En Sıcak Konular

Taha Kıvanç


Taha Kıvanç
0 0 0000

'Beyazlatılmış' Türkler



Yıllar önceydi. Bir büyük medya grubunun yönetici ve yazarlarını yabancı konuklarla buluşturan bir kahvaltıya davetliydim. Herkes bir şeyler söyledikten sonra gözler bana çevrildiğinde, biraz önce anlatılanların bazısına itiraz eden görüşler serdettim. Bir ara kendimden geçip "Bakıyorum da 'Onlarla benim aramda ne gibi bir fark var?' diye merak ediyorsunuz; onlar Beyaz Türk" deyivermişim...

Arada, kahvaltıya evsahipliği yapan hanımın kulağıma eğilip, "Ne demek o? İzmirli ve Rumeli kökenli değil misiniz? Üstelik kendinizi bir başka dilde de ifade ediyorsunuz. Siz de bizdensiniz..." dediğini iyi hatırlıyorum.

Kendisine, "Estağfurullah" diye mukabele etmiştim.

Son zamanlarda çıkan 'beyaz Türk' odaklı yazıları büyük bir keyifle okuyorum. İzmir'in Kahramanlar mahallesinde yetişmiş, matbaa işçisi bir babanın oğlu olan yazar, 'beyaz Türk' cüppesini üzerine çekmekle yetinmemiş, başka kimlerin 'beyaz' olduğuna da yazılarıyla karar veriyor.

Bakın bakalım onun yaptığı tanıma göre 'beyaz Türk' kimmiş:

"Beyaz Türk, çağdaş insandır. Yüzü Batı'ya, vicdanı 'hukuka' çevrilidir. Gönlündeki ilk üç madde, mevcut Anayasa'nın girişindeki maddelerdir. / Beyaz Türk, Cumhuriyet ilkeleri ile büyümüştür. Atatürk'ü fanatikçe seveni de vardır, ona her dönem çağdaş anlamlar yükleyerek seveni de. Ortak özelliği ise, Atatürk'ün kişiliğine dokunulmasından hazzetmemesidir. / Beyaz Türk'ün çocuğu 'biat' değil, 'itiraz' kültürü ile büyür. Aile kültürü, aile bağı, 'Babaya sorgusuz sualsiz itaat' manasına asla gelmez."

Devam ediyor: "Beyaz Türk'ün 'inançla' sorunu yoktur. Ama 'dini fanatizm' onun mahallesinde makbul değildir. O nedenle, dini fanatizmi görünce, lâikliği de fanatik biçimde yorumlamaya başlar. / Beyaz Türk'ün beş vakit namaz kılanı, hacca gideni de vardır, kılmayanı, gitmeyeni de. Çoğu cuma namazını kaçırmaz, ramazanı hiç unutmaz. / Beyaz Türk namaz kılsa da, çoğu çocuğuna 'İlle de namaz kıl', kızına 'Başını ört' demez. / Beyaz Türk, 'türbana' da bu gözlükle bakar. Başörtüsü ile sorunu yoktur, ama türbanla vardır. / Zaman Beyaz Türk'ü de dönüştürür. Artık türbana daha hoşgörülüdür. Ama onu, 'İslam'ın şartı' değil, 'kişisel özgürlük' açısından görmek ister."

Çoktan rahmeli olmuş babası Şükrü Bey sağ olsaydı, "Afferin oğlum, beni ne güzel tarif etmişsin" derdi.

Her fırsatta 'sosyolog' olduğunu belirten yazar, herhalde kendisiyle başlayan bir sosyolojik kategori tanımı yapmıyordur. Aksi halde ondan 'beyazlaştırılmış Türk' diye söz etmemiz gerekirdi.

Kimseyi küçümsemiyorum. Ancak 'beyaz Türk' kavramına kendilerini fena halde kaptıranların neredeyse hepsinin, o kavramı gerçekten hak eden çok az sayıdaki 'mavi kanlılar' tarafından evlerde ve kulüplerde mizah konusu yapıldığına adım gibi eminim.

