En Sıcak Konular

Ismet Berkan


Ismet Berkan
0 0 0000

PKK’nın içine girdiği açmazı görmek



PKK’nın ‘eylemsizlik süreci’ni genel seçimlere, yani Haziran 2011’e kadar uzatmasından ötürü sadece sevinç duyulabilir. Barışın uzamasına, silahların susmasına, kimsenin ölmeyecek veya yaralanmayacak olmasına üzülünmez.


Bu kararın Taksim’de bir intihar bombasının patlatılmasından hemen sonraya gelmesi de bence anlamlı.
Burada PKK’nın içine girdiği açmazı görmek önemli. Bu örgütün terör yaratma gücünü biliyoruz, terörü şehirlere taşıma gücü de öyle hafife alınabilir bir şey değil. Fakat bütün bunlara rağmen örgüt bir açmazın içinde.
Sebebi de çok basit aslında: Türkiye’nin batısında bizler terörden ve terörle mücadeleden ne kadar yorulduysak Türkiye’nin doğusundaki Kürtler, hatta PKK sempatizanı milliyetçi Kürtler de o kadar yorulmuş durumda.
Dikkat edin, son dönemde PKK’nın yaptığı bütün eylemler, belki en keskin kamuoyu tepkisini Kürt sivil toplumundan aldı.
PKK terörünün, hele hele sivil Kürtleri cezalandırmaya dönük terörünün Kürt kamuoyunda yarattığı yılgınlık, bu örgüt için en gerçek tehdit. Bundan sonra yol PKK için yokuş aşağı olabilir.
Bana kalırsa bu siyasi gerçekliği iyi ve doğru okumak, PKK’nın sıkışmışlığını iyi değerlendirmek ve buradan bir kalıcı barış projesini ortaya çıkarmak mümkün.
Yurt içinde ve dışında Kürt sorununun en azından şiddet boyutunu sona erdirmek için ortam daha önce belki hiç bu kadar müsait olmamıştı.
Barış söylemi en büyük yankısını geçmişte PKK’ya çok da uzak durmayan milliyetçi Kürt kamuoyundan aldı, almaya devam ediyor.
Bu aşamada, yani örgütün de eylemsizlik sözü verdiği bir ortamda, açılım konusunu gerçek öneriler içeren bir biçimde tartışmaya açmak ve ilerleme sağlamaya çalışmak çok önemli ve anlamlı olacaktır.
Bazı konuları korkusuzca tartışmalı ve bir netice de almaya çalışmalıyız.

Anadilde eğitim tabu olmamalı

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan konunun her gündeme gelişinde ‘hayır’ dedi ama şu meşhur anadilde eğitim konusu bir tabu olmamalı.
Eğitim dili elbette Türkçedir ve öyle de kalmalı ama isteyen Kürt öğrencilere (ve hatta anadili başka bir dil olan herkese) bazı dersler Kürtçe verilebilmeli; hatta belki böyle öğrenciler için ‘Kürt dili ve edebiyatı’ gibi, ‘Kürtlerin tarihi’ gibi sırf onların seçebileceği dersler de düşünülmeli.
Zaten, Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir ‘açılım’ı bugün yapmaya karar verse bile bu seçmeli dilli ders uygulamasının hayata geçmesi herhalde en az beş yıl alacaktır. Öyle ya, ders kitapları yazmak, o dersleri bu dilde verecek öğretmenler yetiştirmek, seçmeli derslerin yapılacağı okulları belirleyip buralara tayinler yapmak vs. gerekecek.
Türkiye bu tabusundan kurtulmalı, kurtulabilmeli.

Hırsızın rüyası

AJANS haberlerini tararken gözüme çarptı, Bursa’da ortaya çıkarılan bir hırsızlık olayı içinde bir sürü hayat dersi barındırıyor.
Hırsızlar, gece vakti bir tekstil fabrikasının ofislerine girerler. Amaçları oradaki bilgisayarları çalıp gitmektir. Ama karıştırdıkları bir çekmecede bir kasa anahtarı bulurlar. Sonra arayınca kasa da ortaya çıkar, anahtarla açarlar ve kasada tam 4 milyon dolar bulurlar.
Bu paranın hepsini de taşıyamazlar, o yüzden 1.5 milyon dolarlık bölümünü yakınlarda bir ağacın altına gömerler, kalanını alıp giderler. Ama giderken 10 bin doları düşürürler. Polis bu 10 bin doları bulur önce, sonra ayak izlerinden gömülü paraya da ulaşır. Ve orada beklemeye başlar. Gece vakti hırsızlar kalan parayı almak için dönerler ve yakayı eleverirler.
Güzel film olur doğrusu.

hurriyet



Bu yazı 380 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 15 Temmuz 2012 ‘Tanrı Parçacığı’ bize neler vaat ediyor?
    • 10 Mart 2012 Tartışmayı içerikten biçime kaydırmak
    • 25 Haziran 2011 PKK dağdan nasıl iner
    • 26 Şubat 2011 1968 neden 68’de olduysa, şimdi de isyanlar ondan oluyor
    • 26 Aralık 2010 Seçim soruları: AK Parti kaç alacak, ya CHP?
    • 2 Kasım 2010 PKK’nın içine girdiği açmazı görmek
    • 31 Ekim 2010 ‘Kırmızı Kitap’efsanesinin sırları
    • 27 Temmuz 2010 Askeri vesayetin hukuki altyapısı
    • 24 Temmuz 2010 Enerji stratejimiz var mı?
    • 21 Temmuz 2010 Sahiden 12 Eylül'ü mü oylayacağız?
    • 14 Temmuz 2010 İran çelişkileri ve iç politika yansımaları
    • 7 Temmuz 2010 Liderler neden görüşecek, neyi görüşecek?
    • 5 Temmuz 2010 Dindar solcular
    • 3 Temmuz 2010 Kılıçdaroğlu, bu kafayla hiçbir şeyi çözemez!
    • 26 Haziran 2010 Hep aynı denklemin içine sıkışmak
    • 24 Haziran 2010 Eşit yurttaşlığa dayalı demokratik cumhuriyet
    • 13 Haziran 2010 Karpuz gibi ortasından ikiye bölünmüş ülke...
    • 6 Haziran 2010 Mahkûmun açmazı: Hayattaki karşılığı
    • 24 Mayıs 2010 Maalesef bizde hattı muhalefet yoktur, sathı muhalefet vardır
    • 4 Mayıs 2010 Eski defterleri açmak...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    6,782 µs