En Sıcak Konular

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta



Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta
0 0 0000

Bitkisel ilaçlar öldürebilir!



Tüm dünyada bitkisel ilaçlara karşı büyük ilgi var. Giderek daha çok insan hastalıklarının çaresini modern tıpta değil alternatif tıpta arıyor. İlaç yerine bitkisel ürünlerden medet umuyor.
Durum ülkemizde de farklı değil. Önüne gelen alternatif tıp uzmanıyım diye fink attığı gibi, reyting peşindeki medya sayesinde de hem kendilerinin hem abuk-subuk ürünlerinin serbestçe reklâmlarını yapıyorlar.

Neyse ki Sağlık Bakanlığı bu yanlışa ‘dur’ dedi. Bundan böyle Bitkisel tıbbi ürünler sadece eczanelerde satılması’ ve ‘Geleneksel tıbba Sağlık Bakanlığının ruhsat verecek’!

Journal of the American College of Cardiology isimli dergide yayınlanan bir araştırma bu kararın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Bu araştırmaya göre, tüm dünyada zararsız oldukları sanılan birçok bitkisel ilacın ölüme kadar gidebilen riskleri var.

Kalp ve damar hastalıkları tedavisinde kullanılan ilaçlarla beraber alındıklarında çok ciddi komplikasyonlara yol açtıkları belirlenen 25 ürün içinde ginseng, ginkgo, sarımsak, karayılan otu, kantaron, akdiken, ekinezya gibi ülkemizde de çok iyi tanınan bitkiler yer alıyor.

Bu bitkisel ilaçların bazılarının kalp hızı ve kan basıncını artırıcı özellikleri var; bazıları ise kanı sulandıran ve kolesterolü düşüren ilaçların metabolizmalarını etkiliyorlar.

Mesela, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları tedavisinde kullanılan kantaron, kolesterol düşrücü ilaçların (statinler) ve ritim bozuklukları ve yüksek tansiyon tedavisinde yararlanılan beta-bloker ilaçların etkinliklerini azaltıyor. Bu durumda beklenen etkinin sağlanabilmesi için ilaç dozlarının artırılması gerekiyor.

Sarmısak hapları ve ginkgo ise kan sulandıran ilaçların (warfarin) etkinliklerini artırarak kanamalara yol açabiliyor. Bu durumda ise kan sulandırıcı ilaçların dozlarının azaltılması icap ediyor.
Geçen hafta yapılan Alman Sindirim ve Metabolizma Hastalıkları Derneğinin yıllık toplantısında da bitkisel ürünlerden bazılarının karaciğer nakline kadar giden karaciğer ifalasına yol açabildiklerinin belirlendiği bildirilerek bu tür ilaçlardan uzak durulması uyarısında bulunuldu.

Bitkisel ilaçlar hakkında her eve lâzım bilgiler

Bitkisel ilaçlar konusundaki uyarılarımı tekrarlamak istiyorum:
BİR: Fabrikaya girerek bir takım fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçen, katkı maddeleri eklenen, şurup, tablet, kapsül veya draje haline getirilip şişeye konan bir ‘bitkisel ilacın’ o çekindiğimiz ilaçlardan hiçbir farkı kalmıyor.

İKİ: Bitkisel ilaçların etkinlikleri bilimsel araştırmalara değil gözlemlere dayanıyor. Bunların neredeyse hiçbirinin bir hastalığı tedavi ettiğini gösteren kesin bilimsel deliller mevcut değil. Üzerinde senelerce çalışılan, yüzlerce araştırma yapılan ilaçların bile yaygın kullanımda ya beklendikleri kadar etkili olmadıkları ya da ciddi yan etkileri olduğu anlaşılıp piyasadan çekildikleri unutulmamalı.

ÜÇ: Farklı yerlerde yetişen bitkilerin kimyasal muhtevaları ve dolayısıyla da etkileri farklı olabilir. Bitkileri standardize etmek mümkün değildir.

