En Sıcak Konular

Fikret Bila


Fikret Bila
0 0 0000

Kılıçdaroğlu: Hanımefendiye saygım var ama Köşk’te olmayacağım



CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Cumhuriyet’in 87. yıldönümü nedeniyle Köşk’te vereceği tek ve eşli resepsiyona katılıp katılmayacağı merak ediliyordu.
Kılıçdaroğlu’na dün Köşk’e çıkıp çıkmayacağını sordum. Yanıtı şu oldu:

‘Köşk’te olmayacağım’
“Ben Köşk’teki resepsiyonda olmayacağım. Bir boykot amacım yok. Halkla beraber olacağım. Hanımefendiye saygım var. Ama Köşk’e çıkmayacağım, bazı milletvekili arkadaşlarım çıkacaklar. Şöyle yanlış bir algı yaratılıyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün eşi türbanlı olduğu için Köşk’e çıkmadığımız izlenimi yaratılıyor. Oysa ilgisi yok. Gerçek öyle değil. Ne önceki Genel Başkanımız Sayın Baykal’ın ne de benim öyle bir tutumum var. Ben İstanbul’da bir belediyemizin düzenlediği alternatif kutlamaya katılacağım. Partimizin adı Cumhuriyet Halk Partisi, ben de halkımla birlikte Cumhuriyet’i kutlayacağım. Türban nedeniyle Köşk’e çıkmıyorlar gibi gerçeği yansıtmayan ucuz tartışmalara da girmek istemiyorum.”

‘Başbakan samimi değil’
CHP lideri Kılıçdaroğlu, üniversitelerde türban sorununun çözülmesine ilişkin sorumu yanıtlarken de şöyle konuştu:
“Bizim düşüncelerimizde bir değişiklik yok. Biz olayı ve düşüncemizi çok açık bir şekilde ortaya koyduk. Türbanın üniversitelerde yükseköğrenim hakkına engel olmaması gerektiğini bu işin çözülmesi gerektiğini belirttik ve katkı vermeye hazır olduğumuzu da söyledik. Ancak dedik ki; türban üniversite dışındaki eğitim kurumlarına ve kamu görevlilerine yaygınlaştırılmamalı.
Bu konuda bütün siyasi partilerin ve genel başkanların görüşü belli. Görüşünü açıklamayan bir kişi var o da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Bir türlü ortaya çıkıp biz türbanı üniversite dışındaki eğitim kurumlarına ve kamu görevlilerine yaygınlaştırmayacağız, demiyor, diyemiyor. Oraya gelince susuyorlar. Neden? Birinci soru budur. İkinci soru ise İstanbul’da merdiven altındaki atölyelerde türbanlı genç kızlar çalışıyor. Başbakan çıkıp bu genç kızlara, sizin sosyal güvenlik hakkınız var, sendika hakkınız var, kıdem tazminatı hakkınız var demiyor, diyemiyor. Çünkü Başbakan, türban konusunu sadece istismar alanı olarak görüyor. Bu konuda samimi değil. Çünkü demokrasiyi istemiyor.”

Erdoğan’a çağrı
Kılıçdaroğlu, üniversitedeki sorunlarla ilgili soruma karşılık verirken de Başbakan Erdoğan’a bir çağrı yapmak istediğini belirtti ve şöyle konuştu:
“Sayın Başbakan’a sesleniyorum; daha iyi duysun diye. 21. yüzyılda üniversitelerde yurt sorununu çözmeyen Başbakan ve siyasetçiler büyük sorumluluk altındadır. Yurt sorununun çözülmemesi gençlerin karanlık odaklara terk edilmesi anlamındadır. Bu sorunu çözmeyen siyasetçiler ülkelerine değil, karanlık odaklara hizmet etmektedirler. Sayın Başbakan’ın bu sözlerimi çok iyi dinlemesini ve anlamasını istiyorum.”

‘Aç çocuk kalmamalı’
CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet’in 87. yılında gördüğü Türkiye manzarasını da şöyle özetledi:
“Cumhuriyetimizin 87. yılında derinleşmiş sorunlarını çözmüş, çağdaş uygarlık düzeyini yakalamış; küçük ayrıntılarda boğulmamış, kadının türbanıyla, kayıt dışı ekonomiyle uğraşmayan, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye görmek isterdim. Ancak maalesef böyle bir Türkiye göremiyoruz.
Türkiye’de zenginlik yoksullara uğramadı. Geniş kitleler, hak ettikleri payı alamadılar. Mutsuz milyonlar oluştu. Sadece bir avuç mutlu azınlık var. Türkiye, üreten bir ülke olamadı. Başkalarının zenginliği için tüketen bir ülkeyiz. Bizi üretmeye değil, tüketmeye koşullandırdılar. Oysa büyük Atatürk’ün dediği gibi, Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesi olmak demektir. Geniş kitleleri yoksul kılmak ve onlardan oy almak gibi ucuz politikalar izlendi. Kul mantığı yerleştirildi. 21. yüzyılda sosyal demokrat iktidarda bunu ters düz edeceğiz.”

milliyet



Bu yazı 611 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ankara’nın müzakere planı nedir?
    • 26 Eylül 2012 Özkök: Bektaşi fıkrasına döndü
    • 19 Eylül 2012 PKK, BDP’yi boşa çıkardı
    • 9 Eylül 2012 PKK’nın yerleştirmeye çalıştığı dil
    • 7 Eylül 2012 Bomba sayımı vardı
    • 5 Eylül 2012 PKK’nın ‘ele geçirme’ ısrarı
    • 29 Ağustos 2012 Çiçek’in mutabakat çağrısının muhatabı
    • 28 Ağustos 2012 Çiçek’ten ulusal mutabakat çağrısı
    • 26 Ağustos 2012 Kuzey Irak-Kuzey Suriye çelişkisi
    • 25 Ağustos 2012 ''Çözüm'' denilince ne anlaşılıyor?
    • 23 Ağustos 2012 Sadece cenazede değil
    • 19 Ağustos 2012 PKK’nın ''kontrol bende'' mesajı
    • 15 Ağustos 2012 PKK ile ilgili yanılgılar
    • 8 Ağustos 2012 Şemdinli’de neler oluyor?
    • 6 Ağustos 2012 PKK saldırılarının şifreleri
    • 5 Ağustos 2012 Büyük tasfiye
    • 29 Temmuz 2012 Kuzey Irak’ta ağzı sütten yanan Türkiye
    • 27 Temmuz 2012 Ankara’nın Barzani tercihi
    • 26 Temmuz 2012 PKK ve Kürt sorunu boyut değiştiriyor
    • 22 Temmuz 2012 Esad’ın tutunması artık çok zor

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,875 µs