 µs