En Sıcak Konular

Mahmut Övür


Mahmut Övür
0 0 0000

Orgeneral Özkök'ün 'Kürt meselesi'



Önümüzdeki sürecin iki önemli konusu var, ikisi de toplumun özgürleşmesi ve zenginleşmesiyle ilgili. Yeni bir anayasa hazırlamak ve Kürt meselesine demokrasi içinde bir çözüm üretmek… Bu iki konuda, başta AK Parti ve CHP olmak üzere tüm partiler artık çözüm üretmeli. Özellikle seçim sonuna kadar uzatılan ateşkes süreci heba edilmemeli.
Ateşkes süreci önemli çünkü ilk kez sivil siyasetin güçlü bir biçimde devreye girdiği bir dönemden geçiyoruz. Bu noktayı özellikle vurguluyorum çünkü sivil siyaset, geçmişte bu tür fırsatları bazen asker korkusuyla, bazen de askerin desteğine rağmen değerlendiremedi. Bir süre önce devletin önde gelen isimlerinden biriyle konuşuyordum. O günleri hatırlatarak şu soruyu sordum;
"Şu anda seçim sonuna kadar devam eden bir ateşkes süreci var. Türkiye 1999-2004 yılları arasında da silahların sustuğu çok önemli bir fırsat yakalamıştı. Ama değerlendiremedi. Bu tecrübeden bir ders çıkarılır mı?"
Cevabı şaşırtıcıydı: "Çok doğru. O fırsatı iyi değerlendiremedik. Daha ilerisini söyleyeyim. AK Parti hükümetinin ilk aylarında dönemin Genelkurmay Başkanı, kurum yetkilileriyle birlikte bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini raporlarla gelip bize anlattılar. Biz de çok heyecanlandık. Hemen harekete geçip partiye ve Meclis grubuna götürdük. Ama ne yazık ki sert bir dirençle karşılaştık. Mecburen geri adım attık. Yazık oldu."
Ne kadar ilginç değil mi? O günün Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'tü. Anladığım kadarıyla Orgeneral Özkök, sadece darbe girişimlerine karşı çıkmamış aynı zamanda darbe üreten zihniyetin her fırsatta kullandığı Kürt sorununun çözülmesi için de çaba harcamış… Şimdi emekli. O günlere ilişkin ne düşünüyor doğrusu merak ediyorum.
Tabii burada asıl üzerinde durulması gereken sivil siyaset. O günlerin AK Partisi artık geride kaldı. Şimdi tecrübeli bir AK Parti ve "Yeni CHP" var.
Bari bu kez, seçim sonuna kadar uzatılan ateşkes fırsatı iyi değerlendirilmeli. Sivil siyaset bu fırsatın da üzerine yatmamalı.

Deniz Baykal ne yapıyor?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Diyarbakır- Şanlıurfa hattında yeni bir yolculuğa çıkarken, eski Genel Başkanı Deniz Baykal da Karadeniz'deydi.
Bir düğün gecesine katılacaktı ama yanında hem eski arkadaşları vardı ve hem de il il dolaşıp siyasi açıklamalar yaptı.
İlginçti… Peki, bu ne anlama geliyor? Anladığım kadarıyla Baykal bu gezileriyle üç şeyi bir arada yapıyor.
1- İmaj yeniliyor, 2- Olağanüstü Kurultay delegesine mesaj veriyor, 3- Seçim sonrasına hazır olduğunu söylüyor. Buradan çıkan sonuç şu; Baykal seçime kadar geri dönmeyi düşünmüyor. Kılıçdaroğlu'nun bir seçim yaşamasını istiyor çünkü vebal altında kalmaktan çekiniyor. Daha önce de söylediğimiz gibi tek istediği arkadaşlarının parti yönetimine girmesi. Ancak ortada garip bir durum var. Onu da eski bir siyasetçi şöyle dile getiriyor: "Sanki rakip iki genel başkan var karşımızda. Bir partinin yeni Genel Başkanı toplumla iletişim kurmaya çalışırken, aynı anda eski genel başkanının il il gezerek rol çalması siyaseten doğru mu?"

"CHP'den ayrılmam"
CHP içindeki sancının yansımalarını ele aldığımız önceki günkü yazımızda CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce'nin DSP'ye gidebileceğinin konuşulduğunu yazmıştık.
Aynı gün İnce aradı ve şunları söyledi:
"İki dönem CHP'den milletvekili seçildim. Ben ilkelere önem veriyorum. Bunu kim söylediyse yalan söylüyor. Ben 15 yaşından beri CHP'de siyaset yapan biri olarak ne ayrılmayı düşündüm, ne de bir partiyle flört ettim. Ben anamdan milletvekili doğmadım. Bir başka partiye gitmem, gerekirse ayrılırım."

sabah

 



Bu yazı 596 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 AK Parti kongresi ve Barzani
    • 28 Eylül 2012 AK Partili Babuşçu iddialı: Yüzde 55
    • 23 Eylül 2012 CHP'nin 'Balyoz' ikilemi
    • 20 Eylül 2012 Otobüste 200 er
    • 18 Eylül 2012 CHP günahlarından arınıyor
    • 11 Eylül 2012 CHP hâlâ derdini anlatamıyorsa
    • 1 Eylül 2012 Ya silah ya siyaset
    • 30 Ağustos 2012 CHP neden Kürt raporu yazamıyor?
    • 19 Ağustos 2012 Barışı kirletmemek lazım
    • 14 Ağustos 2012 Aygün'ün kaçırılmasında garip sorular
    • 10 Ağustos 2012 Diyarbakır'dan Şemdinli'ye bakmak
    • 24 Temmuz 2012 Üç CHP'li anlaşamıyorsa...
    • 19 Temmuz 2012 CHP'de 'maymuncuk liste' savaşı
    • 18 Temmuz 2012 CHP, zamanın ruhunu yakalar mı?
    • 17 Temmuz 2012 CHP kurultayı gölgede mi kaldı?
    • 8 Temmuz 2012 Siyasetin yeni aktörleri
    • 6 Temmuz 2012 CHP'de kurultay pazarlamacıları
    • 3 Temmuz 2012 Zana'nın demokratik yolu
    • 24 Haziran 2012 Uçak düşürme bir tuzak mı?
    • 19 Haziran 2012 Gülen'in kararı neyin sinyali?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,797 µs