En Sıcak Konular

Mustafa Ünal


Mustafa Ünal
0 0 0000

Başbakan'dan mesajlar...



Başbakan Erdoğan'ın Kiev'den ayrılmadan önce söyledikleri günlerce tartışılacak türden... Kısa ancak yoğun geçen Ukrayna seyahatine son dönemdeki en kalabalık gazeteci grubu eşlik etti. Başbakan otelde gerçekleşen uzun sohbette her soruya ayrıntılı cevap verince ortaya çarpıcı mesajlar çıktı.


Bir daha gözlemledim; Erdoğan konuşurken siyaset yapmıyor, 'sahici', en yalın haliyle ne düşünüyorsa onu söylüyor. Söz içki meselesinden açıldı, tartışma sırasında 'aksırıncaya, tıksırıncaya kadar' dediğini hatırlattı ve şunları söyledi: 'Benim de gerilimli dönemlerim, stresli anlarım oluyor. O da benim o andaki gerilimim ya da doğamda olan bir şey olarak alınsın. Her şeyden önce insanız. Benim de hatam olur. Hatasız kul değiliz ya...'

İktidar sahipleri pek özeleştiri yapmazlar, hatalarını kabullenmek istemezler. Erdoğan'ın söylediği gayet açık; üsluptaki yanlışını kabul ediyor. Bunu da içinde bulunduğu ortama yani 'stres ve gerilime' bağlıyor. Erdoğan'ın bu sözleri bana, başbakanlığının ilk yıllarında telefonunda yazılı olan 'Mağrur olma!' ikazını anımsattı.

İçki, heykel gibi konular nedeniyle liberallerle AK Parti arasındaki ittifakın çatırdadığı tartışmaları da soruldu Başbakan'a... Erdoğan 'Ben öyle bir çatırtı duymuyorum. Ayrıca öyle bir ittifak da yok' dedi. Entelektüel kesime değil millete kulak verdiğini söyledi. 'Sandığı milletin dili belirliyor' dedi.

Avrupa Birliği, çetelerle mücadele başta olmak üzere AK Parti hükümetinin açılım politikalarına liberal kesimin verdiği destek inkâr edilemez. Ancak Başbakan bunun 'ittifak' olarak nitelenmesini doğru bulmuyor. Ve süreci liberal çevrelerin desteğinden ziyade 'AK Parti'nin değişim iradesinin' yönlendirdiğine vurgu yapıyor. Ben Erdoğan'ın seçimle ilgili düşüncelerini öğrenmek istedim. Nitekim Kiev'de iş dünyasından 'milletvekili adaylığı' düşünen çok kişiyle karşılaştık. Bu yöndeki niyetlerini Erdoğan'a da hissettirmek istedikleri gözden kaçmadı. Başbakan'a seçim beklentilerini, anketlerde siyasetin son durumunu sordum. Erdoğan 'büyük şehirler' dedi. Son nüfus hareketliliğinden sonra 'büyük şehirlerin milletvekili sayısı' arttı. Anadolu'da göç veren şehirlerin milletvekili sayısında ise azalma oldu.

Erdoğan 'Seçim sonuçlarını büyük iller belirleyecek. Biz de buna göre çalışıyoruz.' dedi. AK Parti'nin seçim stratejisinde 'büyük şehirlerin' özel yeri olacak. Partilerin şu andaki durumu nedir? Erdoğan'ın öteden beri her ay farklı firmalara anket yaptırdığını biliyoruz. Halkın nabzını sadece seçim dönemlerinde değil, çok öncesinden yakından izliyor.

Başbakan 'Biz üç ayrı anket şirketiyle çalışıyoruz.' dedi. AK Parti'nin durumunu 'medyaya yansıyan anketlerin ortalaması' şeklinde tanımladı. Ardından rakam olarak da ifade etti: 'Yüzde 45-50 bandında görünüyor'. Peki diğer partiler? İktidar partisinin rakiplerinin durumunu gözlemlemesi mümkün mü? Değil elbette.

Gazetelere yansıyan CHP ile ilgili sonuçların abartılı olduğunu söyledi. AK Parti'nin yaptırdığı kamuoyu yoklamalarında CHP'nin oy oranı daha düşük. Erdoğan, 'Yüzde 30'a hiç ulaşamadı. 20-25 arası' dedi. Bu oran CHP'nin yeni yönetimi için tehlike demek. Yeni dönemin şekillenmesinde MHP'nin oyunun belirleyici olacağı muhakkak...

Başbakan 'MHP bıçak sırtında' dedi. Bıçak sırtından kasıt yüzde 10 barajı. MHP sert iniş ve çıkışlar yaşayan bir parti. 1999-2002 aralığında yüzde 18'lerden yüzde 9'lara düştü. Şimdi baraj riski altında mı? AK Parti'nin anketlerinde öyle.

Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin seçim hazırlıklarına başladığını söylerken 'Çok farklı versiyonla halkın karşısına çıkalım diyoruz, alışılmış şeylerle değil. 2023 vizyonu mesela...' dedi. Başbakan çoktan seçim sürecini başlattı. Her hafta sonu Anadolu'da; yarın Burdur, ertesi günü Denizli'de. Açılış programları miting gibi...Başbakan Erdoğan'ın Kiev'den verdiği mesajlar çarpıcıydı ama ben seçime ilişkin söylediklerini daha çok önemsedim ve sizinle paylaşmak istedim.

zaman



Bu yazı 418 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 26 Eylül 2012 Balyoz duruşu
    • 23 Eylül 2012 'Balyoz' yok sayılamaz
    • 19 Eylül 2012 Menderes'in kabrinde bir CHP lideri
    • 5 Eylül 2012 İki görüşme...
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek'in çıkışı
    • 1 Ağustos 2012 Tutukluluk avantaja dönüşmemeli
    • 29 Temmuz 2012 Rüya gibi
    • 25 Temmuz 2012 Suriye nelere gebe?
    • 18 Temmuz 2012 CHP değişir mi?
    • 1 Temmuz 2012 Davutoğlu ile Suriye...
    • 27 Haziran 2012 Cevap, yeri ve zamanı geldiğinde...
    • 20 Haziran 2012 Dağlıca yine dağladı
    • 17 Haziran 2012 7+5 senaryoları
    • 13 Haziran 2012 Kürtçe derste tarihî adım
    • 8 Haziran 2012 İyimser hava
    • 30 Mayıs 2012 'Hassas ve gerilimli iş'
    • 23 Mayıs 2012 Meclis'te Erdoğan barışı
    • 18 Mayıs 2012 Rota başkanlık sistemi
    • 16 Mayıs 2012 Tutuklu vekillere yasayla tahliye yok
    • 9 Mayıs 2012 28 Şubat'ın dalga boyu

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,307 µs