En Sıcak Konular

Hüsnü Mahalli


Hüsnü Mahalli
0 0 0000

Zor süreç



Başbakan Erdoğan'ın 2005 Diyarbakır konuşmasından bu yana 5 yıl geçti. Bu süre içinde hükümet, Kürt sorununun çözümüne yönelik önemli adımlar attı ama PKK ve onun gayri resmi siyasal kanadı olan DTP ve sonrasında BDP, bu adımları yeterli bulmadı ve bildik istem ve koşullarında ısrar etti. Hükümet ise hem kendi inanç ve politikası hem de muhalefetin sert tepkisi karşısında bu istek ve koşulları kabul etmedi, edemedi.

Beş yılda yaşanan tüm askersel, güvenlik ve siyasal gelişme ve medya üzerinden yaşanan anlamlı anlamsız tartışmalardan sonra hep birlikte şu an var olan duruma gelindi.

Şimdi ise hükümet ve devlet bu sorununun çözümü için kendince farklı bir yöntem deniyor. İçeride Öcalan ve BDP ile farklı düzeylerde görüşen hükümet ve devlet, dışarıda Erbil ve Washington'a ''gelin bize bu konuda yardımcı olun'' diyor. İçişleri Bakanı Atalay ise Şam ve Tahran'a giderek PKK içindeki Suriye ve İran kökenli kişilerin durumları ile bu iki ülkenin bölgesel Kürt sorununa yönelik yaklaşımlarını görüşecek. Bu iki ülkenin Irak'taki Kürt Federe Bölgesi'nden sonra Türkiye gibi çok önemli ve komşu ülkede Kürtlerin 'zafer' kazanmasından pek mutlu olmayacağı ortadadır. Çünkü her iki ülke kendi sınırları içinde yaşayan Kürtlerle sorunları var ve henüz Irak ya da Türkiye'de olduğu gibi bu sorunları tartışmıyorlar. Daha açık bir ifadeyle Türkiye'nin kendi Kürtlerine tanıdığı ya da tanıyacağı haklar Suriye ve İran tarafından tedirginlikle izlenmektedir. Bağdat'taki bazı Arap çevreler ise Ankara'nın Erbil ile içli dışlı olmasından hoşlanmamaktadır. Buna karşın Kürt sorununun doğmasında ve son 150 yıllık tarihinde büyük rol oynayan batılı ülkeler ister Irak ister Türkiye'de olsun Kürtlerin ''hak kazanmalarına'' yakın ilgi göstermektedir. Bu nedenle de bugün başta ABD olmak üzere tüm Batılı ülkeler Irak'tan sonra Türkiyeli Kürtlerin 'zafer' kazanması için yoğun ve çok farklı düzey ve şekillerde çaba harcamaktadır.

Durum böyle olunca Türkiye'nin kendi Kürt sorununu çözmesi zorlaşmaktadır.

Yani hükümet PKK ve BDP'nin tüm koşullarını kabul etse bile Batılı ülkeler daha fazlası için Kürtleri kışkırtmaktan geri kalmayacaklardır. BDP ve PKK'nın bu tür kışkırtmalara nasıl tepki vereceğinin yanıtını ise o zamanki koşullar belirleyecektir. Irak'taki durumu yakından inceleyenler, bunun ne anlama geldiğini göreceklerdir.

Nitekim tüm haklarını elde etmelerine rağmen Iraklı Kürtler başta ABD olmak üzere Batılı devletlerden aldıkları destekten dolayı hep daha fazlasını istemektedir. Bugün Irak'ta hükümet 6 aydır kurulamıyorsa Araplara göre bunun bir nedeni de Kürtlerin sonu gelmeyen istekleridir. Bu isteklerin başında da Kerkük'ün Kürdistan'a katılmasının sağlanması gelmektedir. Bu konu ise Türkiye'yi yakından ilgilendirmektedir. Durum böyle olunca Bağdat ile ilişkilerinde Kerkük sorununu çözemeyen Kürtler, büyük olasılıkla PKK konusunda Türkiye ile eylemsel işbirliğine yönelik ciddi hiçbir adım atmayacaklarıdır. Yani Kuzey Irak'taki PKK'lıların sorunu kısa vadede çözülür gibi gözükmemektedir. Kuzey Irak'taki PKK'lıların sorununu çözemeyen bir Ankara, kendi sınırları içinde Kürt sorununu çözmesi pek kolay olmayacaktır. Kuzey Irak'taki PKK'lıların silah bırakması ve Türkiye'ye dönmesi ise Öcalan'ın kararına bağlıdır. Yani Öcalan kendisini İmralı'nın dışına taşıyabilecek en önemli pazarlık kartından kolay vazgeçmeyecektir.

Durum böyle olunca hep birlikte başlangıç noktasına dönüyoruz.
İşte bu nedenle hükümetin işe çok zor.

Çünkü bugünün koşullarında Öcalan'ı İmralı'dan çıkarmak pek kolay olmayacaktır. Bunun farkında olan Öcalan, belki de bu nedenle yumuşamanın bir an önce gerçekleşmesini istemektedir. Ona göre sorunu çözmüş bir hükümetin kendisiyle ilgili karar vermesi daha
kolay olacaktır. Yani Öcalan ''2-3 yıl sonra da çıkabilirim ama bunun garantisini isterim'' türünden yaklaşım içindedir.

Bu yaklaşım iyi kavrandığı ölçüde yeni girişimlerin bir anlamı olacak ve sorunun çözümüne katkı sağlayacaktır. Yoksa 2005 Erdoğan konuşmasından bu yana nasıl ki yaşanan tüm süreçler bir sonuç getirmediyse bundan sonraki iç ve dış açılımlar da sonuçsuz kalacaktır.
Tabi bir mucize ile Öcalan, ''Ben sonsuza kadar İmralı'da kalmaya razıyım yeter ki siz Kürtlerin TÜM haklarını verin'' demezse.

Ama daha da önemlisi bölgesel ve uluslararası devlet ve güçler de ''Türkiye'yi ve bölgeyi rahat bırakalım'' demeli.



Bu yazı 131 defa okundu.






Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.





    Diğer köşe yazıları

     Tüm Yazılar 
    • 30 Haziran 2012 Sona doğru...
    • 18 Haziran 2011 Zeka sorunu
    • 12 Mart 2011 Osmanlı Kaddafi
    • 20 Kasım 2010 Hukuk-guguk
    • 16 Kasım 2010 Bugün bayram
    • 6 Kasım 2010 Umutlar boşuna
    • 2 Ekim 2010 Zor süreç
    • 20 Mart 2010 Uğursuz Tepe
    • 26 Temmuz 2009 Kürt seçimleri, Irak ve Türkiye
    • 3 Nisan 2007 Propaganda! 
    • 20 Şubat 2007 Nükleer İran
    • 9 Ocak 2007 Irak, petrol, Somali ve... 
    • 26 Aralık 2006 Şantaj! 
    • 12 Aralık 2006 Sorumlu İsrail!
    • 5 Eylül 2006 1701 ve 1706
    • 1 Eylül 2006 Yine tezkere!
    • 7 Temmuz 2006 Türkiye ve Ortadoğu’dan!
    • 4 Temmuz 2006 Erdoğan ve ‘OGK’
    • 30 Haziran 2006 Hamas hükümeti!
    • 30 Mayıs 2006 Nefes borusu!

    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11,421 µs