En Sıcak Konular

Fehmi Koru


Fehmi Koru
0 0 0000

CHP siyasetten kopuyor



'Boykot' sözcüğünü ne kadar ucuzlattıklarını görmüyor mu CHP'liler? Hiç kuşkusuz siyasette sonuç alma yöntemlerinden biridir 'boykot'; bir şeyi 'boykot' ederek onun ömrünü kısaltır veya ortadan kalkmasını sağlarsınız. Yerinde ve zamanında başvurulan 'boykot' yönteminin çoğu kez sonuç almaya yaradığı, 'boykot' yapanların eylemlerinden kârlı çıktığı görülmüştür.

CHP'nin Çankaya Köşkü'nde verilmekte olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı davetini 'boykot' etmesi hiçbir yönden siyaseten doğru bir yöntem değil. Bir kere yeri ve zamanı uygun değil. Ayrıca herhangi bir siyasi sonuç doğurması da imkânsız. Boykotçuların bu eylemden siyaseten zararlı çıkacakları da muhakkak.

Galiba CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'ndan başka kimse 12 Eylül halkoylamasının Türkiye'yi farklı bir ülke haline getirdiğinin farkında değil. Halkoylaması öncesine ait siyasi söylemle muhalefetin bir yere varması artık zor; 'boykot' da 12 Eylül öncesine ait bir siyaset yöntemiydi ve işlevi sona erdi.

Çankaya Köşkü'nü ve Cumhurbaşkanı'nı 'boykot' etmek CHP'nin kendi varlık sebebini inkâr anlamına da geliyor; bunu da akıldan çıkarmamak gerek. Cumhuriyet'i kurmakla övünen bir parti, nasıl olur da Cumhuriyet'in en belirgin sembolü Cumhurbaşkanlığı makamını 'boykot' edebilir?

12 Eylül öncesinde bu eylemin yine de bir anlamı vardı; bugün ise tam ters bir algılamaya yol açacağı için CHP açısından çok tehlikeli bir yöntem bu. Sadece şu soru bile tehlikeyi algılamak için yeterli: Ya gündüz yapılan davete her yıl katılan askeri hiyerarşi, davet teke indirildiğinde "Cumhuriyet bizim de bayramımızdır" düşüncesiyle akşam davetine giderse, askerin gerisine düşen CHP'nin durumu ne olur?

Düşünmesi bile insana ürperti veriyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun davete karşı tavrını hemen belli etmeyip "29 Ekim'e daha çok var" cevabıyla yetinmesini askerin kararını bekleme niyetine bağlayanlar olduğunu biliyorum. Bu görüntü bile CHP'nin imajını zedeliyor. Kararını bir an önce açıklamalı CHP lideri.

Kavgalı görüntü veriyor dışarıya CHP; liderin liderliğinin henüz parti tarafından kabul edilmediği de bir başka izlenim. Kararsızlık bir yandan çatışma getirecek, bir yandan da bu algının zihinlere yerleşmesini sağlayacaktır.

Zamanlaması kötü ve yersiz de olsa bazen göze alınabilir 'boykot' yöntemi; tabii sonuç verecekse...

Öyle görülüyor ki, Abdullah Gül'ün -ya da eşi başörtülü olan birinin- cumhurbaşkanlığını engellemeye gücü yetmeyen CHP'nin, içine sindireceği türden birini cumhurbaşkanı seçtirmesi bundan böyle hayli uzak bir ihtimal. Cumhurbaşkanları artık halk tarafından seçilecek ve CHP'nin öyle bir seçimde halkın yarıdan fazlasının oyunu alacak birini Çankaya'ya çıkarmayı düşünebilmesi için de 'başörtüsü' ile barış yapması gerekiyor.

Halkın yüzde 80'e yakınının anlamsız bulduğu ve kaldırılmasını istediği bir yasağı zorla uygulatmak isteyen bir partinin başka türlü şansı yok.

İlânihaye sürdürülen bir 'boykot' kendisine karşı tavır sergilenen Cumhurbaşkanlığı makamını zedelemez, Cumhurbaşkanı'nı üzse de fazla etkilemez; ancak 'boykot' silâhını sürekli kullanan bir parti görüntüsüyle, CHP, geniş kitlelerle bağ kopukluğunu her Cumhuriyet Bayramı'nda sergilemeye devam edip gider...

Tabii halkın sabrı tükenip başka alternatiflere kaymazsa...

Muharrem İnce'nin veya Önder Sav'ın 'başörtüsü' konusunda kişisel sorunları bulunabilir, ancak onların esas sorunları galiba Kemal Kılıçdaroğlu'yla...

Yoksa CHP'yi siyasetten koparacak bir yolu bu denli neden zorlasınlar?

yenişafak



Bu yazı 258 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Eylül 2012 Ak Parti kongresinin düşündürdükleri...
    • 28 Eylül 2012 Yalan dünya, hem de ne yalan
    • 23 Eylül 2012 Tartışma sağlık alametidir
    • 20 Eylül 2012 Darbeler, CHP ve Deniz Baykal...
    • 18 Eylül 2012 CHP’nin özrünün anlamı
    • 16 Eylül 2012 Hayasızca saldırının düşündürdükleri
    • 11 Eylül 2012 O da bir gün bitecek...
    • 9 Eylül 2012 Ne olur, ne olamaz...
    • 6 Eylül 2012 Suriye politikasına yeniden bakmak
    • 29 Ağustos 2012 Türkiye Pakistan, Hatay da Peşaver değil...
    • 26 Ağustos 2012 Hayatları oyun
    • 19 Ağustos 2012 Orhan Pamuk tiksiniyormuş, ben acıyorum...
    • 14 Ağustos 2012 Milletvekili neden kaçırılır?
    • 12 Ağustos 2012 ‘Yeni gazetecilik’ denen şey
    • 9 Ağustos 2012 Tuzak varsa tedbir nerede?
    • 3 Ağustos 2012 Komutan tanıklık yaptı
    • 31 Temmuz 2012 Abdullah Gül ‘yeniden’ ha, gerçekten mi?
    • 24 Temmuz 2012 Kılıçdaroğlu siyaseti kirli (mi) görüyor
    • 18 Temmuz 2012 CHP’nin Ak Parti açmazı
    • 17 Temmuz 2012 CHP makas değiştirirken...

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    8,025 µs