DÖRT: Bitkisel ilaçların faydası olmasa da zararlı olmadıkları düşüncesi de tamamen yanlıştır. Her bitkide onlarca kimyasal madde vardır ve bunların yakın ve uzun vadede ne gibi olumsuzluklara yol açabilecekleri iyi bilinmemektedir.

BEŞ: Bitkisel ilaçların hastaların sürekli olarak kullandıkları ilaçlarla etkileşimleri de önemlidir. Bu yüzden esas ilaç etkisiz kalabileceği gibi, kanda birikerek toksik yani zehirleyici etki de gösterebilir.

Doktorlar da bilgisiz!
Hastalar bitkisel ilaçların zararlı olmadıklarını sanıyorlar ve bu tür ilaçları aldıklarını da çoğu zaman doktorlarından saklıyorlar. Aslında bu konuda doktorlarına bilgi verseler de durum çok fazla değişmiyor. Çünkü birçok doktorun bitkisel ürünlerin ilaçlarla etkileşimleri konusunda bilgileri yetersiz. Asıl önemlisi de bu tür etkileşimler konusunda başvurulabilecek güvenilir bir kaynak olmaması.

Gelelim neticeye
Şunlar aklınızda bulunsun:
BİR: Bitkisel ürünlerin ilaçlarla etkileşimleri hakkındaki bilgilerimiz çok yetersiz.
İKİ: Doktorunuz size bir ilaç yazdığında, bitkisel ilaç, vitamin, antioksidan kullandığınızı mutlaka bildirin ama onun da bu bakımdan sizden pek farklı olmadığını unutmayın.
ÜÇ: Sağlık Bakanlığının bitkisel ilaçların sadece eczanelerde satılması kararı çok doğru da, eczacılar bu konuda yeterli bilgiye sahip değiller ki!
DÖRT: En doğrusu şu: Bitkisel ürünlerden hepten uzak durun.

KAYNAKLAR
1.Ara Tachjian, Viqar Maria, and Arshad Jahangir: Use of Herbal Products and Potential Interactions in Patients With Cardiovascular Diseases. J Am Coll Cardiol 2010 55: 515-525. http://content.onlinejacc.org/cgi/content/abstract/55/6/515.
2.http://www.faz.net/s/Rub7F74ED2FDF2B439794CC2D664921E7FF/Doc~EBD620764AC484C5A8020C18726532074~ATpl~Ecommon~Scontent.html



Bu yazı 880 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 31 Ekim 2014 Günde 3 bardak süt kemik kırığı ve ölüm riskini artırıyor
    • 14 Mayıs 2013 Akademik sahtekârlık geleneğinin kime ne zararı var
    • 11 Aralık 2012 Yakında ruh hastası olmayan kalmayacak
    • 9 Ekim 2012 Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?
    • 3 Ekim 2012 Burun damlaları ile aldatılıyor muyuz?
    • 2 Ekim 2012 Kimi kime şikâyet edelim?
    • 1 Ekim 2012 Türkiye'de mamografi taramaları rezaleti
    • 16 Eylül 2012 Mamografi taramalarına karşıyım
    • 10 Eylül 2012 Modern tıbbın son numarası: Aşırı teşhis
    • 8 Eylül 2012 Mamografi kanser riskini arttırıyor
    • 7 Eylül 2012 Benzer ilaç nedir?
    • 28 Ağustos 2012 Meme taraması saç taramaya benzemez
    • 14 Ağustos 2012 Antibakteriyel ürünlerdeki büyük tehlike
    • 6 Ağustos 2012 Sağlıklı suda hiçbir mikrop olmamalıdır
    • 30 Temmuz 2012 Enerji içecekleri yasaklanmalıdır
    • 23 Temmuz 2012 Damacana mı musluk suyu mu?
    • 10 Temmuz 2012 İlaç tanıtımında bundan iyisi Şam'da kayısı
    • 23 Haziran 2012 Bir sağlık haberi skandalı
    • 13 Haziran 2012 Ot-Çöp tüccarlarından alacağımız dersler de var
    • 17 Nisan 2012 Sönmez gene döndü

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,686 µs