En Sıcak Konular

Ali Bayramoğlu


Ali Bayramoğlu
0 0 0000

Kürt sorununda eşik aşılıyor mu?



BDP lideri Demirtaş "Taksim'deki intihar saldırısını açık bir dille kınıyoruz. Yeri ve zamanı, bir provokasyondur" demiş...

Bu kuvvetle muhtemeldir.

Ateşkes'in bitmesine 1 gün kala Taksim'in ortasındaki intihar bombacısı herkesin aklına PKK'yı, yeni saldırı dönemini getirecekti.

Nitekim ilk sıcak yorumlar bu istikamette oldu.

Ama gelin görün ki Kürt hareketinin politikası aksi yönde gelişti. Taksim patlamasının hemen ertesi gün KCK, yani PKK'nın sivil ayağı "ateşkesin seçim sonuna kadar uzatıldığını" açıkladı. Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'in Kanada Büyükelçi'ne söylediği "silahlı çözüm artık sona erdi" sözleri bu kararı pekiştirdi.

Ve gazetelerin dünkü nüshaları yeni ateşkesin nasıl sağlandığına ilişkin haberlerle doluydu.

Taksim'de yaşanan vahşet bir yana, bu son derece olumlu bir noktadır.

Nasıl bakarsanız bakın, neresinden ele alırsanız alın, Kürt sorununda çözümün ilk ön koşulu silahların susması, şiddetin yerini siyasete bırakması, Kürt hareketi açısından silah-şiddet bağının kopmasıdır.

Çözüme yönelik ikinci ön koşul kamu otoritesinin bu sorunun Kürtler olmadan, onlar adına hareket ederek çözülemeyeceğini anlaması ve bu istikamette adımlar atmasıdır.

Bu adımlar iki ayrı piste atılmalıdır.

İlk pistte silahların susması için örgütle ilgili kurumların görüşmesi gerekmektedir...

İkinci pistte çözüme doğru yol alınabilmesi için Kürt sorununda tüm siyasi talepleri yansıtacak eksiksiz ifade ve temsil özgürlüğünün önünün açılmasına yönelik politikalar geliştirilmesi gerekmektedir.

İlk pistte yol alındığı ortadadır.

Nitekim iddialar ateşkesin Öcalan ve Karayılan arasındaki mektuplaşma sonucunda gerçekleştiği yönünde. İmralı'da Öcalan'la görüşen Aysel Tuğluk'un dün görüşme sonrası yaptığı açıklamalar da ayrıca dikkat çekiciydi. Şöyle diyordu:

"Öcalan devlet yetkilileriyle bir kez daha görüşme gerçekleştirildiğini, bu görüşmenin son derece önemli olduğunu ifade etti. Yapılan görüşmeleri bir nevi diyalog sürecinin müzakere sürecine geçişi olarak gördüğünü söyledi..."

İkinci pistte gelince...

PKK seçimlere kadar ateşkes için 5 koşuldan söz ediyor.

Bunlar, sırasıyla, (1) askeri ve siyasi alanlara dönük operasyonların durdurulması, (2) Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması, (3) Öcalan'ın sürece daha aktif katılımı için önünün açılması, (4) Anayasa ve Hakikatleri Araştırma Komisyonları'nın kurulması, (5) Yüzde 10 seçim barajının kaldırılması.

Bunlar, PKK talep etse de etmese de bir kısmı atılan bir kısmı atılması gereken adımlardır...

Silahların susması için sıcak karşılaşma yaşanmaması lazım olduğu açık.

KCK davasının bir skandal olarak sürdüğü gün gibi ve silahlı eyleme karışmamış tutuklu yüzlerce Kürt siyasetçinin tutukluluğunun kaldırılmasının demokrasi gereği olduğu ortada.

Öcalan'la görüşmeler zaten sürüyor.

Hakikat Komisyonları bunca yıllık çatışmanın ve 50 bine yakın ölümün ardından yapılması kurulması gereken bir barış mekanizması...

Yüzde 10'u tartışmaya gerek yok, bu talep CHP'den MHP'ye kadar uzayan partilerin de talebi...

Bu istikamete adım atmak, şart kabulü anlamına gelmez. PKK'yı taraf haline getirmek anlamına hiç gelmez.

Bu şartların da içerdiği demokratik bazı zorunlulukları yerine getirirseniz, ellerin tetiklerden çekilmesini sağlama şansınız artar.

Mesele her yönüyle siyasete akar...

Siyaset ise demokratik meydandır...

Bu PKK'nın dağdan inme, tümüyle Kuzey ırak'a çekilme girişimiyle eşanlı yapılırsa Türkiye inanılmazı başarmaya doğru yola çıkar...

Top şimdi siyasi iktidarda...

İktidarın ilk hedefi sivil anayasa dönemi öncesi, Kürt sorunu için silahlardan arındırılmış bir Kürt alanı oluşturmak olmalıdır.

Ve bu, bugün bütünlükten, demokrasiden ve istikrardan taviz vermeden yapılabilir.

yenişafak

 



Bu yazı 491 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Eylül 2012 Sorgulama vakti...
    • 28 Ağustos 2012 Kürt sorununda yeni safha...
    • 25 Ağustos 2012 Kürtlerin şiddeti...
    • 30 Haziran 2012 Anter'in katili yaşlanmış mı?
    • 12 Mayıs 2012 Solun şiddetle hesaplaşması
    • 3 Mayıs 2012 Yeni Türkiye'nin doğum belgesi...
    • 21 Şubat 2012 Dink davası ''sil baştan''...
    • 18 Ocak 2012 İkinci cinayet zamanı
    • 17 Ocak 2012 Hrant'a sözüm var...
    • 21 Aralık 2011 Soykırım ve yasa
    • 3 Aralık 2011 Dönme dolap...
    • 30 Eylül 2011 Yazıcıoğlu ve jandarma...
    • 8 Eylül 2011 Aydının şiddetle sınavı...
    • 1 Ağustos 2011 İstifaların anlamı ve yarını: Pek iyi...
    • 28 Temmuz 2011 Parlamentoda bir terörist...
    • 5 Temmuz 2011 Futbolda temizlik, ülkede temizliktir
    • 10 Haziran 2011 Yeni CHP ha! Hadi oradan...
    • 24 Mayıs 2011 MHP'de yaşananlar ve perde arkası
    • 19 Mayıs 2011 Askere ''leş'' toplatmayan generaller iş başında
    • 19 Nisan 2011 Militarist-ulusalcı batak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,352 µs