En Sıcak Konular

Rüşdü Paşa



Rüşdü Paşa
0 0 0000

Arabesk Türklerin çocukluk hastalığıdır



1.Birşeyle ilgilenmek yalnızca o şeyle ilgili olmakla mümkün olmuyor. O şey bir başka şeylerin arasında, etkisi altında olduğundan birden çok şeyle ilgilenmek, birşeyle ilgilenmek için şart oluyor.


2.Bir kuşak birkaç kişilik bir saz heyeti ile geçti. Onların imkân, tercih ve anlayışları bir moda yarattı. Çelik bir moda. Çelik moda faşizm kelimesi ile tanımlanır. Politika, edebiyat, sanat, müzik, oligopolistik yapıda çalıştı. Az sayıda satıcı ve çok sayıda alıcı. Alıcı, çok seçenek sahibi değil. Satıcı, yapı gereği, yaratıcılığı terk etti. Üretmedi. Alıcı, sıkıntıdan aldı.


3.Teorik olarak, hayat farklı olmak durumudur. Ötekinden başka ve kendine uygun. Politika, edebiyat, sanat, müzik, sinema, adalet, bilim, felsefe, farklılıklarla ve farklılar tarafından oluşturulur. Tekel, oligopol tarzı yapılar, farklılıkların oluşmasını engelliyor. Normal olarak engeller. Aynı olanların yaşadıklarını kanıtlamak imkânsızdır.


4.Oligopol ve tekel, hareketliliği engeller. Alana giriş ve alandan çıkış görünen, görünmeyen, meşru olan, meşru olmayan araçlarla engellenmiştir. Bir türlü başka şarkıcı, başka politikacı, başka yazar bulunamaz. Herşey olduğu kadardır!


5.Küçük halkalarla birbirine bağlı. Her alanda halkalar aynı. Halkaların eklemlenme biçimi, herbirinin şekli ve doğası. Her alanda çalışan makina prensip olarak aynı bilgi ile çalışıyor.


6.Arabesk, hareketliliğin yalnızca bir göç vakası olduğu bir toplumsal tarih yüklemesidir.


7.Dûnyasal tarzın olmadığı bir alanda bir iki olayla irtibat hayattan kopmak için işleyen gerekçe olabiliyor.


8.Arabesk olan bir müzik değil. Bir müzik yalnızca bir müzik değil.


9.Mesele hatırladıktan sonra unutmaktır.



Bu yazı 783 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 4 Temmuz 2012 korku zamanın kaybedilmesidir
    • 4 Nisan 2012 Nietzche bir gelecek tarihçisidir
    • 7 Mart 2012 Mesele Bir Şapka Meselesidir
    • 6 Şubat 2012 Yerliler 1986 Nereye
    • 26 Ocak 2012 Bakış açın yoksa, sen yoksun
    • 9 Ocak 2012 kıyamam sana
    • 22 Kasım 2011 İtalyan Düşü
    • 16 Kasım 2011 evine dön
    • 3 Kasım 2011 İktisatçı
    • 1 Kasım 2011 Arzu
    • 27 Ekim 2011 Ayakta kalmak
    • 11 Ekim 2011 Yöntem
    • 29 Eylül 2011 yalan
    • 16 Temmuz 2011 Kendin olmak bir saldırıdır
    • 22 Haziran 2011 kaçış
    • 26 Mayıs 2011 obama’ya açık mektub
    • 23 Mayıs 2011 kafka’nın dûnyasındayım (*)
    • 18 Mayıs 2011 geçmiş sonradan gelir
    • 14 Mayıs 2011 hakikatin rengi yeşildir
    • 11 Mayıs 2011 halk günü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    3,899 µs