En Sıcak Konular

Mehmet Altan


Mehmet Altan
0 0 0000

'Tarifsiz kederler'



   “1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 2 yaşında gurbete çıktım. Yedisinde mektebe başladım. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım.

13’te Oktay Rifat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım.  17 yaşında bara gittim.

18’de rakıya başladım.

19’dan sonra avarelik devrim başlar.

20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 

25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok âşık oldum, hiç evlenmedim. Şimdi askerim.”

***

Eksiklerini biz tamamlayalım...

22 yaşında yayınladığı ilk şiir...

28 sayı çıkardığı Yaprak Dergisi...

“İnsanın beş duyusuna değil, kafasına hitap eden” Garip Şiir Akımı’na yazdığı manifesto...

Şiiri sokaklara taşıması...

Garip Akımı ile Yaprak Dergisi arasında, sanat anlayışındaki değişimler...

Ve:

Ezbere bilinen mısraları...

“Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu,

Bu derde düşmeden önce.”

*** 

Nerede Orhan Veli adı görsem, soluk soluğa peşinden koştururum:

“Kardeşi Adnan Veli’nin ‘yürümekten hiç bıkmazdı. Bazen Beyoğlu’ndan Sarıyer’e kadar yürüyerek, ıslık çalarak gittiği olurdu’ sözünden yola çıkarak Orhan Veli Yürüyüşlerinin ilki 14 Kasım 1996 Perşembe günü yapılmıştı. 

Yürüyüş Taksim Atatürk Heykeli önünden başlıyor Aşiyan’da Orhan Veli’nin mezarı başında sona eriyordu...”

Tek katılım şartı, bir şiir kitabı getirmekti...

Son daveti 2005 yılında aldım, sonra...

Sonrası, sanırım bu gelenek de akamete uğradı...

*** 

Bir haberden yola çıkarak, bir zaman da Beykoz Belediyesi’nden medet umdum...

Yıllar yıllar öncesinin o haberi şöyleydi:

“Türk edebiyatının ünlü şairi Orhan Veli Kanık, doğup büyüdüğü Beykoz’da anıldı.

Beykoz Belediyesi’nce düzenlenen anma programı, Orhan Veli Kanık’ın doğup büyüdüğü İshak Ağa Yokuşu’ndaki evinin önünde başladı. Burada şairin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verildi. 

Daha sonra yürüyerek şairin bazı şiirlerinde ilham kaynağı olan Yalıköy sahiline gelindi. 

Yalıköy Parkı’nda katılanlara kaşarlı simit ve çay ikram edildi. Beykoz Belediye Başkanı Muharrem Ergil ve Tiyatro Sanatçısı Nejat Uygur’un yaptığı konuşmalardan sonra Kanık’ın şiirleri okundu. 

Bu sırada başlayan yağmur, katılımcılara duygulu anlar yaşattı.

Törende ‘Bir Garip Adam Orhan Veli Kanık’ adlı kitap dağıtıldı.”

Sonra bu gelenek de başlamadan bitti, buhar olup uçtu...

*** 

Gene...

Perşembe günü, içinde “Orhan Veli” geçen bir habere balıklama daldım:

“Yüzlerce film senaryosuna imza atmış olan senarist Safa Önal’ın hazırladığı, ‘İstanbul’un Orta Yeri Sinema’ adlı belgesel filmin dünya prömiyeri, 14 Kasım Pazar günü saat 15.00’da İstanbul Modern’de gerçekleştirilecek. Türk Sineması’na en çok emeği geçen sanatçıların başında gelen Safa Önal, 2010 İstanbul Ajansı’nın katkılarıyla hazırladığı belgesel filmi ‘İstanbul’un Orta Yeri Sinema’ ile Yeşilçam’ın unutulmaz filmlerine ve İstanbul’a vefakâr bir selam gönderiyor. Bu sayede ‘İstanbul’un orta yeri sinema’ dizelerinin sahibi Orhan Veli de anılmış olacak.”

Bu dolaylı anmaya sevinsem mi, kırılsam mı, bilemedim...

*** 

Orhan Veli, Dalgacı Mahmut şiirinde şöyle der:

“İşim gücüm budur benim,

Gökyüzünü boyarım her sabah,

Hepiniz uykudayken.

Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,

Bilmezsiniz kim diker; Ben dikerim.”

 ***

Öylesine vefasızlaştık ki...

Orhan Veli çok uzun zamandır yok...

Ve bugün 60. ölüm yıldönümü...

Böyle giderse, korkarım ne denizleri diken kalacak, ne de gökyüzünü sabah boyayan...

Acaba şu mısralar bu vefasızlığa mı?

“İstanbul’da Boğaziçi’nde,

Bir fakir Orhan Veli’yim; Veli’nin oğluyum,

Tarifsiz kederler içinde.”

 *** 

Bir yanda “denizi göreceksin sakın şaşırma” diyen bir yaşam kıvancı, bir yanda hiç bitmeyen ince bir sızıyla yaşayıp ölen Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şeflerinden Mehmet Veli Kanık’ın oğlu Orhan Veli haklı olarak “tarifsiz kederler” içindeymiş...

Çünkü...

Naif, narin varlığı, “ağlarsa” sesini duymayacağımızdan, gözyaşlarına “dokunamayacağımızdan” emindi...

Sanki tahmini doğru çıktı...

star



Bu yazı 399 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 11 Ocak 2012 ‘Tanırım, iyi çocuklar’
    • 9 Ocak 2012 Genelkurmay’a o istihbaratı kim verdi?
    • 6 Ocak 2012 Demokrasi ile ‘biat sistemi’ arasındaki fark
    • 30 Aralık 2011 Bombalama emrini kim verdi?
    • 24 Aralık 2011 Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın adresi
    • 16 Aralık 2011 Susurluk’ta faili meçhul reytingi...
    • 14 Aralık 2011 Ergenekon büyürken uyuyamam...
    • 4 Aralık 2011 Şikeci siyasetin kirli çamaşırları
    • 2 Aralık 2011 Var mı bu yasayı çıkaracak babayiğit?
    • 30 Kasım 2011 Yüzde 3 Türkiye’yi keser mi?
    • 29 Kasım 2011 Devlet-ulustan ulus-devlete geçemeyince
    • 23 Kasım 2011 Ergenekon’un farkında mısınız?
    • 21 Kasım 2011 Birinci Cumhuriyet Dersim’dir...
    • 14 Kasım 2011 Kozinoğlu kalp krizinden mi öldü?
    • 9 Kasım 2011 Kararı alkışlıyor, Bakan’ı kutluyorum
    • 3 Kasım 2011 Almanya’daki Türkler, Türkiye’deki Kürtler
    • 31 Ekim 2011 Cinayet işlemeye özgürlük savaşı mı diyorsunuz?
    • 26 Ekim 2011 Hırsızlar da kardeşiniz mi?
    • 20 Ekim 2011 Keşke gerçek bir ordumuz olsaydı...
    • 19 Ekim 2011 Bir İsrailli kaç Filistinliye bedel?

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,526 µs