Neredeyse hepsi Michael Jackson ne kadar beyaz idiyse o kadar beyaz çünkü. Siyahi Jackson'un beyazlara özenip derisinin rengini açtıracak bir tedavi gördüğü söylenirdi, cildindeki bozulmanın ciddi bir hastalık sonucu olduğunu ölümünden sonra öğrenebildik.

Ülkemizin bazı ünlü 'beyaz Türk'leri bu sonradan olma durumlarını özentiye mi, yoksa vahim bir hastalığa mı borçlular, bunu herhalde zamanla öğreneceğiz.

Eskiler böyle durumlarda "Civciv yumurtadan çıkmış, kabuğunu beğenmemiş" derlerdi. Civciv bu, beğense de beğenmese de içine doğduğu şartları kabullenmek zorunda; kendilerini 'beyaz Türk' sanan tipler için böyle bir durum da söz konusu olamıyor. Başkalarından ayrılmak için başka üstünlük noktaları bulmak zorundalar. Bazısı 'şarap uzmanı' kesiliyor, bazısı farklılığıyla dikkat çekmek için resmiyet kokan davetlere bile kırmızı pantolon veya sapsarı tişörtlerle gidiyor, bir bölümü 'arya' meraklısı olduğunu ilân ediyor...

Bunların hepsini birden yapan da var.

Hem hepsini birden yapıyor, hem de kimin 'beyaz Türk' olduğuna dair sınırlarını kendisinin belirlediği tanımlar uydurup kabuğunu beğenmeyen başkalarına da taklitle kendisi gibi olma imkânını bahşediyor.

Tek bir kişiden bahseder gibiyim, ama etrafınıza baktığınızda ne kadar kalabalık olduklarını sizler de göreceksiniz. Bunlardan iyi bildiğim biri, yıllar sonra ailesinin siyah başörtülü kadın üyelerinin fotoğrafını sütununda yayımlasa bile, doğduğu büyüdüğü kente gittiğinde annesinin evinde kalmak yerine beş yıldızlı oteli tercih ederdi.

Yumurtadan çıkan civcivin kabuğunu beğenmemesi gibi, 'beyaz Türk' olma raconunun öyle gerektirdiği düşüncesiyle herhalde...

Son zamanlarda 'beyaz Türk' konusuna fena taktım. Birkaç 'Kulis' daha çıkarsa hiç şaşırmayın.

yenişafak



Bu yazı 552 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 17 Eylül 2012 Hem okudum, hem de yazdım
    • 4 Eylül 2012 CIA başkanı neden geldi?
    • 16 Temmuz 2012 Vicdanım buna da elvermiyor
    • 2 Temmuz 2012 Suriye nasıl bir ülke, Suriyeliler nasıl insanlar...
    • 21 Mayıs 2012 Bir geziden ilk notlar
    • 15 Mayıs 2012 ‘Yeni CHP’ nihayet sözcüsünü buldu
    • 16 Nisan 2012 Hangi patron, hangi yönetici, hangi yazar içeri alınır?
    • 23 Mart 2012 Ben demedim, o dedi
    • 13 Mart 2012 Köşemi bugün Cumhurbaşkanı Gül’e bırakıyorum
    • 9 Mart 2012 TR325 kodadlı becerikli uzman...
    • 20 Şubat 2012 ‘Operasyon’ diye ben buna derim
    • 30 Ocak 2012 Davos’ta Türkiye dersi
    • 27 Aralık 2011 Bu yılın Cumhurbaşkanlığı büyük ödülü...
    • 12 Aralık 2011 Ak Parti üzerine hesaplar
    • 9 Aralık 2011 Gül vetoya ne zaman karar verdi?
    • 14 Kasım 2011 Kriz çıkaranlar gidiyor, ama yerlerine gelenler de yabancımız değil
    • 24 Ekim 2011 Kaddafi’nin son demleri...
    • 3 Ekim 2011 Dr. Sallaso’nun kunduzunun izinde
    • 29 Ağustos 2011 Ben meraklı bir insanım, özür dilerim
    • 26 Ağustos 2011 Bütün kepazeliklerin anasını açıklıyorum

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    4,711 µs